<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BOSANMA.ORG &#187; Çocuk Psikolojisi</title>
	<atom:link href="http://bosanma.org/category/cocuk-psikolojisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://bosanma.org</link>
	<description>BOŞANMAK SON DEĞİL!!! YENİ BİR BAŞLAGIÇA İLK ADIM…</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Feb 2010 09:07:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Çocuğun Babasından Karşılaması Gereken Temel İhtiyacları</title>
		<link>http://bosanma.org/cocugun-babasindan-karsilamasi-gereken-temel-ihtiyaclari</link>
		<comments>http://bosanma.org/cocugun-babasindan-karsilamasi-gereken-temel-ihtiyaclari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 19:00:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=203</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğun Babasından Karşılaması Gereken Sekiz Temel İhtiyacı 1. SEVGI : Baba çocuğuna olan sevgisini soylemekle yetinmek yerine bunu ona davranışlariyla da göstermelidir. Randevu saatine gecikmemek, cocugun spor etkinligi veya okul gösterilerini kaçırmadan orada bulunmak, çocuğun sevildiğine inanıp güvenmesi için çok gereklidir. 2. ZAMAN: Toplum erkekten cok calisip cok kazanmasini beklerken, evde zaman gecirmesine pek sicak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-223" title="bosanma resim" src="http://www.bosanma.org/wp-content/uploads/2009/07/bosanma-resim.jpg" alt="bosanma resim" width="450" height="453" /></p>
<p>Çocuğun Babasından Karşılaması Gereken Sekiz Temel İhtiyacı<br />
1. SEVGI : Baba çocuğuna olan sevgisini soylemekle yetinmek yerine bunu ona davranışlariyla da göstermelidir. Randevu saatine gecikmemek, cocugun spor etkinligi veya okul gösterilerini kaçırmadan orada bulunmak, çocuğun sevildiğine inanıp güvenmesi için çok gereklidir.<br />
2. ZAMAN: Toplum erkekten cok calisip cok kazanmasini beklerken, evde zaman gecirmesine pek sicak bakmaz. Bu yuzden bir baba evde zaman gecirmekten rahatsiz olabilir. Oysa cocuk babayla yeterli ve kaliteli zaman gecirmeye ihtiyac duyar.<br />
3. ÖVGÜ: Cocuk ogretmenlerinden, arkadas ve akrabalarindan ovgu alsa bile, babasinin kendisiyle gurur duydugunu gormek ister. Spordaki basarilarini, derslerdeki basarilarini sik sik ovmeniz onun kendisinle gurur duyan ozguvenli bir birey olmasi icin cok onemlidir.<br />
4. ÖZGÜVEN: Cocuklariniz icin surekli endise duymaniz onlarin kendilerine olan guvenlerini sarsar. Sizden uzaktayken onlarin baslarinin caresine bakacaklari konusunda endise duymadiginizi belirtmeniz gerekir.<br />
5. SINIRLAR: Sosyal davranislar konusunda sinirlar belirlenerek onlara kabul edilebilir bir birey olmalari ogretilmelidir. Cocuk kendi icsel sinirlarini, ebeveynlerinin cizdigi dis sinirlar yardimiyla belirler.<br />
6. YAPTIRIM: Sınırlar ihlal edildiğinde bunun sonucu ne ile karsilasacagi ogretilmezse, sadece konusmak bir ise yaramaz. Yasina gore cocuga davranisinin bedeli odetilmelidir. Bu ona siddet uygulamak degil, anlayabilecegi bir ceza vermek olmalidir. 3-5 yasindaki kavga eden kardeslerin ayri odalarda 5 dakika kadar tutulup neyi yanlis yaptiklarini dusunmelerini saglamak, 10 yasindaki cocuk sokaktan eve gec geldiginde TV izlemesini yasaklamak gibi.<br />
7. TUTARLILIK: Cocuga verilen sozler mutlaka yerine getirilmelidir. Saat altida alip yemege gotureceginizi soylediginiz cocuk sizi sekize kadar beklerse kendisini degersiz hissedecektir. Suc islediginde odemesi gereken bedel ihmal edildiginde tehditlerinize onem vermeyecektir.<br />
8. YAŞITLARIYLA İLİŞKİ: Cocugun akranlariyla zaman gecirmesi desteklenmelidir. Sizinle gorusmesi gereken zamanda da olsa arkadaslarinla program yapmasini hos gormelisiniz.<br />
Baba Olmanın Dört Gerçeği<br />
1. Baba, çocuğun hayatında yol gösteren etkenlerden sadece bir tanesidir. Anne, öğretmenler, arkadaşlar, televizyon vs. gibi örneklerin arasında yer alan seslerden sadece biridir. Birden fazla cocugu olan babalarin cok iyi bildigi gibi her cocuk farkli bir ailede yetismis gibi kendi kisiligini olusturur. Yani baba tek ornekleme olarak cocugun karakterine damga vuramaz.<br />
2. Her yaş gurubundaki cocuga ayni sekilde babalik yapmamalisiniz. Bir bebegin daha sefkatli bir babaliga ihtiyaci varken, ergenlik oncesi ya da sonrasi bir cocuk babasindan daha farkli duygusal, sosyal ve psikolojik destege ihtiyac duyar.<br />
3. Buyudukce cocuklarin ozgurluk istekleri artar. Hangi yasta ne kadar ozgurluk taninmasi gerektigini bilmek, babaligin zorluklarindan biridir. Cocuk risk almaya cesaretlendirilirken, sinirlarini da bilmelidir.<br />
4. Her çocuğun kişiliği farklıdir. Öğrenme kapasitesi, strese, zorluğa dayanıklılığı, girişkenliği, ilgi alanlari gibi bir çok farklılıklar gösterirler ve siz her çocuğa aynı şekilde babalık yapamazsınız.<br />
Dört Farkli Baba Tipi<br />
1. Cocuklarin farkli olmasi gibi her babanin da kisiligi ayridir. Tipik babalik yontemlerinden ilki otoriter babaliktir. Baba koydugu kurallara sorgusuz sualsiz uyulmasini bekler. Bu stil sevgi ve sefkatle desteklenmezse cocuk neden zorlandigini anlayamaz ve babaya darginlik duyar. Bu stilin avantaji sosyal parametrelere uygun ve duzenli aile anlayisi gelismis birey yetistirmektir. Dezavantaji, kendi dogrularini bulmak yerine empoze edilen kurallara hemen uyma tembelligini secen bireyler yetismesidir. Cocuk hatalardan ogrenmek yerine, ona ogretilenlerle sinirli kalir, bir yetiskin oldugunda kendi kararlarini veremez.<br />
2. Diger bir babalik şekli cok hoşgorulu olmaktir. Cocuğa her istediği verilir, onu mutlu edecek her yol denenir. Bu cocuklar kendi yollarini cizemez yetiskin olduklarinda hedef belirleyemezler. Cocugun baba tarafindan belirlenmis sinirlara da ihtiyaci vardir.<br />
3. Yukaridaki babalik sekline yakin bir digeri de yine cok hosgorulu olmak ama cocugun nerde ne yaptigi ile hic ilgilenmemektir. Isi ve kendi ozel hayatiyla cok fazla mesgul babalar cok gec oluncaya kadar olanlardan habersiz kalir ve cocuk babasinin ve kendisinin gozunde degersiz oldugunu dusunur. Buna babalik yontemi yerine kisaca babalik yapmamak da denebilir.<br />
4. Hoşgörülü-otoriter baba çocuğa hayatı kendi basina öğrenme özgurlugu tanırken, aynı zamanda belli sınırlar koyar. Bu cocuklar gelisme ozgurlugunu ve baba otoritesinin yol gosterici etkisini birlikte yaşar, daha iyi yetişirler.<br />
Kaynak:<br />
“Divorced Dad’s Survival Book /<br />
How to Stay Connected With Your Kids”<br />
Yazarlar : David Knox PhD, Kermit Leggett&lt;&#8211;&gt;<br />
Çocuğun Babasından Karşılaması Gereken Sekiz Temel İhtiyacı<br />
1. SEVGI : Baba çocuğuna olan sevgisini soylemekle yetinmek yerine bunu ona davranışlariyla da göstermelidir. Randevu saatine gecikmemek, cocugun spor etkinligi veya okul gösterilerini kaçırmadan orada bulunmak, çocuğun sevildiğine inanıp güvenmesi için çok gereklidir.<br />
2. ZAMAN: Toplum erkekten cok calisip cok kazanmasini beklerken, evde zaman gecirmesine pek sicak bakmaz. Bu yuzden bir baba evde zaman gecirmekten rahatsiz olabilir. Oysa cocuk babayla yeterli ve kaliteli zaman gecirmeye ihtiyac duyar.<br />
3. ÖVGÜ: Cocuk ogretmenlerinden, arkadas ve akrabalarindan ovgu alsa bile, babasinin kendisiyle gurur duydugunu gormek ister. Spordaki basarilarini, derslerdeki basarilarini sik sik ovmeniz onun kendisinle gurur duyan ozguvenli bir birey olmasi icin cok onemlidir.<br />
4. ÖZGÜVEN: Cocuklariniz icin surekli endise duymaniz onlarin kendilerine olan guvenlerini sarsar. Sizden uzaktayken onlarin baslarinin caresine bakacaklari konusunda endise duymadiginizi belirtmeniz gerekir.<br />
5. SINIRLAR: Sosyal davranislar konusunda sinirlar belirlenerek onlara kabul edilebilir bir birey olmalari ogretilmelidir. Cocuk kendi icsel sinirlarini, ebeveynlerinin cizdigi dis sinirlar yardimiyla belirler.<br />
6. YAPTIRIM: Sınırlar ihlal edildiğinde bunun sonucu ne ile karsilasacagi ogretilmezse, sadece konusmak bir ise yaramaz. Yasina gore cocuga davranisinin bedeli odetilmelidir. Bu ona siddet uygulamak degil, anlayabilecegi bir ceza vermek olmalidir. 3-5 yasindaki kavga eden kardeslerin ayri odalarda 5 dakika kadar tutulup neyi yanlis yaptiklarini dusunmelerini saglamak, 10 yasindaki cocuk sokaktan eve gec geldiginde TV izlemesini yasaklamak gibi.<br />
7. TUTARLILIK: Cocuga verilen sozler mutlaka yerine getirilmelidir. Saat altida alip yemege gotureceginizi soylediginiz cocuk sizi sekize kadar beklerse kendisini degersiz hissedecektir. Suc islediginde odemesi gereken bedel ihmal edildiginde tehditlerinize onem vermeyecektir.<br />
8. YAŞITLARIYLA İLİŞKİ: Cocugun akranlariyla zaman gecirmesi desteklenmelidir. Sizinle gorusmesi gereken zamanda da olsa arkadaslarinla program yapmasini hos gormelisiniz.<br />
Baba Olmanın Dört Gerçeği<br />
1. Baba, çocuğun hayatında yol gösteren etkenlerden sadece bir tanesidir. Anne, öğretmenler, arkadaşlar, televizyon vs. gibi örneklerin arasında yer alan seslerden sadece biridir. Birden fazla cocugu olan babalarin cok iyi bildigi gibi her cocuk farkli bir ailede yetismis gibi kendi kisiligini olusturur. Yani baba tek ornekleme olarak cocugun karakterine damga vuramaz.<br />
2. Her yaş gurubundaki cocuga ayni sekilde babalik yapmamalisiniz. Bir bebegin daha sefkatli bir babaliga ihtiyaci varken, ergenlik oncesi ya da sonrasi bir cocuk babasindan daha farkli duygusal, sosyal ve psikolojik destege ihtiyac duyar.<br />
3. Buyudukce cocuklarin ozgurluk istekleri artar. Hangi yasta ne kadar ozgurluk taninmasi gerektigini bilmek, babaligin zorluklarindan biridir. Cocuk risk almaya cesaretlendirilirken, sinirlarini da bilmelidir.<br />
4. Her çocuğun kişiliği farklıdir. Öğrenme kapasitesi, strese, zorluğa dayanıklılığı, girişkenliği, ilgi alanlari gibi bir çok farklılıklar gösterirler ve siz her çocuğa aynı şekilde babalık yapamazsınız.<br />
Dört Farkli Baba Tipi<br />
1. Cocuklarin farkli olmasi gibi her babanin da kisiligi ayridir. Tipik babalik yontemlerinden ilki otoriter babaliktir. Baba koydugu kurallara sorgusuz sualsiz uyulmasini bekler. Bu stil sevgi ve sefkatle desteklenmezse cocuk neden zorlandigini anlayamaz ve babaya darginlik duyar. Bu stilin avantaji sosyal parametrelere uygun ve duzenli aile anlayisi gelismis birey yetistirmektir. Dezavantaji, kendi dogrularini bulmak yerine empoze edilen kurallara hemen uyma tembelligini secen bireyler yetismesidir. Cocuk hatalardan ogrenmek yerine, ona ogretilenlerle sinirli kalir, bir yetiskin oldugunda kendi kararlarini veremez.<br />
2. Diger bir babalik şekli cok hoşgorulu olmaktir. Cocuğa her istediği verilir, onu mutlu edecek her yol denenir. Bu cocuklar kendi yollarini cizemez yetiskin olduklarinda hedef belirleyemezler. Cocugun baba tarafindan belirlenmis sinirlara da ihtiyaci vardir.<br />
3. Yukaridaki babalik sekline yakin bir digeri de yine cok hosgorulu olmak ama cocugun nerde ne yaptigi ile hic ilgilenmemektir. Isi ve kendi ozel hayatiyla cok fazla mesgul babalar cok gec oluncaya kadar olanlardan habersiz kalir ve cocuk babasinin ve kendisinin gozunde degersiz oldugunu dusunur. Buna babalik yontemi yerine kisaca babalik yapmamak da denebilir.<br />
4. Hoşgörülü-otoriter baba çocuğa hayatı kendi basina öğrenme özgurlugu tanırken, aynı zamanda belli sınırlar koyar. Bu cocuklar gelisme ozgurlugunu ve baba otoritesinin yol gosterici etkisini birlikte yaşar, daha iyi yetişirler.<br />
Kaynak:<br />
“Divorced Dad’s Survival Book /<br />
How to Stay Connected With Your Kids”<br />
Yazarlar : David Knox PhD, Kermit Leggett</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/cocugun-babasindan-karsilamasi-gereken-temel-ihtiyaclari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dede ve anneanne&#039;nin küçükle şahsi ilişkisi hakkında</title>
		<link>http://bosanma.org/dede-ve-anneannenin-kucukle-sahsi-iliskisi-hakkinda</link>
		<comments>http://bosanma.org/dede-ve-anneannenin-kucukle-sahsi-iliskisi-hakkinda#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 07:48:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Velayet]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=172</guid>
		<description><![CDATA[Anneanne(babaanne) ve dedenin küçükle kişisel ilişki kurulmasını isteme hakları yeni Medeni Yasamızın 325. maddesinde kanuni bir hak olarak tanınmıştır. Bu nedenle  küçük ile dedesi  arasında kanuna uygun kişisel ilişki kurulması gerekir. T.C. Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi Esas No: 2005/12054 Karar No: 2005/14804 Tarihi: 25.10.2005 • Çocukla Kişisel İlişki Kurulması • Hısımların Kişisel İlişki Kurma Hakkı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anneanne(babaanne) ve dedenin küçükle kişisel ilişki kurulmasını isteme hakları yeni Medeni Yasamızın 325. maddesinde kanuni bir hak olarak tanınmıştır. Bu nedenle  küçük ile dedesi  arasında kanuna uygun kişisel ilişki kurulması gerekir.</p>
<p>T.C. Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi<br />
Esas No: 2005/12054 Karar No: 2005/14804 Tarihi: 25.10.2005</p>
<p>• Çocukla Kişisel İlişki Kurulması<br />
• Hısımların Kişisel İlişki Kurma Hakkı</p>
<p>ÖZET :<br />
Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde, çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere ve özellikle hısımlarına da tanınabilir. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle, sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur.<br />
Olayda, kişisel ilişki kurmak isteyen davacılar, babası ölmüş olan çocuğun babaannesi ve dedesi olup kişisel ilişki kurulduğunda çocuğun huzurunun tehlikeye gireceğine ve davacıların haklarını amacına aykırı kullanacaklarına dair delil yoktur. Davacıların torunlarını görmek, torun sevgisini tatmak ve çocuğa da bu sevgiyi vermek haklarıdır.</p>
<p>(4721 s.  m. 182/2, 325/1)</p>
<p>TAM METİN :<br />
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.<br />
Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde, çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere ve özellikle hısımlarına da tanınabilir (TMK. md. 325/1). Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle, sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK. md. 182/2).<br />
Küçük Sıla, 1999 doğumludur. Annesi ve babası boşanmışlardır, boşanma kararı ile velayeti annesine verilmiştir. Karar 10.12.2002 tarihinde kesinleşmiş, çocuğun babası 15.2.2003 tarihinde ölmüştür.<br />
<span style="color: #ff0000;"> <span style="text-decoration: underline;">Davacılar, çocuğun babaannesi ve dedesidir. Kişisel ilişki tesis edildiğinde çocuğun huzurunun tehlikeye gireceğine ve davacıların bu haklarını amacına aykırı olarak kullanacaklarına dair dosyada delil yoktur. Davacıların torunlarını görmek ve onunla uygun kişisel ilişki kurmak, torun sevgisini tatmak ve çocuğa da bu sevgiyi vermek haklarıdır. Uygun kişisel ilişki tesisi gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.</span></span><br />
Sonuç: Hükmün gösterilen sebeplerle (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle, 25.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p>T.C. Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi<br />
Esas No: 2004/7964 Karar No: 2004/9028 Tarihi: 06.07.2004</p>
<p>• Çocuk ile Kişisel İlişkinin Düzenlenmesi<br />
• Torun ile Kişisel İlişki Kurulması</p>
<p>(4721 s.  m. 182, 325)</p>
<p>TAM METİN :<br />
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
Küçükler 1993 doğumlu Mürüvet ve 1996 doğumlu Hülya ile davacı dedeleri arasında her hafta sonu kişisel ilişki kurulması vasinin vesayet görevini gereği gibi yerine getirmesini engelleyeceği gibi, küçüklerin bedeni ve fikri gelişimlerini de olumsuz yönde etkileyecektir. Bu yönler nazara alınarak daha<span style="color: #888888;"><span style="text-decoration: underline;"> <span style="color: #ff0000;">uygun sürelerle de kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.</span></span></span><br />
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.07.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/dede-ve-anneannenin-kucukle-sahsi-iliskisi-hakkinda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Psikolojik Danışmanlık</title>
		<link>http://bosanma.org/psikolojik-danismanlik</link>
		<comments>http://bosanma.org/psikolojik-danismanlik#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 09:46:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile İçi Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık iki yıllık bereberliğimizde size avukat olarak hukuki konularda yardımcı olmaya çalıştık. Gelen sorularınızın bir kısmına cevap vermeye çalışırken şunu farkettik ki sadece hukuki değil piskolojik danışmana da ihtiyacımız var… Alanında isim yapmış Aile ve İlişki Terapisti Tunç Tataker’in de aramıza katılması ile bu konuda eksikliğimizi gidermenin mutluluğunu sizinle paylaşıyoruz. Tunç TATAKER / Uzman Psikolojik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entrytext">
<p>Yaklaşık iki yıllık bereberliğimizde size <a href="http://ozguven.av.tr/">avukat</a> olarak hukuki konularda yardımcı olmaya çalıştık. Gelen sorularınızın bir kısmına cevap vermeye çalışırken şunu farkettik ki sadece hukuki değil piskolojik danışmana da ihtiyacımız var… Alanında isim yapmış Aile ve İlişki Terapisti Tunç Tataker’in de aramıza katılması ile bu konuda eksikliğimizi gidermenin mutluluğunu sizinle paylaşıyoruz.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-129" src="http://www.bosanma.org/wp-content/uploads/2009/05/img_0508-200x300.jpg" alt="Tunç Tataker" width="120" height="180" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tunç TATAKER / Uzman Psikolojik Danışman</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Aile-İlişki Terapisti / Cinsel Terapist</strong></p>
<p><strong>KİŞİSEL BİLGİLERİ</strong></p>
<p>Doğum Yeri : Ankara<br />
Doğum Yılı : 1973<br />
Medeni Durumu : Evli ve iki çocuk babası. (CAN ve ELA)<br />
Yaşadığı İl : İZMİR<br />
Hobileri : Yazmak, akustik gitar çalmak, doğa yürüyüşleri, internet ve web programlama<br />
……………………………………………………………. …………..</p>
<p><strong>MESLEKİ BİLGİLERİ</strong></p>
<p>Lisans : Dokuz Eylül Üniversitesi / Psikolojik Danışmanlık (2000)<br />
Yüksek Lisans : D.E.Ü. / Psikolojik Danışmanlık (2003)<br />
Doktora : D.E.Ü. / Psikolojik Danışmanlık<br />
……………………………………………………………. …………..</p>
<p><strong>UZMANLIK ALANLARI</strong></p>
<p>* Aile-İlişki Danışmanlığı<br />
* Bireysel Psikolojik Danışmanlık<br />
* Cinsel Sorunlar (Vajinismus-Erken Boşalma-Cinsel İsteksizlik)<br />
* Ergenlik Dönemi Sorunları<br />
* Kişisel Gelişim<br />
* Stresle Başa Çıkma<br />
* Depresyon<br />
……………………………………………………………. …………..</p>
<p><strong>ALDIĞI EĞİTİMLER</strong> (Bazıları)</p>
<p>* İnsan İlişkileri (Prof. Dr. Gülnur BEYAZID)<br />
* Klinik Psikoloji (Prof. Dr. Rengin AKBOY)<br />
* Davranış Bozuklukları (Prof. Dr. Rengin AKBOY)<br />
* Psikolojik Testler (Prof. Dr. Rengin AKBOY)<br />
* Klinik Psikoloji Uygulamaları (Prof. Dr. Rengin AKBOY)<br />
* Psychological Tests and Their Application (Prof. Dr. Rengin AKBOY)<br />
* Psikolojik Danışma İlkeleri (Prof. Dr. Ferda AYSAN)<br />
* Theories of Counseling (Prof. Dr. Ferda AYSAN)<br />
* Family Theraphy (Prof. Dr. Ferda AYSAN)<br />
* Endüstri Psikolojisi (Prof. Dr. Rengin AKBOY)<br />
* Abnormal Behaviour (Prof. Dr. Rengin AKBOY)<br />
* Rehabilitation Counseling (Prof. Dr. Ferda AYSAN)<br />
* Alkol ve Madde Bağımlılığı (Prof. Dr. Ferda AYSAN)<br />
* Çocuk ve Ergenlerde Travma Sonrası Danışmanlığı (Doç. Dr. Şüheda ÖZBEN)<br />
* Akıl Sağlığı Ölçütleri (Prof. Dr. Rengin AKBOY)<br />
* Advanced Individual and Group Counseling (Prof. Dr. Ferda AYSAN)<br />
* Kişilikte Psikodinamik (Prof. Dr. Gülnur BEYAZID)<br />
* Psychotherapeutic Approaches (Prof. Dr. Rengin AKBOY)<br />
* Klinik Psikolojide Tanı Koyma Ölçütleri (Prof. Dr. Rengin AKBOY)<br />
* Kriz Danışmanlığı (Prof. Dr. Ferda AYSAN)<br />
* Kariyer Danışmanlığı (Prof. Dr. Ferda AYSAN)<br />
……………………………………………………………. …………..</p>
<p><strong>ÇALIŞTIĞI KURUMLAR</strong></p>
<p>* The English Academy Youth Camps (2000-2003 / Camp Counselor)<br />
* Özel Küçük Dünyalar Anaokulu (2001-2002 / Sorumlu Müdür)<br />
* Özel İzmir Türk Koleji (2002-2003 / Psikolojik Danışman)<br />
* M.E.B. İzmir Rehberlik ve Araştırma Merkezi (2003-2004 / Psikolojik Danışman)<br />
* M.E.V. Özel İzmir Bilge Ata Okulları (2004-2006 / Psikolojik Danışman + İlköğretim Müdür Vekili)<br />
* TATAKER Psikolojik Danışmanlık Merkezi (2006 &#8211; Kurucu)<br />
……………………………………………………………. …………..</p>
<p><strong>KATILDIĞI TV PROGRAMLARI</strong></p>
<p>* 06 Mart 2004 / EGE TV / DUALİTE<br />
* 10 Şubat 2005 / SKY TV / GÜNE MERHABA<br />
* 09 Eylül 2005 / EGE TV / HAYATIN İÇİNDEN<br />
* 23 Eylül 2005 / İZMİR TV / GÜZELLİK OLSUN<br />
* 05 Ocak 2006 / İZMİR TV / GÜZELLİK OLSUN<br />
* 30 Ocak 2006 / EGE TV / KADIN VE YAŞAM<br />
* 06 Mart 2006 / SKY TV / HANIMELİ<br />
* 24 Mart 2006 / SKY TV / HABER AKTİF<br />
* 16 Haziran 2006 / SKY TV / HABER AKTİF<br />
* 20 Eylül 2006 / FLASH TV / KADININ SESİ<br />
* 21 Eylül 2006 / FLASH TV / KADININ SESİ<br />
* 06 Ekim 2006 / FLASH TV / KADININ SESİ<br />
* 05 Mart 2007 / İZMİR TV / SAĞLIKLI GÜNLER<br />
* 20 Mayıs 2007 / İZMİR TV / PAZAR SOHBETİ<br />
* 10 Eylül 2008 / SKY TV / HANIMELİ<br />
* 12 Şubat 2009 / TV35 / FESLEĞEN</p>
<p>Web Sitesi: www.tataker.com</p>
<p>Adres 1:<br />
Tataker Psikolojik Danışmanlık<br />
Plevne Bulvarı No:14 D.11 Alsancak<br />
İzmir<br />
(Alsancak Burger King Binasının 6. Katındayız)</p>
<p>Telefon 1 :<br />
(232) 421 05 44<br />
(Randevu ve Bilgi Hattı)</p>
<p>Telefon 2 :<br />
(533) 516 11 70<br />
(Tunç TATAKER’e direkt ulaşım numarası)</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/psikolojik-danismanlik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SON UYARI</title>
		<link>http://bosanma.org/son-uyari</link>
		<comments>http://bosanma.org/son-uyari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 11:35:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[BOŞANMA DÜŞÜNCESİ İÇİNDEYSENİZ Boşanma, çocuğun gelişiminde en önemli faktör olan aileye son veren ve özellikle çocuklar üzerinde yaşam boyu etkilerini duyurabilecek bir olaydır. Boşanma eşler için mutsuz bir evlilikten çıkış olsa da ailenin yıkımı demektir. Ayrılmanın mutlak gerekli olduğu durumlarda bile boşanmayla sorunlar bitmez. Boşanma eşleri ekonomik yönden sarsar, ruhsal yönden örseler,toplumdaki durumlarını etkiler. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BOŞANMA DÜŞÜNCESİ İÇİNDEYSENİZ<br />
Boşanma, çocuğun gelişiminde en önemli faktör olan aileye son veren ve özellikle<br />
çocuklar üzerinde yaşam boyu etkilerini duyurabilecek bir olaydır.<br />
Boşanma eşler için mutsuz bir evlilikten çıkış olsa da ailenin yıkımı demektir.<br />
Ayrılmanın mutlak gerekli olduğu durumlarda bile boşanmayla sorunlar bitmez.<br />
Boşanma eşleri ekonomik yönden sarsar, ruhsal yönden örseler,toplumdaki durumlarını<br />
etkiler. Bu nedenle, boşanma, evlilik öncesi özgürlüğe tam bir dönüş veya kurtuluş<br />
sayılamaz.<br />
Çoğu evlilik gürültülü ve çekişmeli bir dönemden sonra, acı veren bir kopuşla<br />
biter. Her boşanmanın sonu rahatlama ve kurtuluş değildir. Eşler eziklik ve tedirginlik<br />
içindedir. Her iki eşte kendini boşanmadan dolayı belli ölçüde sorumlu tutar ve suçluluk<br />
duyar. Bazı eşler ise karşısındakini suçlar. Kendi suçunu önemsiz görüp, eşininkini<br />
abartabilir. Bazı eşler ise “evliliği yürütebilir miydik” diye düşünebilirler.<br />
Boşanmanın sebebi ve şekli, çocukların boşanmadan ne kadar etkileneceğini belirler;<br />
Örneğin, anlaşmazlık (iletişim bozukluğu) nedeniyle biten bir evlilikle, eşlerden birinin<br />
ihaneti sonucu biten bir evliliği karşılaştıralım. İlkinde, eşler daha uzlaşmacı ve çocukla<br />
ilgili sorunların üstesinden gelmek konusunda daha akılcı davranabilirler. İkinci<br />
durumda ise, eşler birbirlerine karşı daha öfkeli ve düşmanca tutumlar sergilerler,<br />
durum böyle olunca isteseler de uzlaşmacı olamazlar. İkinci tip boşanmalarda ise<br />
çocuklar doğal olarak daha fazla zarar görürler.<br />
BOŞANMA SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR<br />
Sizi boşanma kararı almaya iten sebepler ne olursa olsun, boşanma kararınızı<br />
kesin olarak vermeden önce, aşağıdaki konuları gözden geçirdiğinizden emin olun;<br />
1. Yaşadığım sorunların ve mutsuzluğumun sebebi evliliğim, başka sorunları<br />
evliliğime atfetmiyorum,<br />
2. Evliliğimi kurtarmak için elimden gelen herşeyi yaptım,<br />
3. Bu kararı uzun sürede ve etki altında kalmadan verdim,<br />
4. Eşim de, ben de ilişkimize yeterince zaman tanıdık,<br />
5. Çocuğumuz ve ben boşanma olayından etkileneceğiz,<br />
6. Boşandıktan sonra ortaya çıkabilecek yeni sorunlarla başa çıkabilecek gücüm<br />
var,<br />
7. Yalnızca eşimden boşanıyorum, çocuğumdan değil (özellikle babalar için),<br />
8. Eşimin de benim de çocuğumuza ihtiyacımız var, çocuğumuzun hem bana hem<br />
eşime ihtiyacı var, o yalnız birimize ait değil.<br />
Kararınızı kesin olarak verdiyseniz veya siz istemeseniz de eşiniz kesin olarak<br />
sizden boşanmaya karar verdiyse çocuğunuzun boşanma sürecinden olabildiğince az<br />
etkilenmesini sağlayabilmek için aşağıdaki maddeleri yerine getirmeye çalışın;<br />
1. Boşanmanın ne olduğu ve boşanmadan sonra anne, baba ve çocuğun yaşamında ne<br />
gibi değişiklikler olacağı konusunda çocuğu bilgilendirmek ve bilinçlendirmek<br />
gerekir. Boşanma sürecinde, şehir veya ev değiştirme, bakıcı değiştirme, yeni<br />
bir evlilik vb. yaşam değişikliklerini erteleyin. Yaşanması zorunlu bazı<br />
değişiklikler varsa, bunlara kademeli geçişler yapmaya gayret edin. Çünkü her<br />
değişim, olumlu da olsa ekstra çaba gerektirir ve çocuğunuz için hepsine birden<br />
uyum sağlamak güç olabilir. Aynı sebeple, boşanma sonrası çocuk eşlerden<br />
hangisiyle kalacaksa, o ve çocuk ailenin boşanmadan önce yaşadığı mekanda<br />
yaşamaya devam etmelidir.<br />
2. Eşler, kendi ailelerini de toplayarak (babaanne, hala , dayı vb.) hep birlikte bir<br />
toplantı yapmalı ve çocukla ilgili alınan kararlardan herkesin haberi olmalıdır.<br />
Böylece herkes çocuk için işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu hatırlatmış olur,<br />
çocuğun bu durumdan çok etkilenebileceğinin ve bu konuda herkesten duyarlılık<br />
beklendiğinin altı çizilir ve kararlarda herkesin katkısı olduğundan kurallar daha<br />
az çiğnenir.<br />
3. Çocuktan ayrı yaşayacak olan eş, kademeli olarak evden ayrı kalmaya<br />
başlamalıdır; bu süreç haftada bir günden 5-6 güne kadar çıkarıldığında çocuk<br />
ayrılığa daha kolay adapte olur. Boşanmadan sonra, çocuklar her iki eşle de<br />
sürekli ve düzenli olarak görüşmeye devam etmelidir. Siz artık sevgili veya karıkoca<br />
olmayabilirsiniz ama onun için halen anne-babasınız. O sizleri beraber<br />
tanıdı ve beraber istiyor, bunu anlamaya çalışın ve ayrılığınıza alışması için ona<br />
zaman verin. Çocuğunuza anne ve babanın bibirlerinden ayrılmalarının<br />
çocuklarından ayrılmaları anlamına gelmediğini anlatın. Hep birlikte sık sık<br />
biraraya gelin (Kendinizi,eşinizle bu biraraya gelişleri kimseye açıklamak<br />
zorunda hissetmeyin !!!).<br />
4. Eşler boşanmanın çocukları için olduğu kadar kendileri için de zor olduğunu<br />
unutmamalı ve boşanmayı bir son değil, bir başlangıç olarak kabul etmelidirler.<br />
Öfke, yalnızlık duygusu, depresyon, kaygı gibi psikolojik sorunlar ortaya<br />
çıkabilir, bunlar doğaldır, gerekirse profesyonel yardım almaktan çekinmemek<br />
gerekir. Kendilerini ne kadar çabuk toparlarlarsa çocuklarına da o kadar çok<br />
yararlı olabilirler. Unutmamak gerekir ki, çocuklar yeni karşılaştıkları her<br />
durumun ne denli tehdit edici olup olmadığını anlamak için genellikle yetişkinlerin<br />
tepkilerine bakarlar. Sürekli ağlayan bir anne çocuğa durumun kötü olduğu,<br />
neşeli ve çabalayan bir anne ise her şeyin yolunda gittiği izlenimini verecektir.<br />
5. Eşler çocukları kesinlikle birbirlerine karşı kullanmamalıdır; çocuk hiçbir şekilde<br />
taraf ve tanık tutulmamalıdır.<br />
6. Çocuk, boşanmış bir anne-babanın çocuğu olmayı çevresine karşı bir silah gibi<br />
kullanmamalıdır. Her konuda gereksiz tavizler vererek çocuğun boşanmadan<br />
alacağı yaralar yalnızca artırılır, azaltılmaz. Her gün çikolata yemesine izin<br />
vererek çocuğunuzun boşanma olayından daha az etkilenmesini sağlayamazsınız,<br />
sadece çikolataya daha çok alışmasını sağlarsınız.<br />
7. Çocukla ilgili her konuda eşler birbirleriyle çelişen davranışlarda bulunmamaya<br />
gayret göstermeli, ortak bir yol izlenmelidir. Babanın evinde izin verilen bir<br />
şeye, annenin evinde yasak konulmamalıdır.<br />
8. Çocuklar anne-babalarının boşanmasından kendilerini suçlayabilirler. Bu yüzden,<br />
boşanma sebebinin çocukla hiçbir ilgisinin olmadığı, bunun anne ile babanın<br />
arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığı açıkça anlatılmalıdır.<br />
9. Çocuk anne-babasının yerine kimseyi koymak istemez, buna saygı duymak<br />
gerekir. Boşanma sonrası eşlerden biri yeni bir ilişki yaşıyorsa çocuğun bunu<br />
boşanmayı kabullenene kadar bilmemesi gerekir.<br />
10. Boşanma sırasında, çocuklar mahkeme, eşya dağılımı, nafaka gibi konulardan<br />
haberdar edilmemelidir.<br />
Anne-babası boşanmış veya boşanma aşamasında olan bir çocukla ilişkisi olan herkes<br />
için iki uyarı :LÜTFEN,<br />
A. Çocuğun yanında bu konuyu konuşmayın, özellikle de eşlerden birinin tarafını<br />
tutan veya kötüleyen sözler sarfetmeyin.<br />
B. Boşanma olayını çocukla ilişkilendirmeyin ve çocuğa bu anlama gelen sözler<br />
sarfetmeyin;<br />
Anne-babalar için son uyarı :<br />
Boşanmaya karar vermeden önce, eşinizle birlikte hareket ederek, çocuğunuzun<br />
boşanmanızdan olabildiğince az etkilenmesini sağlamak için tüm önlemleri alsanız da,<br />
çocuğunuz bu olaydan çok etkilenebilir. Bazen de çok dikkatsiz davranırsınız ama<br />
çocuğunuz fazla etkilenmez. Bunun iki sebebi vardır; birincisi her çocuk her olaydan<br />
aynı oranda etkilenmez, ikincisi olayın etkileri eşit olsa bile tepkiler ve tepkinin zamanı<br />
farklı olabilir.<br />
Buna ilaveten, boşanma olayı çocukları kuşkusuz etkiliyor, ancak çocuklar olayın<br />
kendisinden çok, oluş biçiminden, süreç içerisinde yaşananlardan etkileniyorlar.<br />
Çocuklara birşeyi anlatmanın bin çeşit yolu var. Önemli olan çocuğumuz için doğru olan<br />
yolu bulabilmek. Bizim çocuğumuz için, bizim koşullarımızda doğru olan bir yol, bir<br />
başka çocuk için onun koşullarında doğru olmayabilir. Çocuğunuzu boşanma sürecine<br />
hazırlama konusunda profesyonel yardım almaktan çekinmeyin lütfen, bunu utanılacak<br />
bir şey olarak görmeyin. Bunu yaparken de olabildiğince erken, boşanma kararı almadan<br />
veya hemen sonrasında yapın. Bu arada, boşanma aşamasında çocukları için profesyonel<br />
yardım alırken, iletişim sorunlarını çözebildiğini görerek, evliliğini sürdürmeye karar<br />
veren çiftlerin sayısının da çok olduğunu hatırlatmak isterim.<br />
Sevgilerimle<br />
Psk.Gönül Firdes TELATAR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/son-uyari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma ve Çocuk 4</title>
		<link>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk-4</link>
		<comments>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk-4#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 10:07:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/bosanma-ve-cocuk-4-86.html</guid>
		<description><![CDATA[Boşanma ve Çocuk Size bu süreçte isik tutabilecek bilgileri asagida derledik. Nedeni ne olursa olsun; birkaç günden uzun süren aglamalar, huzursuzluk, keyifsizlik, kavgacilik, öfke patlamalari, uyku ve istah sorunlari, okul basarisinda düsme, öncesinden farkli davranislar gözlendiginde mutlaka doktorunuza basvurunuz.   1. Bosanmanin çocuklar üzerindeki etkisinin farkina varin: Kendi sorunlariyla ilgilenen anne babalar, genellikle tartismalarinin çocuklari [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Boşanma ve Çocuk</strong><br />
<font color="#4a4a4a" face="Arial">Size bu süreçte isik tutabilecek bilgileri asagida derledik. Nedeni ne olursa olsun; birkaç günden uzun süren aglamalar, huzursuzluk, keyifsizlik, kavgacilik, öfke patlamalari, uyku ve istah sorunlari, okul basarisinda düsme, öncesinden farkli davranislar gözlendiginde mutlaka doktorunuza basvurunuz. </font><br />
<font color="#4a4a4a" face="Arial">  </font></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p align="justify"> <strong></p>
<dt><font color="#4a4a4a" face="Arial">1. Bosanmanin çocuklar üzerindeki etkisinin farkina varin: </font></dt>
<p></strong><font color="#4a4a4a" face="Arial">Kendi sorunlariyla ilgilenen anne babalar, genellikle tartismalarinin çocuklari etkilemedigini düsünürler. Ancak bu dogru degildir, çünkü çocuklar her zaman anne babalarinin birlikte olmasini, birbirlerini sevmelerini isterler. Unutmayin, kaç yasinda olurlarsa olsunlar, çocuklar ayrilik ve tartismalardan çok etkilenirler. Bu gerçegi göz ardi etmeyin. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p class="detail_fix">
<dd>
</dd>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p align="justify"> <strong></p>
<dt><font color="#4a4a4a" face="Arial">2. Çocuklar ne hissederlerse hissetsinler onlara kizmayin: </font></dt>
<p></strong><font color="#4a4a4a" face="Arial">Çocuklarinizin hissettiklerini bastirmalarina ve bosanmadan etkilenmiyorlarmis gibi gözükmelerine izin vermeyin. Oglunun babasini çok özledigini duymak bosanmis bir anne için çok üzücü olabilir. Ancak çocugunuzun bunlari içine atmasi, kendi ruh sagligi açisindan çok daha kötü olacaktir. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<dd>
<p align="justify"><font color="#4a4a4a" face="Arial"> </font></p>
</dd>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p align="justify"> <strong></p>
<dt><font color="#4a4a4a" face="Arial">3. Çocuklarinizin eski yasaminin fazla degismemesine özen gösterin: </font></dt>
<p></strong><font color="#4a4a4a" face="Arial">Çocuklarinizin sadece anne/babasindan degil, aliskin oldugu ev düzeninden de uzaklastigini unutmayin. Tasinma durumu söz konusu olsa bile, görmeye çok aliskin oldugu bazi arkadaslarini ve akrabalarini ayni siklikta görmelerine dikkat edin. Özellikle diger aile fertlerinin gösterecegi ilgi, çocuklarin bosanmadan daha az etkilenmesini saglayacaktir. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<dd>
<p align="justify"><font color="#4a4a4a" face="Arial"> </font></p>
</dd>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p align="justify"> <strong></p>
<dt><font color="#4a4a4a" face="Arial">4. Bosandiginiz esinizle kavga etmemeye çalisin: </font></dt>
<p></strong><font color="#4a4a4a" face="Arial">Aranizda ne kadar çatisma olursa olsun, çocuklariniz, bosandiginiz esinizle kavga etmenizden rahatsizlik duyacaktir. Tartismalariniz çocugunuz hakkindaysa, bu durum çocuklarin arada kalmasina yol açacaktir. Eger tartismaniz gerekiyorsa, bunu asla çocugunuzun önünde yapmayiniz. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<dd>
<p align="justify"><font color="#4a4a4a" face="Arial"> </font></p>
</dd>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p align="justify"> <strong></p>
<dt><font color="#4a4a4a" face="Arial">5. Çocuklariniza her zaman dogruyu söyleyin: </font></dt>
<p></strong><font color="#4a4a4a" face="Arial">Hem annenin hem de babanin ayrilmalarina ragmen, çocuklarini ayni sekilde sevmeye devam edeceklerini söylemeleri gerekir. Çocuklarin terkedilmis hissetmelerine ve bosanma için kendilerini suçlamalarina izin vermeyin. Neler olup bittiginin yavas yavas farkina vardiklari için size sürekli yeni sorular sorabilirler. Onlara sabirli ve anlayisli bir sekilde cevap verin. Annesinin ya da babasinin neden artik onunla beraber yasamadiginin nedenlerini, bunun en dogrusu oldugunu açik olarak anlatin. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<dd>
<p align="justify"><font color="#4a4a4a" face="Arial"> </font></p>
</dd>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p align="justify"> <strong></p>
<dt><font color="#4a4a4a" face="Arial">6. Anne/babanin çocuklarinin yasamindan tamamen çikmasina izin vermeyin: </font></dt>
<p></strong><font color="#4a4a4a" face="Arial">Bazi anne/babalar, çocuklariyla bulusup tekrar ayrilmanin zorluguna dayanamadiklari için bosandiktan sonra onlarla az ilgilenmeyi ya da hiç ilgilenmemeyi tercih edebilirler. Ancak böyle bir davranis, çocuk için daha büyük bir kayip olacaktir. Hangi nedenle olursa olsun anne/babasinin yasamindan tamamen çikmasi, çocuga çok zarar verecektir. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<dt><font color="#4a4a4a" face="Arial"> </font>
</dt>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<dt><font face="Arial"><font color="#4a4a4a"><strong>7. Çocuklarinizla olan iliskilerinizi güçlendirin: </strong>Bosanmadan sonra, çocuklarinizin yasamiyla, neler yaptiklariyla daha çok ilgilenin, kendi yasaminiz hakkinda da çocuklariniza daha çok bilgi verin. Böylece hala sevildiklerini ve hem annelerinin hem de babalarinin onlarla ilgilendigini anlayacaklardir. </font></font></dt>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<dd>
<p align="justify"><font color="#4a4a4a" face="Arial"> </font></p>
</dd>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p align="justify"> <strong></p>
<dt><font color="#4a4a4a" face="Arial">8. Çocugunuzun kötü davranislariyla bas etmeyi ögrenin: </font></dt>
<p></strong><font color="#4a4a4a" face="Arial">Çocuklariniz bosanmadan sonra farkli bir ruh hali içine girebilir. Kötü davranislarda bulunurlarsa, bu davranislarinin nedenini de mutlaka ögrenin. Bazi çocuklar okulda ya da evde asi davranislar sergileyerek, ilgi isteyebilirler. Eger çocugunuzun kötü davranislari ciddi boyutlardaysa, mutlaka doktordan yardim isteyin. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<dd>
<p align="justify"><font color="#4a4a4a" face="Arial"> </font></p>
</dd>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p align="justify"> <strong></p>
<dt><font color="#4a4a4a" face="Arial">9. Anne baba olarak isbirligi içinde olun: </font></dt>
<p></strong><font color="#4a4a4a" face="Arial">Artik evli olmasaniz bile, anne baba olarak isbirligi içinde olmaniz gerektigini asla unutmayin. Çocuklarinizin gelecegi için önemli olan konulari mutlaka tartisin, kararlari birlikte verin. Gerekirse, bir arkadasiniz ya da akrabanizdan da yardim isteyin ve aldiginiz kararlari mutlaka yazin.</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk-4/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma ve Çocuklar</title>
		<link>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuklar</link>
		<comments>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuklar#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 10:04:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/bosanma-ve-cocuklar-85.html</guid>
		<description><![CDATA[BOŞANMA VE ÇOCUKLARBoşanma tatsız bir durumdur. Hem ayrılanlar için, hem çocuklar için, hem de ailelerin diğer üyeleri için&#8230; Ama, ayrılanlar açısından, çıkışı olmayan bir durumdan ziyade, tıkanmış bir ilişkiler yumağından çıkış olarak de görülebilir. Her iki tarafın de görüş birliğinde olmadığı boşanmaların çoğunlukta olduğunu biliyoruz, ama itiraz edenler için bile, o anda fark edilmese bile, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BOŞANMA VE ÇOCUKLARBoşanma tatsız bir durumdur. Hem ayrılanlar için, hem çocuklar için, hem de ailelerin diğer üyeleri için&#8230;</p>
<p>Ama, ayrılanlar açısından, çıkışı olmayan bir durumdan ziyade, tıkanmış bir ilişkiler yumağından çıkış olarak de görülebilir. Her iki tarafın de görüş birliğinde olmadığı boşanmaların çoğunlukta olduğunu biliyoruz, ama itiraz edenler için bile, o anda fark edilmese bile, boşanma aslında bir çıkış yolu olabilir.</p>
<p>Her durumda, çocukların hayatında ortaya çıkmış bu dönüm noktasının ve dönüm noktasının ardından gelen yeni hayatın onları geliştirici olması nasıl sağlanabilir?</p>
<p>Her aile kendine özgüdür. Bu broşürü ayrıntısıyla okumadan önce şunu hatırlatalım: Herkesin durumu farklıdır, kendine özgüdür. Hiçbir boşanma hiçbir zaman birbirine benzemez; çünkü iki aile asla benzer değildir. Bilin ki, çoğu anne-babalarının boşanmasına alışabilir ve alışacaktır. Çocuklar çoğunlukla şaşılacak derecede güçlüdürler. Bazen anne ile baba arasında boşanmadan sonra daha yakın ilişkiler kurulabilir. Zamanla çocukların çoğu boşanmanın getirdiği değişimi kabullenmeyi öğrenecektir. Anne-babanın birbirleriyle iyi iletişim içinde olmaları ve çocuklarına karşı değişmeyen bir sıcaklık ve sevgi hissetmeleri bunu çok daha kolaylaştıracaktır.</p>
<p>Hayat devam eder. Boşanmadan sonra, hayat herkes için devam edecek. Üstelik, boşanan eşler artık karı-koca olmasalar bile, &#8220;akraba&#8221; olarak kalacaklar. Aradaki kan bağı, okula başlangıçlarda, mezuniyetlerde, sünnetlerde, düğünlerde, acılarda, hayatın diğer beklenen ve beklenmeyen dönüm noktalarında karşılaşmayı zorunlu kılacak. Boşanmanın iyisi-kötüsü olmaz; ama, düzgün bir şekilde, çocuklarımızı örselemeden, nasıl boşanılır; onu birlikte düşünelim.<br />
BOŞANMA ÖNCESİ HAZIRLIK</p>
<p>Çocuk açısından boşanma, ailenin bir anlamda yok olması ve ebediyen kaybedilmesi olarak görülebilir. Bazı bağlar sürmekle birlikte, içine doğduğu aile artık yoktur. Bu durum kayıp ve üzüntü duyguları uyandırır. Boşanmanın çocuklar üzerinde yarattığı gerilimin ne derece olacağı ve ne kadar süreceği bir çok etkene, ama en çok anne-babadan edebilecekleri çeşitli yollar vardır.</p>
<p>Ayrılık ya da boşanma hakkında çocuklarınızla konuşarak başlayın.</p>
<p>Çocuklarınızın neleri anlayıp anlayamayacağı konusunda düşünün. Açık ve dürüst olun. Özellikle onları doğrudan etkileyecek değişiklikler ve olacaklar hakkında bilgi sahibi olmaları, rahatlatıcıdır.</p>
<p>Değişikliklerin adım adım, yavaş yavaş gerçekleşmesini sağlayın. Aynı anda birçok değişiklik yapmayın. Bu çocuğunuzun boşanma esnasında ve sonrasında, olayların hızı ile başının dönmesini önler; kendisini daha güvende hissetmesini sağlar.</p>
<p>-Çocukların sık sorduğu sorular:</p>
<p>-Neden boşanıyorsunuz?</p>
<p>-Sen ve babam/annem tekrar bir araya gelecek misiniz?</p>
<p>-Benim yüzümden mi boşanıyorsunuz?</p>
<p>-Okulumu değiştirmek zorunda kalacak mıyım?</p>
<p>-Annemi/babamı ne sıklıkta göreceğim?</p>
<p>-Arkadaşlarımı görebilecek miyim?</p>
<p>-Büyükannemi ve büyükbabamı görebilecek miyim?</p>
<p>-Fakir mi olacağız?</p>
<p>-Yaz kampına gidebilecek miyim?</p>
<p>-Tatillerimi kiminle geçireceğim?</p>
<p>Aynı zamanda çocuklarınızla, onların aile içindeki rollerinin değişip değişmeyeceği hakkında konuşun. Eğer siz tekrar çalışmaya başlayacaksanız veya iş saatleriniz değişecekse, evde onların yardımına ne kadar ihtiyaç duyacağınızı belirtin (sofrayı kurma, kendi odalarını temizleme gibi&#8230;) Ancak çocuklarınızdan eski eşinizin yerini almalarını beklemeyin, bu anlama alınabilecek ifadelerden kaçının: &#8220;Artık bu ailenin erkeği sensin&#8221; veya tek dayanağım sensin&#8221;. Eğer hayatınızdaki değişiklikler baş edemeyeceğiniz bir hale gelirse bir danışmana başvurun. Danışman, duygularınızı çözümlemenize ve olaylarla başa çıkmanıza yardım edebilir.</p>
<p>Çocuğunuza boşanma konusunda dürüst davranın.</p>
<p>Boşanma esnasında çocuğunuzu ilgilendiren her konuda sizin ve eski eşinizin aynı fikirde olması kolay olmayabilir. Çocuklarla ayrılık hakkında konuşmadan önce birçok kararı vermiş olmanız onlar için en iyisi olacaktır. Neler olup bittiği konusunda onlara açıkça ve basitçe bilgi verin. Bu değişikliklere alışmanın zaman alacağını, ancak yeni aile düzeni içinde de hayatın mutlu gerçeğini vurgulayın.</p>
<p>Çocuklarınızın hislerini anlamak için elinizden gelenin en iyisini yapın.</p>
<p>Durum sizin için zor ise, çocuklarınız için daha zor olacaktır. Onları duygularını ifade etmeleri için cesaretlendirin. Olaydan etkilenen herkesin hissettikleri hakkında konuşması işe yarar, yaşanan gerilimi azaltabilir.</p>
<p>BOŞANMA AŞAMASI</p>
<p>Boşanma aşamasında çocuklarınız anne ve babanın her birinden özel ilgi görmek ve kendilerine zaman ayrılmasını isteyebilirler. Bu herkes için, ama özellikle çocuklar için zor bir süreçtir. Aşağıdaki önerileri aklınızda bulundurun:</p>
<p>Kızgınlığınız ya da hukuki mücadele çocuğunuzun ihtiyaçlarını göz ardı etmenize sebep olmasın. Çocuklar boşanmış anne-baba arasında geçen tartışmalara dolaylı dolaysız tanık olmamalıdırlar. Anne babadan her ikisi de geri adım atabilmeli ve uzlaşmaya razı olabilmelidir. Uzlaşmakta zorlanıyorsanız, özellikle boşanmanın erken evresinde bir arabulucudan yararlanın; bu avukatınız ya da bir saygın aile büyüğü ya da dostu olabilir.</p>
<p>İletişim. Eski eşinizle iletişim halinde olmanız ve işbirliği yapmanız çocuklarınızın iyiliği için gereklidir. Unutmayın, her ikiniz de çocuklarınızı yetiştirmekle yükümlüsünüz. Anne-babalar bazen çocuğun bakımıyla ilgili meseleleri, çocuğu eski eşlerine götürdüklerinde veya teslim alırken tartışırlar. Eğer bu tür yüz yüze konuşmalar tartışmayla sonuçlanıyorsa, bu konuları telefonla görüşün, veya elektronik posta kullanın. Süregelen anlaşmazlıkları çözmek için bir danışmadan yardım isteyin.</p>
<p>Görüşme ve velayet düzenlemeleri herkesçe kabul edilebilir olmalı. Medeni kanundaki hükümler, anne-babalara çeşitli görüşme-velayet düzenlemeleri yapma konusunda belli esneklikler sağlamaktadır. Velayetin fiziki boyutu çocuğun yaşadığı yere bağlıdır. Yasal velayet anne-babaların çocuklarının eğitimleri, tıbbi tedavileri vb. temel konularda söz hakkına sahip olmalarıdır. Yasal anlaşmazlıkları önlemek amacını güder; eğer çiftler kendileri uygun bir &#8220;yasa&#8221; da anlaşabilirse, ideal olan budur. Ancak, güven ilişkisinin zedelenmişliği, karşılıklı mutabakatların ömrünü kısaltır, denetimini de imkansızlaştırır.</p>
<p>Tarafların &#8220;iyiniyeti&#8221; ni sağlayacak ve denetleyecek tek öge çocukların yararı olacaktır. Görüşme düzeni ve kararların nasıl alınacağı konusunda ayrıntılı düzenlemeler yapılabilir. Çocuklar anne ve babalarında dönüşümlü olarak ve eşit sürelerle kalabilir, veya hafta içi-sonu, okul zamanı-tatil şeklinde ayarlamalar yapılabilir. Çocukların maddi, duygusal ve eğitimsel sorunlarıyla her iki ebeveynin de aktif olarak ilgilenmesini sağlar. Acil kararlar konusunda anne ve babanın birbirini yetkilendirmesi, hızlı karar verilmesi gereken durumlarda, bir iletişim aksaklığında, gereksiz gecikmeleri önler. Çocuğun çıkarının korunabilmesini sağlar.</p>
<p>Çocuklarınızın eski eşinizle ilişkisine saygı gösterin. O sizin &#8220;ex&#8221; eşiniz olabilir, ama çocuğunuzun &#8220;ex&#8221; annesi ya da babası değil. Diğer ebeveyn arasındaki ilişkiye saygı gösterin. Onunla kendilerini suçlu, ya da size karşı sadakatsiz hissetmeden zaman geçirebilmelerine izin verin, sadece izin vermeyin, bunu gerçekleşmesini sağlayın. Eski eşiniz çocuklarınıza bakmayı kesinlikle reddetmediği sürece, fikir ayrılıklarınızın çocuklarınızı ondan uzak tutmasına izin vermeyin. Hem annesiyle, hem de babasıyla kuvvetli sevgi bağları oluşturmuş bir çocuk geleceğe en iyi hazırlanandır.</p>
<p>&#8220;Ben terkedilecek bir çocuğum&#8221;. Çocuklarınızı, kimle yaşıyor olursa olsunlar, sevginizin değişmezliğine ikna edin. Öbür tarafı tercih ettiği, onu daha çok sevdiği gibi sitemler, onun sizi kaybetme korkusunu kamçılayabilir. Çocuklar çoğunlukla anne-babadan biri onları terk ederse, diğerinin de terk edeceğini düşünürler: &#8220;ben terk edilecek bir çocuğum&#8221;.</p>
<p>Çocuklarınızın gündelik programlarının sade ve önceden belli olmasını sağlayın.</p>
<p>Çocuklar ayrılık ve boşanma sürecinde çok fazla değişim yaşarlar. Değişimin sarsıcılığını azaltmak için günlük alışkanlıklarını pek değiştirmeden korumaya çalışın. Boşanma sonrasında, anne-baba kendini suçlama eğilimine girebilir. İşlerin kontrolünü çocuklara vererek kendini bağışlatacağını bilinçli-bilinçsiz düşünen birçok anne-baba var. &#8220;Sen nasıl istersen öyle&#8230;&#8221; yaklaşımı, tahminlerin aksine, çocukta gerginliği ve tedirginliği arttırıcı bir etki yapar. Gereksiz bir sorumluluk duygusu yaratır.</p>
<p>Güvenilir ve tutarlı olun. Çocuklarınızla her dakika birlikte olmasanız da, annesi/babasısınız. Sizin onlardan beklentilerinizi bilmeleri ve ona göre davranmaları gerekir. Ayrı yaşayan anne-babalar, çocuklar için belirli ve tutarlı kurallar koymaya çalışırsa, çocuklar çelişkiye düşmezler.</p>
<p>ÇOCUKLAR NASIL TEPKİ VERİRLER?</p>
<p>Ayrılık /boşanma yaşayan ailelerde, çocukların hissettiklerinin iyisi-kötüsü, doğrusu-yanlışı nedir, bunu tam belirlemek mümkün değil. Çocuklar yaşlarına, cinsiyetlerine, duygusal güçlerine ve aile desteğine bağlı olarak farklı tepkiler gösterebilirler.</p>
<p>Tepki göstermek normaldir, süresine ve şiddetine bakmalı.</p>
<p>Çoğu çocuk anne-babalarının boşanmasını veya ayrılığını kabul etmekte zorlanır. İlk söyleyeceğiniz de bunu saptamak ve onlara açıkça aktarmaktan ibarettir: &#8220;Kafan karışabilir, sinirli, gergin, hırçın olabilirsin. Öyle değilmiş gibi yapma, seni geren, kasan durumlar hakkında biraz konuş&#8230;&#8221;</p>
<p>Tepkiler yaşa göre değişir. Yaş, tepkilerin niteliğini belirleyen en önemli gelişimsel etkendir. Yaşa göre sıraladığımız aşağıdaki tepkiler, durup üzerinde düşünmenizi sağlayabilir ve birisine danışmanızı gerektirebilecek durumlar hakkında bir fikir verebilir. Sıraladığımız davranış ve duygular, aşırılık ve süreklilik gösterdiğinde, tepki zarar verici olmaya başlamış demektir.</p>
<p>5 yaşından küçükler;</p>
<p>-kederli görünebilir,</p>
<p>-başka insanlardan korkabilir,</p>
<p>-anne/babadan ayrılmak istemeyebilir,</p>
<p>-uyku problemleri yaşayabilir,</p>
<p>-yemek problemleri yaşayabilir,</p>
<p>-huysuzluk nöbetlerine girebilir,</p>
<p>-tuvalet eğitimiyle ilgili zorluklar gösterebilir,</p>
<p>-boşanmadan kendilerini sorumlu hissedebilirler (buna özellikle 3-5 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır).</p>
<p>Okul çocuğundaki çocuklar;</p>
<p>-karamsarlaşır, içe kapanıklaşabilir,</p>
<p>-öfkelenebilir,</p>
<p>-dikkati dağılır, toplanamaz,</p>
<p>-notları düşebilir,</p>
<p>-huysuzluk krizleri geçirebilir,</p>
<p>-sürekli sızlanır,</p>
<p>-saldırganlaşabilir,</p>
<p>-anne-babayı tekrar bir araya getirme çabasına girer,</p>
<p>-anne ya da babadan birisinden yana olmaları bekleniyormuş gibi taraf olur.</p>
<p>Ergenlik çağındaki çocuklar;</p>
<p>-İçe kapanabilir,</p>
<p>-mutsuz hissedebilirler,</p>
<p>-öfkesini kolayca gösterebilir.</p>
<p>-saldırganlaşabilir,</p>
<p>-vakitsiz veya riskli cinsel ilişki, uyuşturucu kullanımı gibi riskli davranışlara girebilir</p>
<p>-boşanmanın yaşantısında ekonomik bozulma yaratmasından kaygılanabilir.</p>
<p>BOŞANANLAR  NASIL TEPKİ VERİRLER ?<br />
Anne ve babanın boşanmanın da, evlenme gibi, zaman gerektiren bir süreç olduğunu ve ayrılığın tamamlanmasının mahkeme işlemlerinden daha uzun sürebileceğini başta kabullenmeleri gerekir. Anne babaların boşanmanın etkileriyle mücadele etme tarzları çocukların buna uyum sağlama süreçlerini de etkileyecektir. Boşanmaya karşı pek çok yetişkinin gösterdiği en yaygın tepki depresyondur. Depresyondayken, mantığınız, gücünüz her zamanki kadar iyi olmayabilir. Bu tip bir sorunun tedavisinden kaçınmayın. Sizin sağlıklı olmanız bu zor zamanda çocuklarınıza yardımcı olabilmeniz için şarttır.</p>
<p>Anne ya da babanın öfkesi, bir tarafından diğerine karşı çocukların bir biçimde kullanılmasıyla sonuçlanabilir. Birbirleriyle sürekli mücadele halinde olan anne-babalar çocuklarının boşanma ve ayrılığa uyum sağlamalarını daha da zorlaştırırlar.</p>
<p>Gerçekleştirilmesi çok zor bir öneri: Anne-baba birbirine, kendisine duyduğu öfkenin bilincinde olduğu ölçüde, öfkenin kontrolü kolaylaşacaktır. Çocuk herkesin kendisini bir tarafa çektiği durumlarda, iyice şaşkınlaşıp, duygusal olarak zor durumda kalabilir.</p>
<p>Gelecek için söz vermeli mi? &#8220;Evlenecek misin, evlendiğin kişi bizi ne yapacak? &#8220;Bu sorulara kendinizi bağlayıcı, ileride yalancı çıkartıcı cevap vermekten kaçınmanızı öneririm. Onun çıkarlarını her şeyin üstünde tutacağınıza söz vermekten çekinmeyin; bu sözü tutarsınız. Büyük olasılıkla, bir sonraki evlilik kararınızı verirken, çocuğunuza ilişkin durum önemli bir rol oynayacaktır. Bu, en az yeni bir eş arayışı kadar doğaldır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuklar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma ve Çocuğunuz</title>
		<link>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocugunuz-2</link>
		<comments>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocugunuz-2#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Apr 2008 21:38:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Boşanma bir evliliğin sona erişinin hukuksal tanımıdır. Psikolojik açıdan ele alındığında aile bütünlüğünün bozulması ve bütün aile bireylerini olumsuz etkileyen karmaşık bir olgudur. Boşanma bir evliliğin sona erişinin hukuksal tanımıdır. Psikolojik açıdan ele alındığında aile bütünlüğünün bozulması ve bütün aile bireylerini olumsuz etkileyen karmaşık bir olgudur. Evlilik bir seçim olduğuna göre evliliği sonlandırmak da bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boşanma bir evliliğin sona erişinin hukuksal tanımıdır. Psikolojik açıdan ele alındığında aile bütünlüğünün bozulması ve bütün aile bireylerini olumsuz etkileyen karmaşık bir olgudur.	Boşanma bir evliliğin sona erişinin hukuksal tanımıdır. Psikolojik açıdan ele alındığında aile bütünlüğünün bozulması ve bütün aile bireylerini olumsuz etkileyen karmaşık bir olgudur.</p>
<p>Evlilik bir seçim olduğuna göre evliliği sonlandırmak da bir seçimdir. Eşler birbirleri ile iletişim kurmakta zorlandıklarında, paylaşım azaldığında, başka biri ile birlikteliğe karar verdiklerinde vb. nedenlerle boşanmayı isteyebilir. Boşanma olayı, buna karar veren erişkinlerde bile ruhsal sorunlara yol açmakla beraber bu durum çocuklarda daha da karmaşık bir hale dönüşebilir.</p>
<p>Pek çok kişinin evliliğini çocuklarını düşündüğü için sonlandırmak istemediğini duyuyoruz. Bana göre; sürekli kavga gürültünün olduğu bir aile ortamında yaşamak çocukların gelişimlerini ve ruhsal durumunu daha da olumsuz etkileyebilir. Tabii ki her çatışmada ve olumsuz durumda boşanma olsun demek istemiyorum, ama hiçbir çıkar yol yoksa boşanmak kaçınılmazdır. Ancak bu olayı dramatize edip, işin içinden çıkılamaz bir hale dönüştürmemek gerekir.</p>
<p>Eşler boşanma kararı aldıktan sonra bu durumu birlikte çocukları ile paylaşmalı. Zor olsa bile çocukların önünde sakin görünmeye ve kontrolü kaybetmemeye çalışmalıdır. Eğer eşler kendilerinden emin görünür ve tutarlı konuşurlarsa, çocuklar üzülseler bile durumu daha kolay kabul edeceklerdir. Şunu unutmamak gerek; eşler birbirinden boşanabilir, ancak çocuklarından boşanamazlar.</p>
<p>Boşanmış anne babalara sahip olmak ya da boşanmış bir ailenin üyesi olmak kendi başına zararlı değildir. Önemli olan, aile üyeleri arasındaki ilişkilerin ve aile hayatının kalitesidir. Çocukların ayrılma ve boşanmaya gösterdikleri tepki büyük ölçüde eşlerin birbirlerine tepkilerine bağlıdır. Çocuğun en az zararla bu olayı atlatmasını sağlamak gerekir.</p>
<p>Boşanma kararı alındıysa bu durumu çocuklardan saklamamak en doğru yoldur. Eşlerden biri hiçbir açıklama yapmadan evden ayrılırsa çocuk reddedildiğini ve istenmediğini düşünebilir ve her şeyin sorumlusu olarak kendini görebilir. Onlarla konuşurken eşinizle aranızdaki sorunlardan ve ayrılma kararınızdan onların sorumlu olmadıklarını belirtin. Çocukların önünde mutsuz görünmemeye ve kontrolünüzü kaybetmemeye çalışın. Sorulara açık ve net cevaplar vermeye ve birbirinizi suçlamamaya çalışın. Ayrıca istediği zaman evden ayrılan ebeveyni görebileceği belirtilmeli.</p>
<p>Çocukların ruhsal olarak sağlıklı gelişebilmeleri ve insanlarla kalıcı ve sevgi dolu ilişkiler kurabilmeleri onların hayatlarındaki en önemli kişilere anne babalarına yakın olmalarına bağlıdır. Eşler boşanma döneminde öfke, kırgınlık, küçümsenme ve suçluluk duygularını bir arada yaşarlar, ancak çocukları bunlardan uzak tutmak gerekir.</p>
<p>Çocuklarınızın boşanmanıza uyum sağlamalarına yardım etmek için atacağınız ilk adım yapmanız gereken şeylerin bilincine varmaktır.</p>
<p>- Ailenizin kendine özgü koşulları içerisinde ayrı yaşama ve boşanmanın ne anlama geldiğini çocuklarınızın anlamalarını sağlamak,</p>
<p>- Çocuklarınıza yaşlarına uygun biçimde boşanmanın onları nasıl etkileyeceğini somut ifadelerle açıklamak,</p>
<p>- Çocuklarınızı her zaman sevileceklerine ve en iyi şekilde bakılacaklarına inandırmak ve bu yönde davranmak,</p>
<p>- Çocukları diğer ebeveyn ile mutlu ve sıcak bir ilişki sürdürmek için cesaretlendirmek ve bunun için elinizden geleni yapmak,</p>
<p>- Eski eşinizle ilişkiyi mümkün olduğu kadar sorunsuz sürdürmek. Bu mümkün değilse, sorunları çocuklara yansıtmamak,</p>
<p>- Çocuklarla ilgili konularda eski eşinizle işbirliği yapmak,</p>
<p>- Çocuklarınızın sizin için önemli ve değerli varlıklar olduğunu hissetmelerini sağlamak,</p>
<p>- Hayatlarındaki başka insanlardan ve uzmanlardan yardım ve rehberlik istemeleri için çocuklarınıza yardım etmek.</p>
<p>Boşanmalar o kadar yaygınlaştı ki, mutlu bir aile yaşamı olan çocuklar bile en yakın arkadaşlarının anne babası gibi, kendi anne babalarının da boşanacağı endişesini taşımaktadır.</p>
<p>Çocuğunuza yardımcı olmak istiyorsanız, çocuğunuzun duygu ve düşüncelerini paylaşmaya ve onu dinlemeye ve anlamaya çalışın. Ayrıca boşanma süreci başladığında onları mahkeme ortamından uzak tutmalı ve taraf tutmak zorunda bırakmamalısınız. Eşler çocukları ile ilgili kararlarda bir araya gelebilmeli. Çocuğunuzu eski eşinizi cezalandırmak için kullanmamalısınız.</p>
<p>Çocuklarınıza davranışlarınızla ve sözel olarak onları çok sevdiğinizi belirtin.</p>
<p>Bütün bunlara ek olarak kendinizin ve çocuğunuzun boşanmadan kaynaklanan sorunlarla başa çıkmanız için bir uzmandan yardım almanız en doğru davranıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocugunuz-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BOŞANMA VE ÇOCUK 3</title>
		<link>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk-3</link>
		<comments>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk-3#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Apr 2008 17:17:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[Kuşkusuz bir çocuk fiziksel ve psikolojik gelişimini en güzel şekilde ailesinin içinde tamamlar. Çocuk hem annenin hem de babanın ilgisine, sevgisine, şefkatine muhtaç bir varlıktır. Çocuğun ruhsal ve zihinsel açıdan sağlıklı olmasının başta gelen şartlarından birisi elbette ki kişiliğinin ideal bir aile tarafından yoğrulmasıdır. Ancak günümüzde yıkılan ailelere ne yazık ki oldukça sık rastlıyoruz. Şu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hamileportal.com/cocuk/aile.jpg" height="300" width="300" /></p>
<p>Kuşkusuz bir çocuk fiziksel ve psikolojik gelişimini en güzel şekilde ailesinin içinde tamamlar. Çocuk hem annenin hem de babanın ilgisine, sevgisine, şefkatine muhtaç<br />
bir varlıktır. Çocuğun ruhsal ve zihinsel açıdan sağlıklı olmasının başta gelen şartlarından birisi elbette ki kişiliğinin ideal bir aile tarafından yoğrulmasıdır. Ancak günümüzde yıkılan ailelere ne yazık ki oldukça sık rastlıyoruz.</p>
<p>Şu bir gerçek ki boşanmanın yükünü en fazla çocuklar çekiyor. Boşanma çocuğun hiç istemediği fakat kaçınılmaz olarak sonuçlarına katlanmak zorunda kaldığı bir durumdur. Boşanan eşler yeterince sorumlu davranmadıkları takdirde çocukta uyum ve davranış sorunları ortaya çıkabilir.</p>
<p>Çocuğun dünyasından boşanmaya bakarsak, çocuk genellikle boşanmadan dolayı kendisini suçlu hisseder. Anne ve babasının kendisi yüzünden anlaşamadığını, onun yüzünden boşandıklarını zanneder. Bu durumda anne ve babanın yaklaşımları daha da önem kazanmaktadır. Anne babalar aralarındaki sorunları çocuğa yansıtmaktan özenle kaçınmalılar. Çocuk aile içindeki anlaşmazlıkların kaçınılmaz sonuçlarını zaten görür, bu durumun sorumlusunun kendisi olduğunu düşünür.</p>
<p>Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkisi<br />
Anne babası boşanan bir çocuk zaten o yaşta yaşayabileceği en büyük travmalardan birini yaşamaktadır. Boşanma öncesinde devamlı didişen anne baba, çocuğu depresyona iten bir sebeptir. Aileler boşanma öncesinde ve sonrasında aralarındaki sorunları çocuklarına asla yansıtmamalıdırlar.</p>
<p>Çocuğun duygusal belleğinin olduğundan, yaşadığı her şeyi kaydettiğinden bahsetmiştik. Çocuk çok küçük bile olsa çevresinde olan biteni takip etmekte, sorunları hissetmektedir. Sorunları hisseden çocuk sıkıntısını söz diliyle anlatamadığı için bunu farklı şekillerde dışarıya yansıtır. Bu durum tırnak yeme, altını ıslatma şeklinde ortaya çıkabilir. Çocukta psikosomatik hastalıklar gözlenebilir; sık sık hasta olur, kusar, bağırsakları bozulur. Evden, okuldan kaçma, kendisine ait olmayan şeyleri alma, uyuşturucuya yönelme gibi durumlar yaşanabilir. Yıkılan ailelerde çocukluk depresyonlarına da çok sık rastlıyoruz. Aileler ne yapıp edip çocuğun kendisini boşanmanın sorumlusu olarak görmesini engellemeli ve çocuğun psikolojik ihtiyaçlarını karşılamaya özen göstermelidir. Anne baba ayrılsa da annelikten ve babalıktan istifa etmemelidir.</p>
<p>Boşanma Çocuğa Nasıl Anlatılmalı?<br />
Ebeveyn çocuk ilişkisinde temel bir ilkemiz vardır: Çocuğu büyük insan yerine koyup ona olan biteni anlayabileceği bir dille anlatmak, fakat karşılığında büyük bir insan gibi tepki vermeyebileceğini kabul edip sabırlı ve anlayışlı olmak. Bu ilke çocuk için aşılması zor bir engel olan anne baba ayrılığında da uygulanmalıdır.</p>
<p>Anne babalar ne yapıp edip çocuğu kendi aralarındaki sorunlardan uzak tutmalı, kaldıramayacağı sorunları çocuğa yansıtmamalıdır. Ancak boşanma çocuktan saklanılamayacak bir durumdur. Sorunları çocuğa yansıtmamak için olan biteni ondan saklamak çözüm değildir. Çocuk zaten ailesinde yaşananları takip edecek, anne baba onu bu konudan haberdar etmezse olayları zihninin elverdiği ölçüde yorumlayacaktır.</p>
<p>Çocuğun yaşananları doğru algılaması için olayı ona bizim anlatmamız faydalı olacaktır. Aksi halde çocuk zihin kapasitesinin üstünde olan bu durumu yanlış anlar ve büyük bir ihtimalle suçu kendisinde arar.</p>
<p>Anne baba boşanma durumunu anlatırken çok açık ve net bir dil kullanmalıdır. Ebeveynler çocuğa yaklaşırken şöyle bir tutum sergileyebilirler: &#8220;Biz senin üzüleceğini, bir müddet mutsuz olacağını biliyoruz. Bir süre bu duruma katlanman gerekiyor ama senin bu durumla ilgili hiçbir suçun ve sorumluluğun yok. Bu tamamen bizden kaynaklanan bir olay.&#8221; Anne baba çocuğa bu mesajı verebilirse çocuk bu durumdan en az zararla çıkmış olur.</p>
<p>Boşanmadan Sonra Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar<br />
Boşanma aile birliğinin yıkılması ve yerine yeni bir düzen kurulması anlamına gelen zor bir süreçtir. Çocuk için önemli bir travma nedeni olabilecek bu dönemin en az zararla atlatılabilmesi için ailelerin dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu başlık altında öncelikle ailelerin bu süreçte düşmemeleri gereken hataları vurgulayalım.</p>
<p>Evlilik esnasında taraflardan biri gerçekten mağdur edilmiş, çok canı yanmış olabilir. Ancak unutulmamalı ki bu mağduriyetin sebebi olarak görülen kişi, aynı zamanda çocuğunuzun annesi ya da babasıdır. Elbette acı çeken bir kişi bunu eşiyle dostuyla paylaşmak isteyecektir fakat bunu yaparken bile çok dikkatli olmak gerekir. Böyle bir konuşma esnasında çocuğun da aynı ortamda bulunmamasına özen gösterilmelidir.</p>
<p>Boşanmanın ardından anne babaların çocuğu kazanma yarışına girmelerine sık sık rastlıyoruz. Bazı ebeveynler çocuğu kendi taraflarına çekmek için çocuğa yanlış mesajlar veriyorlar. Öyle şeyler yaşanıyor ki, çocuk annesinden ya da babasından uzaklaşsın, diğer tarafı seçsin diye &#8220;Annen/Baban seni sevmiyor zaten&#8221; diyenler, karşı tarafı suçlayanlar dahi oluyor. Bu sözler çocuğun ruh dünyasında tahmin edilemez boyutlarda yaralar açar. Bu çok yanlış ve çocuk açısından çok yaralayıcı bir tutumdur. Eşler ayrılsalar bile çocuğu annesinden ya da babasından ayırmaya çalışmak, eski eşten öç almak için çocuğu kullanmak çocuğun ruh sağlığı açısından asla düşülmemesi gereken hataların başında gelir.</p>
<p>Boşanmanın ardından anne babalar çocuğu kendi taraflarına çekmek için onun istediği her şeyi yapma yanılgısına da düşebilirler. Her istediğinin yapılması çocukta disiplin eksikliğine yol açar. Oysa ki disiplin, doğru kullanıldığı takdirde sağlıklı bir kişilik gelişimi için elzem bir unsurdur. Disiplinli olmaya alışmamış bir çocuk ileride sosyal yaşama adapte olmakta zorluk çekebilir.</p>
<p>Boşanma sürecinde yapılmaması gereken hataların altını çizdik. Şimdi de boşanan eşlerin yerine getirmeleri gereken bazı görevlerini vurgulayalım.</p>
<p>Boşanan eşler, aralarında yaşanan kötü olaylara rağmen arkadaş olmaya gayret göstermeliler. Yaşamı boyunca çocuğun önüne çıkabilecek bir sürü problem olabilir. Anne babanın kimi zaman bu problemlere birbirlerine danışarak çözüm bulmaları, ortak kararlar alıp uygulamaları gerekir. Herhangi bir iş arkadaşı gibi, hiç olmazsa telefonla görüşülebilir. Unutulmamalı ki anne babanın kendi sorumluğunda olan çocuklar her türlü husumetten, öfkeden daha önemlidir. Dağılan bazı aileler çocukları için bazen bir araya gelip arkadaş gibi davranabiliyorlar. Bunu başarabilmek çocuğun bu dönemi yaralanmadan atlatmasına yardımcı olacaktır.</p>
<p>Boşanma sonrasında ebeveynlerin sorumlulukları artabilir. Boşanmadan önce çalışmayan bir anne ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmaya başlamak zorunda kalabilir. Bir evin sorumluluğunu tek başına yüklenmek, çocuk sahibi olmanın ve işin gereklerini bir arada yerine getirmek zordur. Fakat burada yine bir ilkemizi tekrarlama ihtiyacı duyuyoruz. Bir insanın, iyi ve başarılı olması önemlidir ama bundan daha önemlisi iyi bir anne ya da baba olmasıdır.</p>
<p>Bir çocuk, anne babasının ilgisine, onlarla birlikte vakit geçirmeye muhtaçtır. Bu noktada sürekli ve nitelikli birliktelik, çocukla geçirilen kaliteli zaman kavramı önem kazanır. Anne ya da baba çocuklarıyla ilgilenirken bütün dertlerini, sorumluluklarını bir kenara bırakıp çocuğa odaklanmalıdırlar. Çocuk annesinin ya da babasının aklının başka yerde olduğunu hissederse kendisini dışlanmış gibi hisseder ve bir yere ait olma ihtiyacı duyar. Çocuk kendisine önem verilmediğini hissetmemeli, kendisini güvende ve ailesine ait hissetmelidir. Çocuğun psiko-sosyal ihtiyaçlarının karşılanması kişilik gelişimi açısından çok önemlidir. Anne baba çocuğunun ihtiyaçlarını görüp doyurmazsa çocuk, içgüdüleriyle bazı anlık zevklere yenilebilir, aidiyet duygusunu yanlış insanlarla tatmine yönelebilir.</p>
<p>Çocuğun cinsel gelişimi açısından da vurgulanması gereken noktalar var. Bilindiği gibi erkek çocuklar cinsel kimliklerini babadan, kız çocuklar anneden alırlar. Örneğin üç yaşındaki bir erkek çocuk sürekli olarak anne, anneanne, teyze arasında büyürse, çevresinde yeterli erkek model yoksa cinsel kimliği yanlış gelişebilir. Çocuk yanlış cinsel özdeşimler kurabilir. Babanın erkek çocukla zaman geçirmesi önemlidir. Kuşkusuz aynı ilişki anne ve kız çocuk arasında da gereklidir.</p>
<p>Hatırlanacağı gibi bu hususu &#8220;Anne Babası Vefat Eden Çocuklar&#8221; başlığı altında da vurgulamış, annesi vefat eden bir kız çocuğunun teyzesiyle, halasıyla, babası vefat eden bir erkek çocuğunun ise dayısıyla, amcasıyla birlikte vakit geçirmesini önermiştik. Oysa ki burada çok daha şanslı bir durumla karşı karşıyız. Aileler annenin de babanın da hayatta olmasının kıymetini bilmeli, çocuklarıyla birebir iletişim kurmayı ihmal etmemelidir. Çocuklarına verilecek sevgi, şefkat, kendini güvende hissetme duygusu hiçbir şeyle ölçülemeyecek kadar büyük bir hediyedir.</p>
<p>Kimi zaman boşanmaların ardından ikinci evlilikler gündeme geliyor. Anne babalar ikinci evliliklerini yapınca ilk evliliklerden getirilen çocuklarla üvey anne babalar arasında bazı uyum problemleri yaşanabiliyor. Gerçi bu ilişkiyi çok iyi dengeleyen aileler de oluyor. Üvey anne eğer kendisini aşabilen, gerçeklerle yüzleşebilen biriyse denge kurup adil davranmayı başarabiliyor. Fakat problemli ailelere de çok daha sık rastlıyoruz. Bu nedenle üvey anne çocuk ilişkisine bu başlık altında değinmek yerine bu konuyu ayrı bir başlıkla değerlendirmeyi daha faydalı buluyoruz.</p>
<p>Boşanma konusu üzerine söylediklerimizi özetlersek; boşanmalardan çocuğun nasıl en az zararla çıkabileceğini düşünmek gerekir. Çocuğun boşanmadan ötürü kendi suçlaması muhakkak önlenmelidir. Ebeveynlerin &#8220;Biz ayrılıyoruz ama annelikten babalıktan ayrılmıyoruz. Arkadaş kalacağız ve senin iyiliğin için elimizden gelen her şeyi yapacağız&#8221; mesajını çocuğa vermeleri, ayrıldıktan sonra da geçmişte yaşananlara sünger çekip çocuğun ihtiyacı doğrultusunda dayanışmaya girmeleri çocuk açısından en iyisidir. Çocukluk döneminin kişiliğin oluşması açısından ne denli önemli olduğunu biliyoruz. Çocuğun bu dönemi mümkün olduğunca sağlıklı geçirmesi için aileler ellerinden gelen özeni göstermelidirler.</p>
<p>KAYNAK : Prof. Dr. Nevzat Tarhan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk-3/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma Ve Çocuk 2</title>
		<link>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk-2</link>
		<comments>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk-2#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Apr 2008 15:03:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Boşanma Sebepleri Evlilik, her kurum gibi zaman zaman aksayan yönleri olan bir kurum, bu aksaklıklar giderilemediğinde ise sonuç ne yazık ki boşanmayla noktalanıyor. Evlilik süresince aileye yeni bir birey katıldıysa boşanma daha sancılı oluyor. Evliliğin bitmesine yol açan sebepler çok çeşitli olabilir, en çok görülen sebepleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: Ekonomik sorunlar Eşlerin sosyo-kültürel yapı farklılıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><img src="http://www.divorcemyself.com/images/btmcontent_child.gif" height="209" width="330" /></h3>
<p><strong>Boşanma Sebepleri</strong></p>
<p>Evlilik, her kurum gibi zaman zaman aksayan yönleri olan bir kurum, bu aksaklıklar giderilemediğinde ise sonuç ne yazık ki boşanmayla noktalanıyor. Evlilik süresince aileye yeni bir birey katıldıysa boşanma daha sancılı oluyor. <em>Evliliğin bitmesine yol açan sebepler</em> çok çeşitli olabilir, en çok görülen sebepleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:</p>
<ol>
<li>Ekonomik sorunlar</li>
<li>Eşlerin sosyo-kültürel yapı farklılıkları</li>
<li>Cinsel sorunlar</li>
<li>İletişim bozukluğu</li>
<li>Eşlerden birinin ihaneti</li>
<li>Aile içi şiddet</li>
</ol>
<p>Yukarıdaki sebepler nedeniyle evlilik sorunları yaşayan bir çiftin anne-baba olarak da çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilmelerini bekleyemeyiz; anne ya da baba ayrı ayrı çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler kursalar bile, birlikte çocuklarına karşı tutarlı, dengeli tutum ve davranışlar sergilemekte güçlük çekeceklerdir. Bir evliliği başa çıkılamayan, çözüm üretilemeyen, süregen sorunlarla devam ettirmenin çocuk üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler, bazen boşanmanın kendisinin yaratacağı etkilerden daha fazla ve yıkıcı olabilir.</p>
<p><em>Boşanmanın sebebi ve şekli, çocukların boşanmadan ne kadar etkileneceğini belirler;</em></p>
<p>Örneğin, anlaşmazlık (iletişim bozukluğu) nedeniyle biten bir evlilikle, eşlerden birinin ihaneti sonucu biten bir evliliği karşılaştıralım. İlkinde, eşler daha uzlaşmacı ve çocukla ilgili sorunların üstesinden gelmek konusunda daha akılcı davranabilirler. İkinci durumda ise, eşler birbirlerine karşı daha öfkeli ve düşmanca tutumlar sergilerler, durum böyle olunca isteseler de uzlaşmacı olamazlar. İkinci tip boşanmalarda ise çocuklar doğal olarak daha fazla zarar görürler.</p>
<h3>BOŞANMA SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR</h3>
<p><em>Sizi boşanma kararı almaya iten sebepler ne olursa olsun, boşanma kararınızı kesin olarak vermeden önce, aşağıdaki konuları gözden geçirdiğinizden emin olun;</em></p>
<ol>
<li>Yaşadığım sorunların ve mutsuzluğumun sebebi evliliğim, başka sorunları evliliğime atfetmiyorum,</li>
<li>Evliliğimi kurtarmak için elimden gelen herşeyi yaptım,</li>
<li>Bu kararı uzun sürede ve etki altında kalmadan verdim,</li>
<li>Eşim de, ben de ilişkimize yeterince zaman tanıdık,</li>
<li>Çocuğumuz ve ben boşanma olayından etkileneceğiz,</li>
<li>Boşandıktan sonra ortaya çıkabilecek yeni sorunlarla başa çıkabilecek gücüm var,</li>
<li>Yalnızca eşimden boşanıyorum, çocuğumdan değil (özellikle babalar için),</li>
<li>Eşimin de benim de çocuğumuza ihtiyacımız var, çocuğumuzun hem bana hem eşime ihtiyacı var, o yalnız birimize ait değil.</li>
</ol>
<p><em>Kararınızı kesin olarak verdiyseniz veya siz istemeseniz de eşiniz kesin olarak sizden boşanmaya karar verdiyse çocuğunuzun boşanma sürecinden olabildiğince az etkilenmesini sağlayabilmek için aşağıdaki maddeleri yerine getirmeye çalışın;</em></p>
<ol>
<li>Boşanmanın ne olduğu ve boşanmadan sonra anne, baba ve çocuğun yaşamında ne gibi değişiklikler olacağı konusunda çocuğu bilgilendirmek ve bilinçlendirmek gerekir. Boşanma sürecinde, şehir veya ev değiştirme, bakıcı değiştirme, yeni bir evlilik vb. yaşam değişikliklerini erteleyin. Yaşanması zorunlu bazı değişiklikler varsa, bunlara kademeli geçişler yapmaya gayret edin. Çünkü her değişim, olumlu da olsa ekstra çaba gerektirir ve çocuğunuz için hepsine birden uyum sağlamak güç olabilir. Aynı sebeple, boşanma sonrası çocuk eşlerden hangisiyle kalacaksa, o ve çocuk ailenin boşanmadan önce yaşadığı mekanda yaşamaya devam etmelidir.</li>
<li>Eşler, kendi ailelerini de toplayarak (babaanne, hala , dayı vb.) hep birlikte bir toplantı yapmalı ve çocukla ilgili alınan kararlardan herkesin haberi olmalıdır. Böylece herkes çocuk için işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu hatırlatmış olur, çocuğun bu durumdan çok etkilenebileceğinin ve bu konuda herkesten duyarlılık beklendiğinin altı çizilir ve kararlarda herkesin katkısı olduğundan kurallar daha az çiğnenir.</li>
<li>Çocuktan ayrı yaşayacak olan eş, kademeli olarak evden ayrı kalmaya başlamalıdır; bu süreç haftada bir günden 5-6 güne kadar çıkarıldığında çocuk ayrılığa daha kolay adapte olur. Boşanmadan sonra, çocuklar her iki eşle de sürekli ve düzenli olarak görüşmeye devam etmelidir. Siz artık sevgili veya karı-koca olmayabilirsiniz ama onun için halen anne-babasınız. O sizleri beraber tanıdı ve beraber istiyor, bunu anlamaya çalışın ve ayrılığınıza alışması için ona zaman verin. Çocuğunuza anne ve babanın bibirlerinden ayrılmalarının çocuklarından ayrılmaları anlamına gelmediğini anlatın. Hep birlikte sık sık biraraya gelin <em>(Kendinizi,eşinizle bu biraraya gelişleri kimseye açıklamak zorunda hissetmeyin !!!)</em>.</li>
<li>Eşler boşanmanın çocukları için olduğu kadar kendileri için de zor olduğunu unutmamalı ve boşanmayı bir son değil, bir başlangıç olarak kabul etmelidirler. Öfke, yalnızlık duygusu, depresyon, kaygı gibi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir, bunlar doğaldır, gerekirse profesyonel yardım almaktan çekinmemek gerekir. Kendilerini ne kadar çabuk toparlarlarsa çocuklarına da o kadar çok yararlı olabilirler. Unutmamak gerekir ki, çocuklar yeni karşılaştıkları her durumun ne denli tehdit edici olup olmadığını anlamak için genellikle yetişkinlerin tepkilerine bakarlar. Sürekli ağlayan bir anne çocuğa durumun kötü olduğu, neşeli ve çabalayan bir anne ise her şeyin yolunda gittiği izlenimini verecektir.</li>
<li>Eşler çocukları kesinlikle birbirlerine karşı kullanmamalıdır; çocuk hiçbir şekilde taraf ve tanık tutulmamalıdır. Yeni düzenlemelerle ilgili kararlar alırken çocuğunuzun onayını alın ama çocuğunuzu karar verme sorumluluğu altında ezmeyin.</li>
<li>Çocuk, boşanmış bir anne-babanın çocuğu olmayı çevresine karşı bir silah gibi kullanmamalıdır. Her konuda gereksiz tavizler vererek çocuğun boşanmadan alacağı yaralar yalnızca artırılır, azaltılmaz. Her gün çikolata yemesine izin vererek çocuğunuzun boşanma olayından daha az etkilenmesini sağlayamazsınız, sadece çikolataya daha çok alışmasını sağlarsınız.</li>
<li>Çocukla ilgili her konuda eşler birbirleriyle çelişen davranışlarda bulunmamaya gayret göstermeli, ortak bir yol izlenmelidir. Babanın evinde izin verilen bir şeye, annenin evinde yasak konulmamalıdır.</li>
<li>Çocuklar anne-babalarının boşanmasından kendilerini suçlayabilirler. Bu yüzden, boşanma sebebeinin çocukla hiçbir ilgisinin olmadığı, bunun anne ile babanın arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığı açıkça anlatılmalıdır.</li>
<li>Çocuk anne-babasının yerine kimseyi koymak istemez, buna saygı duymak gerekir. Bo?anma sonrası eşlerden biri yeni bir ilişki yaşıyorsa çocuğun bunu boşanmayı kabullenene kadar bilmemesi gerekir.</li>
<li>Boşanma sırasında, çocuklar mahkeme, eşya dağılımı, nafaka gibi konulardan haberdar edilmemelidir.</li>
</ol>
<p><strong>Anne-babası boşanmış veya boşanma aşamasında olan bir çocukla ilişkisi olan herkes için iki uyarı :</strong></p>
<p><strong>LÜTFEN,</strong></p>
<ol type="A">
<li>Çocuğun yanında bu konuyu konuşmayın, özellikle de eşlerden birinin tarafını tutan veya kötüleyen sözler sarfetmeyin.</li>
<li>Boşanma olayını çocukla ilişkilendirmeyin ve çocuğa bu anlama gelen sözler sarfetmeyin;</li>
</ol>
<p><em>Anne ya da babasının kendisini sevmediği için, çok yaramazlık yaptığı için, başka bir kadınla birlikte olmayı tercih ettiği için vb</em>. terkettiğini asla söylemeyin. Bu boşanan çiftlerin ailelerinin ve hatta kendilerinin de çok düştüğü bir hatadır. Hernekadar bu sözler gerekçelendirilirken “çocuk anne veya babadan soğusun da aramasın” gibi bir iyi niyet öne sürülüyor olsa da, bu ne inandırıcı ne de çok akılcıdır. Bu gibi sözlerle çocuğu teselli etmez, ona ancak “terkedilmişlik duygusu ve/veya suçluluk duygusu” enjekte etmiş oluruz. Böylece çocuk terkedildiğini çünkü sevgiye layık olmadığını, değersiz olduğunu düşünür. Bu gibi sözlerin çocuklarda ne kadar derin ve onarılması zor yaralar açabileceğini düşünebiliyor musunuz ?</p>
<h3><strong>Anne-babalar için son uyarı :</strong></h3>
<p>Boşanmaya karar vermeden önce, eşinizle birlikte hareket ederek, çocuğunuzun boşanmanızdan olabildiğince az etkilenmeslini sağlamak için tüm önlemleri alsanız da, çocuğunuz bu olaydan çok etkilenebilir. Bazen de çok dikkatsiz davranırsınız ama çocuğunuz fazla etkilenmez. Bunun iki sebebi vardır; birincisi her çocuk her olaydan aynı oranda etkilenmez, ikincisi olayın etkileri eşit olsa bile tepkiler ve tepkinin zamanı farklı olabilir.</p>
<p>Buna ilaveten, boşanma olayı çocukları kuşkusuz etkiliyor, ancak çocuklar olayın kendisinden çok, oluş biçiminden, süreç içerisinde yaşananlardan etkileniyorlar. Çocuklara birşeyi anlatmanın bin çeşit yolu var. Önemli olan çocuğumuz için doğru olan yolu bulabilmek. Bizim çocuğumuz için, bizim koşullarımızda doğru olan bir yol, bir başka çocuk için onun koşullarında doğru olmayabilir. Çocuğunuzu boşanma sürecine hazırlama konusunda profesyonel yardım almaktan çekinmeyin lütfen, bunu utanılacak bir şey olarak görmeyin. Bunu yaparken de olabildiğince erken, boşanma kararı almadan veya hemen sonrasında yapın. Bu arada, boşanma aşamasında çocukları için profesyonel yardım alırken, iletişim sorunlarını çözebildiğini görerek, evliliğini sürdürmeye karar veren çiftlerin sayısının da çok olduğunu hatırlatmak isterim.</p>
<p><font color="gray" size="2">Yazar: Uzman Psikolog Şebnem KARTAL </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma ve Çocuk 1</title>
		<link>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk</link>
		<comments>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Apr 2008 15:01:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Son 20 yıl içinde aile yapılarını incelediğimizde, hep olağan olarak kabul ettiğimiz anne-baba-çocuk(lar) yapısındaki aile sayısında gitgide bir azalma olduğunu, buna karşın karışık aile yapılarında bir artış olduğunu gözlemlemekteyiz. Bu duruma neden olan en önemli faktör ise kuşkusuz boşanma. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde neredeyse evlenen her iki çiftten biri ayrılmaya karar veriyor. Bu oran Almanya&#8217;da 1/3 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.divorcehurtskids.com/images/pagemaster/front1.jpg" height="134" width="200" /></p>
<p>Son 20 yıl içinde aile yapılarını incelediğimizde, hep olağan olarak kabul ettiğimiz anne-baba-çocuk(lar) yapısındaki aile sayısında gitgide bir azalma olduğunu, buna karşın karışık aile yapılarında bir artış olduğunu gözlemlemekteyiz. Bu duruma neden olan en önemli faktör ise kuşkusuz boşanma. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde neredeyse evlenen her iki çiftten biri ayrılmaya karar veriyor.  Bu oran Almanya&#8217;da 1/3 civarında.  Türkiye, henüz boşanmaların çok sık yaşandığı bir ülke olmasa da, bundan 15 sene önce %1 olan boşanma oranı gün geçtikçe artmakta.  Boşanma sonrasında, daha önce de bahsettiğimiz gibi aile yapılarında oldukça büyük bir çeşitlilik ortaya çıkıyor.  Bir ebeveyn ve çocuktan oluşan birimlerden, üvey anne/baba ile oluşmuş birimlerine, anneanne- dedenin katıldığı birimlere kadar uzanan bir aile yapıları yelpazesi söz konusu.</p>
<p>Ayrılık ya da boşanma kararı kuşkusuz bu kararı alan eşler için çok zorlu bir süreç anlamına geliyor.  Bu sürecin her zaman uyum içinde geçmediği de bilinen bir gerçek.  Ancak bu karardan anne-babaları kadar hatta onlardan daha fazla etkilenen aile bireyleri çocuklar.</p>
<p>Yapılan araştırmalar, çocukların boşanma öncesi dönemden başlayarak, boşanma süreci ve sonrasında kısa ve uzun vadede bir çok olumsuz durumla yüzyüze kalabildiklerini göstermekte.  Hiç bir çocuk ilk anda anne ve babasının ayrılmasını istemez ve bu duruma ya dışa vurarak ya da sessiz kalarak bir tepki gösterir.  Çocuklarda anne-baba ayrılığının yarattığı etkiler genellkle ayrılıktan sonraki ilk günlerde değil daha sonraki dönemlerde ortaya çıkar ki, bu kimi zaman seneler sonra dahi olabilir.  Çocukların geriye dönüp baktıklarında olumsuz olarak hatırladıkları, anne-baba arasında haber taşıyıcısı olmak, anne ve babalarının birbirlerini suçlamalarını dinlemek, karşı cinsten biriyle samimiyeti ilerlettiklerinde nasıl doğal davranabileceklerini bilememek, ekonomik sorunlar, anne/babadan biriyle ve o taraftan olan akrabalarla bağların kopması gibi durumlardır.</p>
<p>Tabii ki çocuk sahibi olmuş bir çift, aralarındaki sorunları gidermek için ilk çözüm olarak boşanmayı düşünmez, ancak bazı durumlarda ayrılmak çok sorunlu bir evliliği yürütmekten daha sağlıklı bir ortam sağlar.  Bir boşanma durumunda çocuğun olaya göstereceği tepkilere neden olabilecek ve bu olayı çocuğun hayatında daha az travmatik hale getirebilecek önemli noktalar vardır.  Hayatında bu yönde değişiklik yapmayı planlayan her anne-babanın bunlara özen göstermesi gerekir.</p>
<p>Şimdi bu araştırmalara daha yakından göz atalım:<br />
Çocukların boşanmadan etkilenme derecelerini belirleyen faktörlerden bir tanesi çocukların mizaç yapısı.  Daha atak, heyecanlı, kolay etki altında kalan, yeni durumlara kolay uyum sağlayamayan çocukların, anne-baba ayrılığı gibi ciddi uyum becerileri gerektiren bir duruma uyum sağlamakta da yaşıtlarına oranla daha büyük zorluk çektikleri görülüyor.</p>
<p>Çocuğun yaşı da çok önemli bir faktör.  Anne-baba ayrılığını küçük yaşlarda yaşayan bir çocuk, bu olaya ilk anda çok büyük bir tepki gösterse de, bu durumu kabullenmesi daha kolay olabiliyor.  Buna karşın okulöncesi dönemde, çocuklarda sadakat sorunları ve anne-babayı yeniden biraraya getirme çabaları gözlenebiliyor.  Daha ileri yaşlarda, çocuklar kendi sosyal hayatlarını kurmaya çalışırken güvendikleri bir çatının yıkılması, onların kadın-erkek ilişkileri konusunda bocalamalarına yol açabiliyor. Gözlemleyebilecekleri bir kadın-erkek ilişki modelinin olmaması, bu çocukları kendi ilişikilerini oluştururken zorlayabiliyor.</p>
<p>Çocuğun cinsiyeti boşanmaya gösterdiği tepkide çok belirli bir rol oynamasa da, çocuğun boşanma sonrası birlikte yaşamaya devam edeceği ebeveynle kuracağı ilişki üzerinde etkili olabiliyor.  Kız çocuklar, anneleriyle genellikle arkadaş gibi olurken, erkek çocuklar annelerinin yanında kendilerini evin erkeği gibi hissetme eğilimine girebiliyorlar.  Bu nedenle annenin yeni biriyle birlikte olduğu durumlarda kız çocukların bu iştin pek de hoşnut olmadıkları, buna karşılık erkek çocukların bir rahatlama hissettikleri izlenebiliyor.  Baba-kız ve baba-erkek çocuk ilişkileri ise çok fazla incelenmemiş olmasına karşın, babanın görevlerini yerine getirmede yeterli olduğu durumlarda fazla bir soruna da rastlanmadığını söylemek mümkün.</p>
<p>Çocukların uyumlarında bir başka önemli faktör destek sistemleri.  Eğer çocuğun hayatında ilişkisinin iyi olduğu bir büyükanne-büyükbaba ya da başka yetişkinler varsa, bu kişiler anne-babanın duygusal anlamda pek verici olamadıkları ortamlarda bu boşluğu doldurabiliyorlar.</p>
<p>Anne ve babanın ekonomik durumları da bir diğer önemli konu.  Çocuğun ekonomik standartlarında ani bir düşüş ya da anne ve babanın ekonomik standartları arasında ciddi bir fark olması çocuğu olumsuz bir şekilde etkileyebiliyor.</p>
<p>Ayrılıktan sonra anne ve baba arasındaki ilişki çocuğun uyumunda en önemli etkenler arasında.  Çocuk anne ve babasının diyaloglarının bozulmadığını ya da en azından kendisiyle ilgili olarak konuşmaya devam ettiklerini mutlaka görmeli ve hissetmeli.  Bu onun güven duygusunun zedelenmemesi açısından çok önemli.</p>
<p>Çocuğun birlikte yaşamadığı ebeveynle düzenli olarak görüşmesi de üzerinde durulması gereken bir diğer konu.  Burada önemli olan faktör, görüşme sıklığı değil, görüşmelerin çocuk tarafından önceden bilinmesi ve tahmin edilebilir olması.  Son anda yapılan değişiklikler, aniden yapılan planlar, tutulmayan sözler, çocuk açısından çok büyük hayal kırıklıklarına neden oluyor ve bunların telafi edilmesi  mümkün olmayabiliyor.</p>
<p>Bütün bu bilgilerin ışığında ayrılığın çocuğa nasıl sunulduğu da çok önemli.  Bu bilgilendirmeyi anne ve babanın birlikte yapmasında yarar var.  Ayrıca, bu kişilerin karı-kocalık rollerinden vazgeçseler bile, her zaman o çocuğun anne ve babası olarak kalacaklarını ve bir işbirliği içinde olmaya devam edeceklerini akıllarında tutmalarında yarar var.</p>
<p>Ayrılıktan sonra anne ve babanın yeni ilişkileri ve bunların çocuğa nasıl sunulduğu da çok önemli bir konu.  Anne-babasının yanında sürekli yeni birilerini görmek çocuğu kırabilir ve kendi kadınlık ve erkeklik konumuyla ilgili endişeye sürükleyebilir.  Bu nedenle de hiç bir zaman terkedilmemek için ilk bulduğu kişiye ne pahasına olursa olsun aşırı bağlanabilir ya da kimseye fazla bağlanmamak için durmadan eş değiştirebilir.</p>
<p>Şu ana kadar çizilen tablo her ne kadar karamsar olarak görünse de, ayrılık kimi durumlarda çok sorunlu bir evlilikten daha iyi bir çözüm olabiliyor ve çocukların ruh sağlığı açısından daha uygun bir ortam yaratılmasını sağlayabiliyor. Anne ve babası ayrılmış olan çocukların yaşıtlarına göre daha çabuk olgunlaştıkları, hayatın zorlukları karşısında daha rahat pratik çözümler üretebildikleri de ayrı bir gerçek. Ayrılık sonrası durumun yukarıda belirtilen noktalar çerçevesinde olabildiğince optimal bir hale getirilmesi  mümkün.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/bosanma-ve-cocuk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
