<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BOSANMA.ORG &#187; Mal Rejimi</title>
	<atom:link href="http://bosanma.org/category/mal-rejimi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://bosanma.org</link>
	<description>BOŞANMAK SON DEĞİL!!! YENİ BİR BAŞLAGIÇA İLK ADIM…</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Feb 2010 09:07:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Evlilik Giderleri</title>
		<link>http://bosanma.org/evlilik-giderleri</link>
		<comments>http://bosanma.org/evlilik-giderleri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Apr 2008 07:42:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mal Rejimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/evlilik-giderleri-94.html</guid>
		<description><![CDATA[EV GİDERLERİ&#8230; Erkek YENİ MEDENİ KANUNLA evin reisi değildir. Evle ilgili sorumluluklar da artık paylaşılmaktadır. Taraflar ailenin geçindirilmesinde eve bakmak eşit yükümlülüğü altındadırlar. Eşler evin giderlerine artık müteselsilen katılmak zorundadırlar. Karı koca imkanları doğrultusunda evlilik giderlerine katıldığından, kadın ve erkek, yiyecek giderleri, çocukların eğitimi kıyafet gibi sürekli gerçekleştirilen olağan masraflardan eşit derecede sorumludur. Dolayısıyla eşlerden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>EV GİDERLERİ&#8230;</p>
<p>Erkek YENİ MEDENİ KANUNLA  evin reisi değildir. Evle ilgili sorumluluklar da artık paylaşılmaktadır. Taraflar ailenin geçindirilmesinde eve bakmak eşit yükümlülüğü altındadırlar. Eşler evin giderlerine artık müteselsilen katılmak zorundadırlar. Karı koca imkanları doğrultusunda evlilik giderlerine katıldığından, kadın ve erkek, yiyecek giderleri, çocukların eğitimi kıyafet gibi sürekli gerçekleştirilen olağan masraflardan eşit derecede sorumludur. Dolayısıyla eşlerden birisi alışverişi yapsa dahi, alacağını diğerinden icra kanalı ile tahsil etmesi mümkündür.</p>
<p>Eşlerden birisi sadece kendi ihtiyacı, kendi şahsi zevki için bir şey satın aldığında, sadece kendisi sorumlu olacaktır. Ev, araba, kredi almak gibi her zaman yapılmayan olağandışı masrafları ise eşler beraber yapmak zorundadırlar. Aksi durumda diğeri sorumlu tutulmaktadır. Bu nedenle eşler tek başına evlilik ile ilgili olağanüstü masraf yapmaktadır. Ancak diğer tarafın açıkça bilgilendirildiği ve olayların akışından diğerinin rızasının olduğu varsayılan durumlarda zımni rızanın olduğu kabul edilmektedir. Eşlerden birinin eve bakıp beğenmesi, akabinde diğerinin evi tutması örneğinde, sadece sözleşmeyi yapan değil, her iki eşte sorumludır. Dolayısıyla hukuki ihtilaf her ikisine de yöneltilebilir. Fakat birliğin yararı bakımından gecikmesinde zarar olan bulunan durumlarda, zımni rızanın varlığı halinde, yada eşlerden birinin hakim kararı ile bilgilendirildiği hususlarda, eşlerden birisi tek başına olağanüstü bir masraf gerçekleştirebilir.</p>
<p>Eşlerden her biri aileyi temsil yetkisine sahiptir. Bu temsil yetkisi mahkeme kararı ile sınırlandırabilir ve koşulların değişmesi halinde iade edilebilir. Eşlerden birinin evlilik giderlerini ödememesi halinde hakim, bu eşin borçlularına örneğin kiracılarına borçlarını diğer eşe ödemelerini emredebilir. Eşlerden birisinin ekonomik varlığını tehlikeye atması halinde, talep halinde hakim malları üzerinde tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına ve tapu kütüğüne şerh verilmesine karar verebilir.</p>
<p>Medeni Kanunda mal rejimi değişse de, ölüm yada boşanma gerçekleşene kadar herkes kendi malını istediği gibi tasarruf edebilir. Aile konutu ise bunun istisnasını oluşturmaktadır. Aile konutu, ailenin içinde günlük yaşantısını sürdürdüğü konut olup, boşanma davası neticelenene kadar bu vasfı devam eder. İster kişisel mal, ister edinilmiş mal olsun, kime ait olursa olsun, gayrimenkulun maliki olan eş, diğerin rızası olmaksızın aile konutunu satamaz, ipotek koyduramaz, intifa hakkını devredemez. Diğer eş, rızası olmadan yapılan bu tarz işlemleri iptal ettirme hakkına sahiptir. 3. kişilerin iyi niyetinin korunmasını engellemek için isterse, tapuya şerh koydurabilir. Bu hüküm gayrimenkul maliki eşten alacaklı olanların eve kaydi haciz yapmasını önlemez. Zaten bilindiği üzere İcra İflas Yasası gereği kişilerin ikamet ettiği ev üzerine haciz konursa, kişi belli bir süre içinde İcra Tetkik Merciine müracaat ederek haczi kaldırma imkanına sahiptir. Yalnızca oturulan ev o kişinin sosyo-ekonomik durumuna göre daha değerli bir ev olduğunda satılabilir. Bu tarz bir ev satıldığında, kişinin kendi durumuna uygun bir ev alması için gerekli para borçluya teslim edilip kalan para alacaklıya teslim edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/evlilik-giderleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Edinilmiş mallara katılma rejimi</title>
		<link>http://bosanma.org/edinilmis-mallara-katilma-rejimi</link>
		<comments>http://bosanma.org/edinilmis-mallara-katilma-rejimi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 07:51:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mal Rejimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/edinilmis-mallara-katilma-rejimi-84.html</guid>
		<description><![CDATA[Edinilmiş mallara katılma rejimi denildiğinde; edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel malları anlaşılmalıdır. Yeni Medeni Kanun ile artık karı-koca arasında evlilik süresınce edinilen mallar, kimin adına kayıt edilirse edilsin, eşler arasında ortak mülkiyet kabul edilecektir. Boşanma esnasında mal paylaşımı bu esasa göre yapılacaktır.Edinilmiş mal denildiğinde, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Edinilmiş mallara katılma rejimi denildiğinde; edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel malları anlaşılmalıdır. Yeni Medeni Kanun ile artık karı-koca arasında evlilik süresınce edinilen mallar, kimin adına kayıt edilirse edilsin, eşler arasında ortak mülkiyet kabul edilecektir. Boşanma esnasında mal paylaşımı bu esasa göre yapılacaktır.Edinilmiş mal denildiğinde, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri anlaşılmalıdır.</p>
<p>Çalışmasının karşılığı olan kazançlar (sabit gelirliler için maaş, çiftçilier için mahsul, esnaf için bakiye kalan değer), sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler (emekli maaşı, karşılıklı ya da karşılıksız alınan ekonomik yardımlar), çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel mallarının gelirleri (kira gelirleri), karşılığı verilerek edinilmiş mallara örnek olabilir.</p>
<p>Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevi tazminat alacakları ise kişisel mallara örnek verilebilir.</p>
<p>Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler. Kişisel mal kimin ise onun tasarruf yetkisi vardır, ama bu malların geliri ortak gelir kabul edilir. Boşanma esnasında kişisel mallar paylaşıma kural olarak dahil edilmezler.</p>
<p>Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların ortak mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.</p>
<p>Aksine anlaşma olmadıkça, eşlerden biri diğerinin rızası olmadan edinilimiş maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.</p>
<p>Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.</p>
<p>Malların paylaşımında, her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Tasfiye sırasında, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir.</p>
<p>Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur.</p>
<p>Mutlaka bu hususlarda Avukatınızdan hukuki yadım alın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/edinilmis-mallara-katilma-rejimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Payların Hesaplanması</title>
		<link>http://bosanma.org/paylarinin-hesaplanmasi</link>
		<comments>http://bosanma.org/paylarinin-hesaplanmasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 07:48:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mal Rejimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/paylarinin-hesaplanmasi-83.html</guid>
		<description><![CDATA[Eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları, mal rejiminin sona ermesi anındaki mevcudiyeti ve ekonomik değerlerine göre ayrılır.Eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödenmiş olan tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları, mal rejiminin sona ermesi anındaki mevcudiyeti ve ekonomik değerlerine göre ayrılır.Eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödenmiş olan tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılır.</p>
<p>Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:</p>
<p>1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,</p>
<p>2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.</p>
<p>KİŞİSEL MALLAR İLE EDİNİLMİŞ MALLAR ARASINDA DENKLEŞTİRME</p>
<p>Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.</p>
<p>Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç, edinilmiş mallara ilişkin sayılır. Mal rejiminin tasfiyesinde malların sürüm (piyasa) değerleri esas alınır.</p>
<p>Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılırlar. Edinilmiş mallara hesapta eklenecek olanların değeri, malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır.</p>
<p>Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.</p>
<p>Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.</p>
<p>Katılma alacağının ve değer artış payının derhal ödenmesi kendisi için ciddi güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerinin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.</p>
<p>Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.</p>
<p>AİLE KONUTU VE EV EŞYASI</p>
<p>Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır. Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/paylarinin-hesaplanmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yetkili Mahkeme</title>
		<link>http://bosanma.org/yetkili-mahkeme</link>
		<comments>http://bosanma.org/yetkili-mahkeme#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 16:03:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mal Rejimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[Boşanmada yetkili mahkeme daha önce tarafların son 6 ay beraber oturdukları yer ya da davacının ikametgahı mahkemesiydi. Medeni Kanun değişikliği ile şu an eşlerden birisinin, ikametgahı mahkemesi yada yine son 6 ay oturdukları yer mahkemesidir. Tapu kütüğüne Aile konutu şerhi konabilir. Bu surette konut kime ait olursa olsun diğer eşin rızası olmadan satıp rehnedemeyecektir ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boşanmada yetkili mahkeme daha önce tarafların son 6 ay beraber oturdukları yer ya da davacının ikametgahı mahkemesiydi. Medeni Kanun değişikliği ile şu an eşlerden birisinin, ikametgahı mahkemesi yada yine son 6 ay oturdukları yer mahkemesidir.</p>
<p>Tapu kütüğüne Aile konutu şerhi konabilir. Bu surette konut kime ait olursa olsun diğer eşin rızası olmadan satıp rehnedemeyecektir ve iyi niyetli üçüncü kişilere karşı dahi yapılan işlemin iptali mümkün olacaktır. Ayrıca boşanma ve feri sonuçları kesinleşmeden icraya konamaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/yetkili-mahkeme/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mal Rejiminin Sona Ermesi</title>
		<link>http://bosanma.org/mal-rejiminin-sona-ermesi</link>
		<comments>http://bosanma.org/mal-rejiminin-sona-ermesi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 16:02:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mal Rejimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=53</guid>
		<description><![CDATA[Mal rejimi eşlerden birisinin ölümü, boşanma yada başka bir mal rejiminin kabulü ile sona erer. Evliliğin boşanma ile sona ermesi, mahkeme kararı ile sona ermedir. Boşanma kararı verilip karar kesinleşirse, mal rejimi davanın açıldığı tarihte sona erer. Bu surette dava esnasında edinilen mallar boşanma davası ile istenemez. Dava reddedilirse, mal rejimi hiç sekteye uğramamışçasına devam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mal rejimi eşlerden birisinin ölümü, boşanma yada başka bir mal rejiminin kabulü ile sona erer.</p>
<p>Evliliğin boşanma ile sona ermesi, mahkeme kararı ile sona ermedir. Boşanma kararı verilip karar kesinleşirse, mal rejimi davanın açıldığı tarihte sona erer. Bu surette dava esnasında edinilen mallar boşanma davası ile istenemez. Dava reddedilirse, mal rejimi hiç sekteye uğramamışçasına devam eder.</p>
<p>Tasfiyenin başlaması halinde Katılma Alacağı Davasının görülmesi söz konusudur. Katılma alacağı davası boşanma ile istenebileceği gibi, boşanma kesinleştikten sonra bir sene içinde istenebilir. Yalnız tasfiye feri bir sonuç değildir, hakim boşanmaya karar vermeden malın tasfiyesine karar veremez. Önce boşanmaya hükmedilmelidir.</p>
<p>Tasfiye her eş için ayrı ayrı yapılır. Ölüm halinde tasfiye de, sadece ölen eşin değil, sağ kalan eşin de mallarının tespiti ile gerçekleşir.</p>
<p>Ölüm anından itibaren dava açılabilir. Eşlerden birinin ölümü halinde diğer eş dava açabileceği gibi, mirasçılardan birisi de bu davayı açabilecektir. Önce mallar tasfiye edilip ayrılacak, bakiye mirasçılar arasında bölünürken, eş mirasçı olarak yine bu kalan maldan da payını alacaktır. Bu surette iki tasfiye mevcuttur. İlk olarak kalan eş edinilmiş mallardan kendisine düşen payı alır, akabinde kendi miras payını alır.</p>
<p>Tasfiyeden sonra her eş diğerinde bulunan kendi menkul malını geri alır. Paylı mülkiyete konu olan mallarda diğer eş istemese dahi daha üstün yararı bulunan tarafa hakim malı verir. Diğerine değer olarak ödetir. Örneğin bir dişçilik muayenehanesi edinilmiş mallar ise, dişçi olarak eşe bu muayenehane verilir, diğeri maddi karşılığını alır.</p>
<p>Aile konutunda bir istisna mevcuttur. Sağ kalan eş aile konutunu talep edebilir. Kural intifa hakkı olmakla beraber, haklı sebeplerin varlığı halinde alacağı da varsa üzerini tamamlayıp ekleme imkanı bulunmaktadır. Eşlerin genel olarak sadece bir gayrımenkule sahip olduğundan, diğer mirasçıların miras payları küçük dahi olsa, bu gayrımenkulü sattırmaları mümkün olduğundan kalan eş mağdur oluyordu.</p>
<p>228/1 madde gereğince, tasfiye esnasında elden çıkartılan mallar hesaba katılmaz. Tasfiye esnasındaki mallar mevcut duruma göre değerlendirilir.</p>
<p>230. Madde kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme yapılmasını öngörmektedir. Kişi kendi kişisel malı ile edinilmiş mal elde etmişse, önce denkleştirme yapılır. Örneğin kredi ile ev alındığı ve fakat borcun halen devam ettiği bir durumda, evin değeri tespit edilip borç düşülür ve kalan meblağ edinilmiş mallar olarak değerlendirilir.</p>
<p>Tasfiye, evlilik bitiminde mevcut mallar üzerinde yapılır. Önce kişisel mallar ile edinilmiş mallar ayrılır, eklenecek değer olup olmadığına bakılır. Akabinde evlilik içinde kişinin kişisel malları ile gerçekleştirdiği edinilmiş mallar da değer artışı olup olmadığına bakılır. Tekrarında ise malların değeri birbirinden çıkartılır, ve kalan miktar ikiye bölünür, mallar iki eş arasında eşitlenir.</p>
<p>Artık değer, yasa gereği denkleştirme işleminden sonra oluşan miktarda her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden borçlar çıkartıldıktan sonra kalan miktardır. Yasa koyucu bu durumu, Medeni Kanunun 231. Maddesinde �artık değer eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkartıldıktan sonra kalan miktar� olarak tanımlamaktadır.</p>
<p>Artık değer hesabında aktiflerden pasifler çıkartılır.</p>
<p>Aktifler; Edinilmiş mal + eklenecek değer ( muvazaa ve 1 yıl içinde yapılan olağan dışı bağışlardan oluşur ve Medeni Kanun 230. Madde uyarınca denkleştirme değeri bulunur.)</p>
<p>Pasifler ise, Borçlar, değer artış payının diğer eşin kişisel malına yaptığı katkı (Medeni Kanun 227. Madde) ve Kişisel maldan edinilmiş mala giden değerden oluşur.</p>
<p>Aktiflerden pasifler çıkartıldığında geri kalan ikiye bölünür ve kalan katılma alacağıdır. Örneğin kadının 15 milyar edinilmiş malı olduğunu, erkeğin 45 milyar edinilmiş malı olduğunu varsayalım. Eşlerin edinilmiş malları birbirlerinden çıkartıldığında kalan miktar 30 milyar olduğundan erkeğin kadına 15 milyarlık mal vermesi durumunda denkleştirme sağlanacaktır. Artık değer 15 milyardır.</p>
<p>Ayşe bu parayı sadece nakdi olarak talep edebilir, ama Ali isterse bu parayı 239. Madde gereği ayın olarak ödeyebilir. Seçim hakkı borçluya aittir. Ayni ödemelerde malın sürüm değeri dikkate alınacaktır. Bu durum uygulamalarda zorluklara sebebiyet verecek olsa da sağ kalan eşin güvence altına alınması açısından oldukça hakkaniyetli olduğu ifade edilmelidir.</p>
<p>Yalnız Medeni Kanun 236. Maddenin 2. Fıkrasında, zina ya da cana kast durumunda hakimin eşler arasında edinilmiş malları ikiye bölmeyip, artık değerdeki oranı kaldırabileceği ya da azaltabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu madde doktrinde tartışılmaktadır. Edinilmiş mal sisteminin dayanağı, emekle elde edilen değerlerdir. Boşanma halinde taraflardan birisinin kusurlu olması, kendi malına sahip olma hakkını ortadan kaldırmaz. Edinilmiş mal sisteminde kişi edinilmiş mallardan payına düşen kısım kendisine verilmeyerek cezalandırılması doğru değildir. Kusur, sadece boşanma davası ile talep edilebilecek tazminatın gerekçesi olabilir. Aslında kadın hakları kuruluşları bu maddenin kötü niyetli hakimler tarafından kadınlar aleyhine kullanabileceğini düşünmekle beraber, boşanma nedenlerinde zina ve cana kasıt suçlarını işleyenlerin çok büyük bir kısmının erkek olması bu kanunun kadınlar aleyhine kullanılamayacağını sonucuna neden olmaktadır. Fakat mal rejiminin temel mantığına zarar verdiğinden kaldırılmasının daha doğru olacağı beyan etmek gerekmektedir.</p>
<p>Artık değere katılımda, eşler yarı yarıya yerine farklı bir katılımı kendi aralarında kabul etme imkanına sahiptirler. Yalnız bu durum eşlerin ortak olmayan çocuklarının ve onların altsoylarının saklı paylarını etkilememelidir. Bu surette eşlerin aralarında anlaşarak miras kaçırmaları engellenmiştir. Eşlerin ortak çocukları açısından böyle bir mağduriyet zaten söz konusu olmayacağından, onların zikredilmesine gerek görülmemiştir.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma davalarında, taraflar protokole mal rejimine ilişkin hükümler koyabilir. �Katılma alacağından feragat ediyorum� şeklinde genel bir maddenin geçerli olmadığı, tek tek mal dökümü yapılmasını daha doğru olduğu beyan edilmektedir. Zira eşlerin birbirlerinden malları saklamaları mümkündür. �Şu kadar alacak miktarını alarak katılma alacağımdan feragat ediyorum� şeklindeki ifadeler daha doğru olacaktır.</p>
<p>Tasfiyede davanın açıldığı tarihteki sürüm değeri dikkate alınır. Bu durum davaların uzun sürmesi halinde çeşitli mağduriyetlere yol açacaktır. Verilen bilgilere göre bu konuda henüz Yargıtay�a giden bir dava bulunmamaktadır. Fakat sistemin karmaşıklığı dikkate alındığında, özellikle uzun süren evliliklerde katılma alacağı davalarının oldukça komplike olacağı ve kanunen yürürlüğe konmuş olan Aile Mahkemelerinin yapıları oturana kadar davaların uzun süreceğini tahmin etmek zor değildir. Bu durumda davanın başlangıç tarihinde değerlerinin dikkate alınması, değer tespitinde de güçlük çıkartacaktır.</p>
<p>Yasa ayrı yaşayan çiftler konusunda bir açıklık getirmemiştir. Bu noktada senelerdir ayrı yaşayan çiftler için de, 1 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilmiş malların paylaşımının söz konusu olacağını söylemek mümkündür.</p>
<p>Katılma alacağı davası nispi harca tabidir. Bilindiği üzere boşanma ile açılan maddi manevi tazminat davaları harca tabi değildir. Fakat katılma alacağı davaları farklıdır. Yalnız davanın başlangıcında malların tam değerini tespit etmek mümkün olamadığından, fazlaya ait haklar saklı tutarak tahmini bir değer üzerinden nispi harç ödenmesi daha doğrudur.</p>
<p>Zamanaşımı ile ilgili bir hüküm mevcut olamadığından genel hükümler kapsamında değerlendirilmelidir. Kişi herhangi bir maldan daha sonra haberdar olup dava açabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/mal-rejiminin-sona-ermesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Malvarlığın Değerin Tespiti</title>
		<link>http://bosanma.org/malvarligin-degerin-tespiti</link>
		<comments>http://bosanma.org/malvarligin-degerin-tespiti#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 16:01:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mal Rejimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Bunlar özellikle; 1) Çalışma karşılığı olan edinimler. 2) Sosyal yardım kuruluşlarından alınan ödemeler. (Yalnız burada yaşam standardı alınmaktadır. Evlilik vuku bulduğunda kişinin yaşına ve genel standartlarda ölüm yaşına göre aradaki fark ile bu yaşam standardı çarpılmaktadır ve bu rakam bu toplu tazminattan çıkartıldıktan sonra bakiye edinilmiş mal olarak kalmaktadır. Örneğin kişi 50 yaşında emekli olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bunlar özellikle;</p>
<p>1) Çalışma karşılığı olan edinimler.</p>
<p>2) Sosyal yardım kuruluşlarından alınan ödemeler.</p>
<p>(Yalnız burada yaşam standardı alınmaktadır. Evlilik vuku bulduğunda kişinin yaşına ve genel standartlarda ölüm yaşına göre aradaki fark ile bu yaşam standardı çarpılmaktadır ve bu rakam bu toplu tazminattan çıkartıldıktan sonra bakiye edinilmiş mal olarak kalmaktadır. Örneğin kişi 50 yaşında emekli olarak emeklilik tazminatı aldı, 55 yaşında boşandığında, bu tazminatın hepsi edinilmiş mallar olarak değerlendirilmez. Türkiye�de erkekler için tespit edilen ortalama ölüm yaşından 55 çıkartılır ve bu rakam yaşam standardı ile çarpıldığında çıkacak rakam toplam tazminattan çıkartılır. Bu surette kalan miktar edinilmiş mallar olacaktır. Tabi bu hesaplamaları bilirkişi gerçekleştirecektir. Avukatların bilmesi gereken husus, toplu tazminatın tamamının edinilmiş mallar olarak değerlendirilmeyeceğidir. Bunun da hakkaniyetli bir yaklaşım olduğunu ifade etmek mümkündür.)</p>
<p>3) Çalışma gücünün kaybı nedeni ile ödenen tazminatlar. Kanaatimce bunların edinilmiş mallara eklenmesi, ayrılık halinde bu eşin mağduriyeti ile sonuçlanacaktır. Sonuçta kişinin çalışma kaybı devam ediyor, ama boşanma anında bu tazminat ikiye bölünüyor.</p>
<p>4) Kişisel malların gelirleri, örneğin bankada duran kişisel para veya kıymetli evrakın faizi edinilmiş maldır. Bu sonucun hakkaniyete aykırı olduğunu ifade etmek mümkündür. Zira faiz günümüzün enflasyon ortamında parada oluşan değer kaybını karşılamaya ancak yetmektedir. Bu durumda, örneğin on sene sonra bankada ilk yatan para bir eşe verilip, kalan faiz edinilmiş mallar olarak tespit edildiğinde, bankada kişisel mal varlığı olan eş bundan mağdur olacaktır.</p>
<p>5) Edinilmiş malların yerine geçen değerler, edinilmiş mallardır.</p>
<p>Kişisel mallar ise, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birisine ait bulunan mallar, miras yoluyla yada karşılıksız kazanma yoluyla edinilen mallardır. Evlilik öncesi ya da evlilik sonrası olduğuna bakılmaksızın manevi tazminat alacakları, İcra Yasasında da öngörülen kişinin zatına mahsus eşyalar yine kişisel maldır.</p>
<p>İşletme geliri, edinilmiş maldır. Fakat 221. Madde eşlerin anlaşması halinde işletme gelirinin kişisel mal olabileceğini öngörmektedir.</p>
<p>Üç adet ispat karinesi mevcuttur. Bunlar:</p>
<p>Bir eşin bütün malları aksi ispat edilene kadar edinilmiş mallar olarak kabul edilir.</p>
<p>Kişi belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia ediyorsa ispatlamalıdır.</p>
<p>Eşlerden hangisine ait olduğu ispatlanamayan mallar, paylı mülkiyette sayılır. Müşterek mülkiyet gibi dikkat alınır.</p>
<p>Kişi herhangi bir malın kişisel mal olduğunu, manevi tazminat yada miras sonucu geldiğini tanık vs diğer delillerle ispatlama imkanına sahiptir.</p>
<p>b- Eklenecek Değerler.</p>
<p>Ölüm yada boşanma anında kişisel ve edinilmiş mallar ayrılır. Yalnız Medeni Kanunun 229. Maddesinde yer alan değerler edinilmiş mallara değer olarak eklenir. Bunlar;</p>
<p>Evlilik sona ermeden bir yıl önce, diğer eşin rızası olmaksızın yapılan olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar.</p>
<p>Bir eşin kasten diğer eşin mal varlığını azaltmak için evlilik boyunca yaptığı devirlerdir.</p>
<p>Burada evlilik süresince yapılan her türlü muvazaalı satış söz konusu edilmektedir. Medeni Kanun gereğince diğer eş muvazaalı işlemi geçersiz saydırabileceği gibi, bu değerin edinilmiş mallara katılımını sağlayabilir.</p>
<p>c- Kişisel Değer İle Edinilmiş Değerler Arasındaki Denkleştirme</p>
<p>Kişi evlilik içinde kendi kişisel malını satarak edinilmiş malın oluşuma sebebiyet vermiş ya da borçları ödemişse, evliliğin bitiminde daha önce yaptığı bu ödemeleri geri alır. Her borç ilişkin olduğu malı borç altına sokarken, hangi kesime ait olduğu bilinmiyorsa edinilmiş mallara ilişkin sayılır.</p>
<p>Kişisel değer, edinilmiş malda değer artışına neden olmuşsa mevcut değer artışına göre yapılır. Medeni Kanun 227. Madde uyarınca eşlerden biri diğerinin malına katkıda bulunarak değer artışı sağlamışsa, kattığı değeri değil, malın artış değerini talep edebilir. Bu da evliliğin uzun sürdüğü durumlarda daha hakkaniyetli bir sonuca varılmasına yol açacaktır. Kişinin kendi evini satıp edinilmiş mal olan başka bir evin daha büyüğünün alınmasını sağladığı bir durumda, edinilmiş maldaki değer artışı kişiye verilecek, geriye kalan bakiye edinilmiş mallar olarak ikiye bölünecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/malvarligin-degerin-tespiti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eşlerin Mallar Üzerindeki Yönetim Ve Tasarruf Yetkisi</title>
		<link>http://bosanma.org/eslerin-mallar-uzerindeki-yonetim-ve-tasarruf-yetkisi</link>
		<comments>http://bosanma.org/eslerin-mallar-uzerindeki-yonetim-ve-tasarruf-yetkisi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 13:43:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mal Rejimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[Edinilmiş mallara katılma rejiminin en temel özelliği evlilik devam ettiği müddetçe mal ayrımı uygulanmaktadır. Evlilik, boşanma veya ölüm ile bittiğinde mallar ayrılmaktadır. Bu noktada evlilik devam ederken diğer eşin borçları nedeni ile haciz gelmesine imkan yoktur. Boşanma ya da ölüm halinde, eşlerin edinilmiş malları ve müşterek mülkiyetteki edinilmiş mallar tasfiyeye tabi tutulur. Her eş kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif'">Edinilmiş mallara katılma rejiminin en temel özelliği evlilik devam ettiği müddetçe mal ayrımı uygulanmaktadır. Evlilik, boşanma veya ölüm ile bittiğinde mallar ayrılmaktadır. Bu noktada evlilik devam ederken diğer eşin borçları nedeni ile haciz gelmesine imkan yoktur. Boşanma ya da ölüm halinde, eşlerin edinilmiş malları ve müşterek mülkiyetteki edinilmiş mallar tasfiyeye tabi tutulur.</p>
<p>Her eş kendi kişisel malını ve edinilmiş mallarını yasal sınırlar içinde yönetme, bunlardan yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Bunun istisnası aile konutudur. Mal rejimi ve kimin üzerinde kayıtlı olursa olsun aile konutunun devri, rehin, intifa hakkının verilmesi ve hatta kira kontratının feshi diğer eşin muvafakatine bağlıdır.</p>
<p>Eşlerden birisi diğerinin rızası olmaksızın müşterek mülkiyetteki mal üzerinde tasarruf edemez. Daha önce müşterek malı istediği gibi tasarruf edebilirdi. Yasa değişikliği sonrası tasfiye anında diğer eşin müşterek mülkiyetteki malı alma hakkı mevcut olduğundan, ortak kullanımdadır. Bu nedenle eşler beraber tasarruf etmek zorundadır.</p>
<p>Edinilmiş mal rejiminde her eş kendi malını yönetir. Malların ayrımı, boşanma ya da ölüm halinde gerçekleşir. Eşlerden birisi mallarının yönetimini açık yada zımnen diğer eşe bırakmamışsa, vekaletsiz iş görme hükümleri uygulanır.</p>
<p>Her eş kendi borcundan kişisel mal varlığı ile sorumlu, diğerinin mal varlığından sorumlu değildir. Edinilmiş mallarda da bir eşin diğerinin borcundan sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir. Medeni Kanun değişikliğinden önce eşler arasında icra yasağı mevcuttu. Şu an bazen karşılıklı icraya konma imkanı mevcuttur. Borçlu eş sadece ödeme güçsüzlüğünü gerekçe göstererek erteleme talebinde bulunabilir.</p>
<p>Medeni Kanun envanter düzenlenmesini öngörmüştür. Eşlerden her biri diğerinden her zaman mallarının envanterinin resmi senetle yapılmasını isteyebilir. Bu envanterin, malların getirilmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmışsa, aksi ispatlanmadığı müddetçe doğru olduğu kabul edilir. Boşanma ya da ölüm halinde bir envanter edinilmiş malların paylaşımında oldukça faydalı olacaktır. Envanterin verilmemesi eşlerin hakime başvurarak mal ayrılığı sistemi istemesi için yeterli bir nedendir. Fakat sonuçta insanlar, boşanmak için evlenmezler. Amaçlanan, ölüme kadar beraber olmaktır. Bu noktada henüz evlilik devam ederken eşlerden birisinin diğerinden envanter istemesi, evlilik için de eşler arasında bulunması gereken güveni sarsacaktır.</p>
<p>Medeni Kanun 218. Maddeye göre, edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile her eşin kişisel mallarından oluşmaktadır.</p>
<p>Edinilmiş mallar, her eşin evlilik esnasında karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değeridir. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/eslerin-mallar-uzerindeki-yonetim-ve-tasarruf-yetkisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mal Rejimleri</title>
		<link>http://bosanma.org/mal-rejimleri</link>
		<comments>http://bosanma.org/mal-rejimleri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 13:39:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mal Rejimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=50</guid>
		<description><![CDATA[Medeni Kanunun 202. Maddesi uyarınca, eşler arasında edinilmiş mal sistemi asıldır. Taraflar aksi bir anlaşma yapmadığı müddetçe 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren evlilik içinde edinilen mallar için yeni Medeni Kanun geçerlidir. Türkiye&#8217;de 17 milyon evli çift mevcuttur. 1 ocak 2002 den sonra edinilen mallar istisnalar baki olmak üzere paylaşıma girdi ve bu tarihten önceki mallar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Medeni Kanunun 202. Maddesi uyarınca, eşler arasında edinilmiş mal sistemi asıldır. Taraflar aksi bir anlaşma yapmadığı müddetçe 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren evlilik içinde edinilen mallar için yeni Medeni Kanun geçerlidir. Türkiye&#8217;de 17 milyon evli çift mevcuttur. 1 ocak 2002 den sonra edinilen mallar istisnalar baki olmak üzere paylaşıma girdi ve bu tarihten önceki mallar kimin üzerine kayıtlı ise onun üzerinde kalmıştır. Bu mallar artık kişisel mal, 1 ocak 2002�den sonra evlilik içinde sahip olunan mallar genel olarak edinilmiş mal olacaktır.</p>
<p>Medeni Kanun yürürlüğe girmeden önce açılan davalarda dava bitene kadar mal ayrımı sistemi uygulanır. Dava reddedilir ve eşler bir sene içinde yeni bir mal rejimi seçmezler ise yeni Medeni Kanun yürürlüğe girdiği andan itibaren uygulanır.</p>
<p>Taraflar evlenirken olduğu gibi, evlendikten sonra da Noterde düzenleme yada sadece onaylama şeklinde bir sözleşme ile farklı bir mal rejimini kabul edebilirler. Taraflar sadece yasada öngörülen mal rejimlerinden bir tanesini tercih edebilirler. Bunlar da mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, edinilmiş mallara katılım ortaklığıdır. Kişiye bağlı bir hak ile ilgili olan bu sözleşmenin vekil aracılığıyla gerçekleşmesine imkan yoktur.</p>
<p>Medeni Kanun 206. Maddede yer alan haklı nedenlerin varlığı halinde, hakim eşlerden birisinin istemi üzerine mal ayrılığına karar verebilir. Bir eşin mallarının borca batık olması, diğerinin menfaatlerini tehlikeye düşürmesi, ortaklık malları hakkında diğer eşe bilgi vermekten kaçınması, ayırt etme gücünden yoksun olması gibi yasada öngörülen sebeplerle hakim mal varlığı rejimini değiştirebilir. Bunlar sınırlı olarak sayılamadığından, hakim takdirine bağlı haklı bir sebebin varlığı halinde farklı bir mal rejimine hükmedilebilecektir.</p>
<p>Bu durum edinilmiş mal ortaklığının sakıncalarını ortadan kaldırmak üzere düzenlenmiş bir hükümdür. İki eşin isteği halinde mal ayrılığı sistemine geçilebilecektir. Ayrıca, eşlerden birisinin ortaklık malını tehlikeye atıcı davranışları halinde de mahkeme kanalı ile bu sorun düzeltilebilecektir. Yalnız bu durum mahkemenin aileye fazlasıyla karışması sorununu da beraberinde getirecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/mal-rejimleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
