<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BOSANMA.ORG &#187; Boşanma Yazıları</title>
	<atom:link href="http://bosanma.org/category/bosanma-yazilari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://bosanma.org</link>
	<description>BOŞANMAK SON DEĞİL,YENİ BİR BAŞLANGIÇA İLK ADIM</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Jan 2012 16:18:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Yargıtay&#8217;dan Servet avcısına miras şoku!</title>
		<link>http://bosanma.org/yargitaydan-servet-avcisina-miras-soku</link>
		<comments>http://bosanma.org/yargitaydan-servet-avcisina-miras-soku#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2012 16:18:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşanma Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bosanma.org/?p=317</guid>
		<description><![CDATA[Servet avcısına miras şoku! Evlendikten 10 gün sonra ölen kocasının bıraktığı mirası almak isteyen geline Yargıtay’dan ret yanıtı geldi. Yargıtay, “Öleceğini bilmeden evliliği gerçekleştirmesi, hayatın olağan akışına terstir” diyerek, gelinin “kötü niyetli” olduğuna karar verdi ve mirastan men etti YARGITAY, evliliğin icrası sırasında iyi niyetli olmadığı gerekçe gösterilen eşin mirasçı olamayacağına karar verdi. Habertürk Gazetesi&#8217;nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Servet avcısına miras şoku!<br />
Evlendikten 10 gün sonra ölen kocasının bıraktığı mirası almak isteyen geline Yargıtay’dan ret yanıtı geldi. Yargıtay, “Öleceğini bilmeden evliliği gerçekleştirmesi, hayatın olağan akışına terstir” diyerek, gelinin “kötü niyetli” olduğuna karar verdi ve mirastan men etti</p>
<p>YARGITAY, evliliğin icrası sırasında iyi niyetli olmadığı gerekçe gösterilen eşin mirasçı olamayacağına karar verdi. Habertürk Gazetesi&#8217;nin haberine göre,  babası ölen bir kişi, “babasının ilk önce davalının annesiyle evlendiğini, anlaşmalı boşandıktan 6 gün sonra ise davalıyla evlendiğini, evlilik tarihinden 10 gün sonra da öldüğünü, Türk Medeni Kanunu’na göre babasıyla yeni eşinin evliliğinin iptali için dava açtığını ve evliliğin iptaline karar verildiğini’’ belirterek, babasının evlendiği kadının “mirasçılık belgesinin iptali’’ istemiyle dava açtı.</p>
<p>YARGITAY BOZDU<br />
Davanın görüldüğü Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesi, miras bırakanın evli iken vefat ettiğini, Türk Medeni Kanunu’na göre davalı kadının mirasçılık sıfatının bulunduğunu kabul ederek davayı reddetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nce görüşüldü. Daire, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle bozdu. Kararda, Türk Medeni Kanunu’nun 159. maddesinde, evlenme sırasında iyi niyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eşin yasal mirasçı olamayacağı ve daha önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybedeceğinin düzenlendiği vurgulandı.</p>
<p>KÖTÜ NİYETLİ GELİN<br />
Bu yasal düzenleme uyarınca sağ kalan davalı eşin evliliğin akdi sırasında iyi niyetli olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğine işaret edilen kararda, “Vefat eden kişinin, önce davalı kadının annesiyle evlenip boşanması, 6 gün sonra da davalıyla evlenmesi göz önüne alındığında davalı kadının bu durumu bilmeden evliliği gerçekleştirmesi hayatın olağan akışına terstir. Şu halde davalının evliliğin icrası sırasında iyi niyetli olmadığı, dolayısıyla mirasçı olamayacağı kuşkusuzdur. Davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddedilmesi hukuka uygun değildir’’ denildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/yargitaydan-servet-avcisina-miras-soku/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eşini döven kocaya ‘el ilanlı’ ceza</title>
		<link>http://bosanma.org/esini-doven-kocaya-%e2%80%98el-ilanli%e2%80%99-ceza</link>
		<comments>http://bosanma.org/esini-doven-kocaya-%e2%80%98el-ilanli%e2%80%99-ceza#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 10:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşanma Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=184</guid>
		<description><![CDATA[Eşini döven Kadıncı, 1 yıl hapis yatmak yerine, eşinden ve yaşadığı bölgenin halkından özür dilediğini yazan broşürleri bastırıp dağıttı. Hâkim, Kadıncı’nın ceza olarak 50 fidan dikmesini de istedi Kastamonu’nun Araç ilçesinde eşini döven Mustafa Kadıncı (32), üzerinde “Eşime vurduğum için eşimden ve tüm Araç halkından özür diliyorum” yazılı bin el broşürü dağıtma ve 50 fidan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eşini döven Kadıncı, 1 yıl hapis yatmak yerine, eşinden ve yaşadığı bölgenin halkından özür dilediğini yazan broşürleri bastırıp dağıttı. Hâkim, Kadıncı’nın ceza olarak 50 fidan dikmesini de istedi</p>
<p>Kastamonu’nun Araç ilçesinde eşini döven Mustafa Kadıncı (32), üzerinde “Eşime vurduğum için eşimden ve tüm Araç halkından özür diliyorum” yazılı bin el broşürü dağıtma ve 50 fidan dikme cezasına çarptırıldı. Eşinden dayak yiyen İpek Kadıncı, karardan dolayı memnun olduğunu söyledi.<br />
Araç’ın Şiringüney köyünde çiftçilik yaparak geçimini sağlayan Kadıncı, eşi İpek Kadıncı’yı (23)dövdü. Kadıncı’nın şikâyetçi olması üzerine, Mustafa Kadıncı hakkında Araç Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan iki yıl hapis cezası istemiyle yargılandı.</p>
<p>‘Para cezası daha iyiydi’<br />
Hâkim Aslıhan Limon, Mustafa Kadıncı’ya, verdiği 1 yıl 4 ay hapis cezasını, üzerinde iri puntolarla yazılmış, ‘Eşime vurduğum için eşimden ve tüm Araç halkından özür diliyorum. Mustafa Kadıncı’ yazılı bin el broşürünü, ilçede bulunan tüm kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personel ile Kastamonu Caddesi’nden geçenlere birer tane verecek şekilde dağıtma” cezasına çevirdi. Hâkim ayrıca, Mustafa Kadıncı’nın Orman İşletme Müdürlüğü’nün uygun gördüğü yere 50 fidan dikmesine de karar verdi.<br />
Aynı suçu yeniden işlemesi durumunda hapis yatacak olan Mustafa Kadıncı, bastırdığı broşürleri adliye tarafından görevlendirilen personel eşliğinde, kararda belirtilen yerlerde dağıttı. Karardan memnun olmadığını söyleyen Kadıncı, “Cezayı ağır buldum. Para cezası olsa daha iyi olurdu” dedi. Kadıncı eşiyle aralarında şu anda huzursuzluk olmadığını ve bundan böyle dayak olayının tekrarlanmayacağını belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/esini-doven-kocaya-%e2%80%98el-ilanli%e2%80%99-ceza/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3. kişinin hatası ile boşanmaya sebebiyet vermek.</title>
		<link>http://bosanma.org/3-kisinin-hatasi-ile-bosanmaya-sebebiyet-vermek</link>
		<comments>http://bosanma.org/3-kisinin-hatasi-ile-bosanmaya-sebebiyet-vermek#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 10:49:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşanma Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni etiket ekle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=176</guid>
		<description><![CDATA[Bankanın hatası pahalıya mal oldu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir bankanın yaptığı yanlışlık nedeniyle eşinden şiddet gören kadına, bankanın manevi tazminat ödemesine karar verdi. İzmir&#8217;de bir banka, 14 yıllık evli bir kadına, Hakan Eren adlı bir kişiyle ortak hesap açtırdığına dair hesap ekstresi gönderdi. Eşiyle bankaya giden kadına, banka yetkilileri hesabın yanlışlıkla açıldığını söyledi. Ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table class="tablohaber" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="455" align="left">
<tbody>
<tr>
<td class="haber_title" colspan="2">Bankanın hatası pahalıya mal oldu</td>
</tr>
<tr>
<td class="haber_ozet" colspan="2" align="left">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir bankanın yaptığı yanlışlık nedeniyle eşinden şiddet gören kadına, bankanın manevi tazminat ödemesine karar verdi.<span class="news_title_kck"></p>
<p></span></td>
</tr>
<tr>
<td id="habertablosu" class="haber_text" colspan="2" align="left" valign="top"><img class="rsm" src="http://www.haberturk.com/2009/06/17/kuturesim/bankahatak.jpg" alt="" hspace="5" vspace="2" width="121" align="left" />İzmir&#8217;de bir banka, 14 yıllık evli bir kadına, Hakan Eren adlı bir kişiyle ortak hesap açtırdığına dair hesap ekstresi gönderdi. Eşiyle bankaya giden kadına, banka yetkilileri hesabın yanlışlıkla açıldığını söyledi. Ancak buna inanmayan koca, eşinin Hakan Eren adlı kişiyle ilişkisi olduğunu düşünerek eşine şiddet uyguladı.</p>
<p>&#8221;Ekstrenin ulaştığı gün eşinin kendisini dövdüğünü, ölümle tehdit ettiğini ve nafaka, tazminat istemeden boşanmaya zorlandığını&#8221; iddia eden kadın, bu olaylar sonucu eşinden boşandığını kaydetti. Kadın, &#8221;bankanın hukuka aykırı eylemi nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı, namusundan endişe duyulduğu, bedensel bütünlüğünün zarara uğratıldığı&#8221; gerekçeleriyle banka aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtı.</p>
<p>Davanın görüşüldüğü İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, kadının kocasından şiddet görmesi ve boşanması ile bankanın hatalı kayıtla hesap açması arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.</p>
<p>Kadının, yerel mahkemenin kararını temyiz etmesi üzerine dosyayı inceleyen <span class="sp_keyword">Yargıtay</span> 4. Hukuk Dairesi de &#8221;kadının boşanması ile bankanın hatalı işlemi arasında illiyet bağı bulunmasa da bankanın hatalı işlemi nedeniyle kadının şiddet gördüğünün açık olduğuna&#8221; işaret etti ve yerel mahkemenin, kadın yararına uygun görülecek miktarda manevi tazminata hükmetmesi gerektiğine işaret ederek, kararı oy birliğiyle bozdu.</p>
<p>Yerel mahkemenin ilk kararında direnmesi üzerine dosya <span class="sp_keyword">Yargıtay</span> Hukuk Genel Kurulunda görüşüldü.</p>
<p>Kurul, <span class="sp_keyword">Yargıtay</span> 4. Hukuk Dairesinin gerekçeleri doğrultusunda yerel mahkemenin direnme kararını oy birliğiyle bozdu.</p>
<h2><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000;">Bu kararla 3. kişilerin hatası ile boşanmaya sebebiyet verilmesi halinde tazminat davalarının önü  açılmış oldu.Örneğin dedikodu yapan komşumuz veya  bir yakınımız(kaynanamız) boşanmaya sebebiyet vermiş ise veya bir telefon şirket hata ile eşinizle başkası adına sevgili hattı vermiş, bu da boşanmaya sebeb olmuş ise tazminat alabilmemiz mümkün..:) </span></strong></span></h2>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/3-kisinin-hatasi-ile-bosanmaya-sebebiyet-vermek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BOŞANMALAR DA SORUMLU BULUNDU.</title>
		<link>http://bosanma.org/bosanmalar-da-sorumlu-bulundu</link>
		<comments>http://bosanma.org/bosanmalar-da-sorumlu-bulundu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 05:47:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşanma Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[Arşivleri karıştırırken dikkatimi çeken bir yazıyı ilerde paylaşmak için not aldığımı gördüm.Üzerine şu notu almışım,ilginç bir yazı doktor arkadaşlara sor teyit al demişim.Hemen araştırmaya başladım,sordum ve şu kanıya vardım.Bu yazı gerçekten doğru,  acaba boşanmalarda gerekçelerden bir kısmı da  sağlığımızdan kaynaklanabilir mi?Asıl sorumlu eşlerimiz olmayabilir mi? Boynun ön kısmında, şekil olarak kelebeğe benzeyen tiroit bezinin kendisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arşivleri karıştırırken dikkatimi çeken bir yazıyı ilerde paylaşmak için not aldığımı gördüm.Üzerine şu notu almışım,ilginç bir yazı doktor arkadaşlara sor teyit al demişim.Hemen araştırmaya başladım,sordum ve şu kanıya vardım.Bu yazı gerçekten doğru,  acaba boşanmalarda gerekçelerden bir kısmı da  sağlığımızdan kaynaklanabilir mi?Asıl sorumlu eşlerimiz olmayabilir mi?</p>
<p>Boynun ön kısmında, şekil olarak kelebeğe benzeyen tiroit bezinin kendisi küçük ama ilişkilere etkisi büyük. Az veya çok hormon salgılaması halinde, insan psikolojisini olumsuz etkiliyor. Tiroit, özellikle<span style="border-bottom: 3px double #ff0000; font-weight: bold; line-height: 1.7; color: #ff0000;">kadınları</span> ve &#8216;ilişkileri&#8217; vuruyor.Türk insanını tehdit eden ciddi sağlık sorunlarından biri tiroit. <span style="border-bottom: 3px double #ff0000; font-weight: bold; line-height: 1.7; cursor: pointer; color: #ff0000;">Yeni</span> Aktüel dergisinin son sayısındaki habere göre; Türkiye, dünya sıralamasında en çok tiroit sorunu görülen ülkeler sıralamasında başa güreşiyor. Teşhis konmamış, hasta olduğunu bilmeyenlerin sayısı da cabası. Peki tiroit hastalığının bu kadar çok görülmesinin nedeni ne? İlk neden iyot eksikliği (Türkiye&#8217;nin dört bir yanı denizlerle çevrili olmasına rağmen); ardından stres ve genetik geliyor. Ayrıca neredeyse kadın hastalığı; 100 tiroit hastasının 80&#8242;i kadın çünkü. Nedenini, Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Dehan Yazıcı açıklıyor: &#8220;Çünkü kadınların hormon sistemi daha komplike. Erkeklerde hormon sistemi ergenlikte değişime uğruyor, sonra 100 yaşına da gelse çok hafif değişimlerle sürüyor. Kadınlarda ise ergenlik, hamilelik ve menopoz dönemi var. Hepsinde hormonlar alt üst oluyor ve psikolojik etkenlerle de tiroit bezi bundan yaralanıyor.&#8221;</p>
<div class="linkz01"><strong>HER ŞEYE KARIŞIYOR!</strong><br />
Dr. Yazıcı, tiroidin kişinin soyut psikolojik) hayatından somut verilere kadar her şeye karışan bir hormon salgıladığını söylüyor ve ekliyor: Ama ahenk içinde salgılanması gerek. Ne çok, ne az. Azalma veya çoğalma olduğunda belirgin semptomlar çıkıyor. Çok çalıştığında (hipertiroit) kilo kaybı, çarpıntı, el titremesi, terleme, aşırı sinirlilik, saçlarda dökülme, ajitasyon, ishal ve huzursuzluk; az çalıştığında ise (hipotiroit) metabolizmada yavaşlama, kilo alma, yorgunluk, halsizlik, isteksizlik, <span style="border-bottom: 3px double #ff0000; font-weight: bold; line-height: 1.7; color: #ff0000;">ciltte</span> kuruma, tırnaklarda kırılma, kabızlık, her şeyde yavaşlama ve depresif hal gibi belirtiler görülüyor.&#8221; Tiroit; sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da etkiliyor hastayı. Dr. Yazıcı&#8217;ya göre tiroitle psikoloji arasında &#8216;tavuk-yumurta&#8217; ilişkisi var: İkisi de birbirini bozabiliyor ve çığ gibi büyüyerek güçlenebiliyor. Psikolojiyle bu kadar doğrudan ilgisi olabiliyor. Hastayı izlerken psikolojik dünyasını tek tek sorarım. Görüşmediğimiz dönemlerde ani bir üzüntü yaşarsa haber vermesini söylerim. Psikolojisiyle ilgili izlenimlerimi de özel not olarak düşerim dosyama.&#8221; Tiroit; psikiyatr ile tiroit uzmanının işbirliği içinde çalışmasını gerektiren bir hastalık. Psikiyatr Prof. Dr. Tarık Yılmaz, &#8220;Tiroit testi, rutin tetkiklerimizdendir&#8221; diyor ve ekliyor: &#8220;Hipotiroit ve hipertiroidin ortak noktası depresyona yol açmaları. Sıklıkla depresyon görülüyor. Majör depresyon hastalarının yüzde 5-25&#8242;inde tiroit bozukluğu görülüyor. Ama en sık huzursuzlukla beraber giden depresyonlarda hipertiroidi görüyoruz. Hipotiroitte isteksizlik, bıkkınlık, enerji azlığı ve karamsarlık ağır basıyor. Ayrıca bu kişiler depresyona çok yatkın. Şizofreni veya benzeri paranoid tabloların eşlik ettiği kimselerde de tiroit fonksiyonları önemli rol oynuyor. Çok dikkat edilmeli.&#8221;</p>
<p><strong>HEP TEPKİLİDİR</strong><br />
Her türlü tiroit sorununun psikolojiyi etkilediğini ve kadınlarda çok sık görüldüğünü düşünürsek akla şu soru geliyor; acaba tiroit, kadın-erkek ilişkilerine sekte vuruyor mu? Prof. Yılmaz, &#8220;Şüphesiz&#8221; diyor ve devam ediyor: &#8220;Hipertiroidi olan kişi huzursuz, gergin ve tahammülsüzse, sebebini de bilmiyorsa başka faktörlere bağlama eğilimindedir. Bu, ilişkilerde problem çözme becerilerini olumsuz etkiler. Küçük sayılabilecek bir sorun, hastanın tahammülsüzlüğü nedeniyle büyür, problem çözme becerisini kullanamaz. Çok tepkiseldir; partnerine tepkisel yaklaşır. Partneriyse, haksızlığa uğradığını düşünür; her zaman gergin biriyle beraber olmanın getirdiği sıkıntıyı yaşar, problemi üstüne alınır. Sevilmediğini düşünür. Halbuki partnerinin kontrol edemeyeceği, fiziksel bir problemden dolayı ortaya çıkan bir sıkıntısı olduğunu bilse, &#8216;eşimin tiroit hormonları yükseldi, tedaviye başlayınca rahatlayacağız&#8217; diye baksa ilişkiler rahatlar. Mesela yoğun bir ilişki sorunuyla <span style="border-bottom: 3px double #ff0000; font-weight: bold; line-height: 1.7; color: #ff0000;">gelen</span> bir çiftte çok gerginlik vardı. Ayrılma noktasındaydılar. Tahlil sonuçlarında kadında ciddi bir hipertiroit olduğu ortaya çıktı. Tiroit tedavisi ilişkiye oldukça rahatlama getirdi. Sonra ek olarak eş terapisi yaklaşımıyla problemi çok kolay hallettik.&#8221; İyisi mi, partnerinizde ortaya çıkan ani psikolojik değişimleri üstünüze alınmak yerine, bir nükleer tıp uzmanından kendisi için randevu alın.</p>
<p>Yorum sizin&#8230;</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/bosanmalar-da-sorumlu-bulundu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanmanın 10 mükemmel dostane yolu</title>
		<link>http://bosanma.org/bosanmanin-10-mukemmel-dostane-yolu</link>
		<comments>http://bosanma.org/bosanmanin-10-mukemmel-dostane-yolu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2008 06:38:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşanma Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/bosanmanin-10-mukemmel-dostane-yolu-97.html</guid>
		<description><![CDATA[Sosyetenin ünlü çifti Cem ve Betina Hakko&#8217;nun boşanma davası anlaşmayla sonuçlanacak gibi görünüyor. Ancak bu süreçte yine karşılıklı atışmalar, inatlaşmalar, suçlamalar ve hakaretler gazetelere yansıdı. Peki boşanma her zaman sancılı ve çirkin olmak zorunda mı? Ünlü Amerikalı boşanma koçu Christina McGhee&#8217;ye göre çiftlerin mutlu ve huzurlu şekilde ayrılacağı mükemmel bir boşanma formülü varBir dönemin seks [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyetenin ünlü çifti Cem ve Betina Hakko&#8217;nun boşanma davası anlaşmayla sonuçlanacak gibi görünüyor. Ancak bu süreçte yine karşılıklı atışmalar, inatlaşmalar, suçlamalar ve hakaretler gazetelere yansıdı. Peki boşanma her zaman sancılı ve çirkin olmak zorunda mı? Ünlü Amerikalı boşanma koçu Christina McGhee&#8217;ye göre çiftlerin mutlu ve huzurlu şekilde ayrılacağı mükemmel bir boşanma formülü varBir dönemin seks sembolü olan ve pek çok evlilik geçiren ünlü yıldız Zsa Zsa Gabor&#8217;un bir sözü var: <u><strong><font color="#ff0000">&#8216;Bir insandan boşanana kadar onun kim olduğunu anlayamazsınız.&#8217;</font></strong></u> Severek evlenen çiftlerin, gün olup da boşanma noktasına geldiğinde mahkeme salonlarında nasıl kanlı bıçaklı olduğunu gösteren gazete haberlerine bakınca bu sözlere hak vermemek elde değil. İstatistiklere göre günümüzde evliliklerin yüzde 50&#8242;si boşanmayla sonuçlanıyor. İnsan hayatındaki en büyük psikolojik çöküntülerden birisi olan boşanma sıklıkla kavga ve gürültüyü, iftiralar ve hakaretleri, mal mülk pazarlığını da beraberinde getiriyor. Ortada çocuklar da varsa bu süreç hem anne &#8211; baba, hem de çocuk için son derece yıpratıcı bir hal alıyor. Pembe bir boşanma tablosu hayal etmek neredeyse imkansız. Ancak bu konuda çiftlerin içine su serpen bir isim var: Christina McGhee. Dünyanın &#8216;ilk boşanma koçu&#8217; olarak adını duyuran Christina McGhee&#8217;ye göre çiftlerin mutlu, huzurlu ve sorunsuz bir şekilde boşanabilmesi mümkün.</p>
<p>BOŞANMAYI YAŞADI</p>
<p>Christina McGhee, 39 yaşında Teksaslı bir &#8216;boşanma uzmanı.&#8217; 14 yaşında anne ve babası kötü bir şekilde boşanmış. 12 yıldır sürdürdüğü evliliğinde ise eşinin önceki evliliğinden olan çocuklarına üvey annelik yapıyor. Tüm bu kişisel deneyimlerinden dolayı boşanma konusuna özel bir ilgi duyduğunu, olaya dışarıdan değil içeriden bakabilen bir göz olduğunu söylüyor McGhee. Sosyal Hizmetler alanında eğitim almış, aile terapisi ve boşanma konusunda master yapmış olan McGhee&#8217;nin yoğunlaştığı konu ise bunalımlı boşanmalar ve boşanma sürecinin ortasında kalan çocuklar. Bu durumdaki insanlarla uzun yıllar çalışmış olan McGhee sonunda yaşam koçları trendi baş gösterince &#8216;boşanma koçu&#8217; olarak hizmet sunmaya karar vermiş. Böylece dünyanın &#8216;ilk boşanma koçu&#8217; unvanını kazanan Christina McGee şimdi bu alanda en parlak ve en ünlü isim. Uluslararası seminerler, eğitim programları ve kişisel terapiler düzenliyor; bunların yanında kendine ait iki televizyon şovu ve internet sitesi (Home Coaching) aracılığıyla boşanma konusunda danışmanlık hizmetleri veriyor.</p>
<p>LİSTEYE İHTİYAÇ VAR</p>
<p><strong><u><font color="#ff0000">&#8216;Boşanmak hiçbir zaman kolay değildir&#8217; diyor McGhee, &#8216;Ama her zaman daha iyi bir boşanma vardır. Hatta herkesin sonuçta huzurlu ve mutlu olmasını sağlayacak mükemmel boşanma bile mümkündür.&#8217; Mükemmel boşanma için birkaç püf noktası da belirlemiş. İlk olarak &#8216;Öfkenizi kontrol altında tutun&#8217; tavsiyesini veriyor. &#8216;Boşanma sırasında çocuğunuza destek olmayı ihmal etmeyin, onu her türlü tartışma ve çatışmanın dışında tutun&#8217; diyor ve ekliyor: &#8216;Boşanma konusunu çocuğunuzun yanında asla konuşmayın, ayrıldığınız eşinizi kötüleyerek çocuğunuzu ondan soğutmaya sakın çalışmayın.&#8217;</font></u></strong></p>
<p>Bunlar bilmediğimiz şeyler değil, diye düşünebilirsiniz. Ancak Christina McGhee işte koçluğunu tam da bu noktada konuşturuyor: &#8216;Bazıları verdiğim tavsiyelerin herkesin bildiği şeyler olduğunu söylüyor. Oysa benim amacım boşanma gibi travmatik bir süreç yaşayan insanlara içinde bulundukları bu bunalımlı dönemde gözden kaçırdıkları şeyleri hatırlatmak. Bunlar bildik tavsiyeler olabilir, ama inanın insan boşanma psikolojisi içindeyken bu küçük ve mantıklı çözümlerin çoğu aklından uçup gidiyor; yanlış şeyler yapmaya daha çok meyilli oluyor.&#8217; Ünlü boşanma koçu, &#8216;Benden yardım istemeye gelen insanlar genellikte bir krizin tam ortasında olan kişiler. Ve bu durumdayken birinin onlara bu çözümleri madde madde sıralayan bir liste sunması onların en çok ihtiyaç duyduğu şey. Bu tavsiyelerle onlara yardım edebildiğime inanıyorum&#8217; diyor.</p>
<p><strong><font color="#ff0000">MÜKEMMEL BOŞANMA İÇİN 10 ALTIN KURAL</font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">1 Öfkenizi kontrol edin. Karşı taraf kötü sözler ya da hakaretler ederse karşılık vermeyin. Durumu eşitlemeye çalışmak gibi bir psikolojiye sakın kapılmayın.</font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">2 Ayrıldığınız eşinizle iş ilişkisine benzer bir ilişki kurmaya çalışın. Eski meseleleri gündeme getirip tartışma ortamı yaratmayın. Duygularınızı kurduğunuz bu yeni ilişkinin dışında bırakın. İlişkinizde yapılması ve düzenlenmesi gereken şeylere, örneğin varsa çocuğunuzun temel ihtiyaçları gibi konulara odaklanın.</font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">3 Kendinizi dinlemek için enerji ve zaman harcayın. Boşanmayla ilgili gerçek duygularınızı kendinize itiraf edin ve bunları çözümleyebilmenin yollarını arayın. Çevrenizde size bu dönemde destek verecek bir grup oluşturun. Ya da bir uzmana başvurun. Fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçlarınızı gözardı etmeyin.</font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">4 Boşanmayla ilgili detayları çocuğunuzla paylaşmayın. Bu bilgiler çocuğun stresini artırır.</font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">5 Çocuğunuzun önünde sakın kavgaya tutuşmayın. Doğal davranın, duygusal sahneler yaratmayın. Yaptığınız gergin telefon konuşmalarını, bıraktığınız sesli mesajları çocukların duymadığından emin olun. Çünkü eski eşlerin birbirine gösterdiği tüm tepkileri çocuk kendine de gösteriliyormuş gibi algılar.</font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">6 Eski eşinizi çocuğunuzun önünde eleştirmeyin, kötülemeyin. Onun hakkında mümkün olduğunca olumlu konuşun.</font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">7 Çocuğunuzun önünde hukuki terimler kullanmayın. &#8216;Velayet&#8217; yerine &#8216;birlikte geçirilecek zamanların ayarlanması&#8217; gibi yumuşak tanımlar seçin. Takvim üzerinde &#8216;annenin günleri&#8217; ve &#8216;babanın günleri&#8217; olarak bir düzenleme yapın. Bu, çocuğun duygusal ve fiziksel olarak nerede durduğunu anlamasını kolaylaştırır.</font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">8 Çocuk iki kişinin ürünüdür. Bu yüzden anne de, baba da onun önemli birer parçasıdır. Boşandığınız eşinizi dışlarsanız, çocuk kendinden bir parçanın da dışlandığını düşünecektir. Çocuğunuzun eski eşinizle görüşmesini destekleyin.</font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">9 Boşanmada çocuk da her iki taraf kadar kendini suçlu hisseder, yaşananlara kendisinin sebep olduğunu bile düşünecektir. Bunun bilincinde olun ve bu duyguyu yenmesi için ona destek verin.</font></strong></p>
<p><strong><font color="#ff0000">10 Çocuklarınızın size anlattığı her şeye inanmayın. Sizi mutlu edeceğini düşünerek olayları olumlu ya da olumsuz yönde saptırabilirler.</font></strong></p>
<p><em><strong><u><font color="#000080">Yeni kanun kadını daha fazla korumadı. Böyle olması için -hiç değilse ve sadece bir açıdan bakılırsa- &#8216;Edinilmiş Mallara Katılma&#8217; sisteminin tek ve uyulması zorunlu rejim olması gerekirdi. Böyle yapılsa idi, ev kadınlarının daha fazla korunmuş olacağı söylenebilirdi. Ne var ki bu da somut olaylarda adaletsizliklerin doğmasını engellemeyecekti. Bugün, Edinilmiş Mallara Katılma Sistemi, taraflar anlaşmış değil iseler, 1 Ocak 2002&#8242;den önce edinilen malvarlığı unsurlarına uygulanmıyor. Şu halde yani Medeni Kanun&#8217;dan önce evlenen kadınlar için fazla bir anlamı yok. Ayrıca, evlenme sonrasında, kadın taraf olsun, erkek taraf olsun, zengin ve &#8216;uyanık&#8217; ise muhtemel boşanmalarda kendini korumak için diğer tarafa &#8216;Mal Ayrılığı Sözleşmesi Yapma&#8217; şartını dayatıyor. Üstelik yeni Medeni Kanun &#8216;Hanımefendilere artık karı denmeyecek!&#8217; çıngırakları çalarak kadını koruyucu birçok maddeyi de el çabukluğuyla kaldırdı: Erkek, eşini ve çocuklarını geçindirme ve barındırmada birinci derecede yükümlü olmaktan çıktı. Kadın eşin, erkek eş için kefil olmasında hakim onayı kaldırıldı. Refah halinde olmasa bile, kadın eşe erkek eş için nafaka yükümü genişletildi.Sonra da davul zurnayla kadına karşı bu aldatmacayı kanun diye erkeklerden oluşan meclisimizde kabul ettik.<br />
</font></u></strong></em></p>
<p>Amerika&#8217;da artık boşanma koçluğu diye bir meslek varmış yakında sürüsüne bereket Ülkemizde de çıkar&#8230;Herkese koç herkes koç;yaşam koçu, spor koçu,oyuncu koçu,bosanma koçu&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/bosanmanin-10-mukemmel-dostane-yolu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de kadınlarının boşanma nedenleri</title>
		<link>http://bosanma.org/turkiyede-kadinlarinin-bosanma-nedenleri</link>
		<comments>http://bosanma.org/turkiyede-kadinlarinin-bosanma-nedenleri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 07:42:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşanma Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/turkiyede-kadinlarinin-bosanma-nedenleri-81.html</guid>
		<description><![CDATA[Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünce yapılan Aile Yapısı Araştırması&#8217;nın ileri analizine göre, eğitimli kadınlar aldatılma ve şiddete maruz kalma eğitimsiz kadınlar ise çocuk sahibi olmama ve eşinin ailesiyle geçinememe gibi nedenlerle boşanıyor.Türk aile yapısının genel görünümünü ortaya koymak üzere 2006&#8242;da gerçekleştirilen Aile Yapısı Araştırması&#8217;nın cinsiyet ve eğitim durumlarına göre analizi gerçekleştirildi. Buna göre, ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünce yapılan Aile Yapısı Araştırması&#8217;nın ileri analizine göre, eğitimli kadınlar aldatılma ve şiddete maruz kalma eğitimsiz kadınlar ise çocuk sahibi olmama ve eşinin ailesiyle geçinememe gibi nedenlerle boşanıyor.Türk aile yapısının genel görünümünü ortaya koymak üzere 2006&#8242;da gerçekleştirilen Aile Yapısı Araştırması&#8217;nın cinsiyet ve eğitim durumlarına göre analizi gerçekleştirildi.</p>
<p>Buna göre, ilk evlenme yaşı giderek artıyor. Türkiye&#8217;de erkekler için ortalama ilk evlenme yaşı 1990&#8242;da 26.1 iken 2000&#8242;de 26.9 oldu. Kadınların eğitim düzeyi arttıkça evlenme yaşı da yükseliyor. İlk evlenme yaşı eğitimsiz kadınlarda 18 yaş altı ve 18-24 yaş, eğitimli kadınlarda ise 18-24 ile 25-29.</p>
<p>Kadınların eğitim düzeyi arttıkça boşanma nedenleri de farklılaşıyor. Eğitimli kadınlar aldatılma, şiddete maruz kalma ve madde bağımlılığı gibi erkeğe bağlı nedenlerle evliliklerini bitirme kararı alıyor. Eğitimsiz kadınlar ise çocuk sahibi olmamak, eşinin ailesi ile geçinememek, ekonomik olarak evin geçiminin sağlanamaması gibi aileyle ilgili sebeplerden boşanıyor.</p>
<p>-EĞİTİMSİZ KADINLAR GAYRİMENKULE YATIRIM YAPIYOR-</p>
<p>Araştırmanın ileri analizine göre, eğitimli kadınların kişisel gelirleri 400-1200 YTL arasında değişirken, eğitimsiz kadınlar 400 YTL den az kazanıyor.</p>
<p>Kazanılan gelirle mülkiyet arasındaki ilişkiye bakıldığında kişisel gelirleri 400 YTL&#8217;den az olmasına rağmen eğitimsiz kadınların, müstakil ev sahibi olma oranı eğitimli kadınlardan daha fazla.</p>
<p>Eğitimsiz kadınlar geleceğin garantisi olarak bağ, bahçe gibi gayrimenkullere büyük oranda yatırım yapıyor. Eğitimsiz kadının hemen hemen hiç otomobili bulunmazken, eğitimli kadınlar da eğitimli erkelerle karşılaştırıldığında çok az miktarda otomobil alıyor.</p>
<p>Eğitim seviyesinin yükselmesi ile aile içi geleneksel rol ve statü dağılımında da farklılaşmalar görülüyor. Geleneksel rol dağılımı eğitimli ve eğitimsiz tüm kadınların ailelerinde yer alıyor.</p>
<p>Günlük, yiyecek, içecek alışverişini eğitimsiz kadının ailesinde erkek yaparken, eğitimli kadın bu işleri de üzerine alıyor. Fatura ödenmesi ise tamamıyla her tür eğitim düzeyindeki kadın için erkeğin görevleri arasında kalıyor.</p>
<p>-EĞİTİMLİ KADINLAR BOŞ ZAMANLARINI KENDİLERİNE AYIRIYOR-</p>
<p>Boş zamanlarında eğitimli kadınlar, kitap ve gazete okuyup, spor yaparken eğitimsiz kadınlar, sosyal eğlence olarak nitelendirilecek etkinliklerde bulunuyor.</p>
<p>Eğitimsiz kadınlar boş zamanlarını öncelikle eşi ve çocuklarıyla geçirirken, eğitimli kadın ailesinin dışında arkadaşlarıyla da boş zaman faaliyetlerine katılıyor.</p>
<p>Anne ve babayla hemen hemen tüm gruplar sıklıkla görüşmekteyken, kardeşler söz konusu olduğunda eğitimsiz kadının kardeşleriyle görüşme sıklığı ayda bir kez ya da senede birkaç keze düşüyor.</p>
<p>Kayınvalide ve kayınpederle en sık eğitimsiz kadınlar görüşüyor. Büyükanne ve büyükbabaları ise sıklıkla eğitimli kadınlar ziyaret ediyor. Eğitimsiz kadınlarda bu oran çok düşük düzeyde kalıyor.</p>
<p>Amca teyze ve hala dayı gibi akrabalarla görüşme sıklığı ise senede birkaç kez ya da ayda birkaç şeklinde olmak üzere değişkenlik gösteriyor. Komşularıyla en fazla görüşenler, eğitimsiz kadınlar.</p>
<p>Eğitimli kadınlar, hemcinslerinin çalışmasından yana tutum sergilerken, eğitimsiz kadınlar ise çalışma hayatında kadının yer almasını desteklemiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/turkiyede-kadinlarinin-bosanma-nedenleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma Nedenleri(Makale)</title>
		<link>http://bosanma.org/bosanma-nedenleri</link>
		<comments>http://bosanma.org/bosanma-nedenleri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 07:30:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşanma Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/bosanma-nedenleri-80.html</guid>
		<description><![CDATA[TMK&#8217;NİN 166 INCI MADDESİNDE DÜZENLENEN BOŞANMA NEDENLERİ Arş. Gör. Ömer ERGÜN * Özet / Abstract: Boşanma kurumunun Avrupa Ülkelerindeki, Fransa, Almanya, İtalya, İsviçre uygulamasını kısaca anlattıktan sonra, Türkiye&#8217;deki uygulamalarını özellikle genel boşanma nedenini anlattım, ayrıca genel boşanma nedeni olarak ifade edilen &#8220;şiddetli geçimsizlik nedenlerinin&#8221; nelerden ibaret olduğunu Yargıtay kararlarını tarayarak belirlemeye çalıştım Anahtar Kelimeler:TMK 166, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TMK&#8217;NİN 166 INCI MADDESİNDE DÜZENLENEN<br />
BOŞANMA NEDENLERİ<br />
Arş. Gör. Ömer ERGÜN<br />
*<br />
Özet / Abstract:<br />
Boşanma kurumunun Avrupa Ülkelerindeki, Fransa, Almanya, İtalya, İsviçre<br />
uygulamasını kısaca anlattıktan sonra, Türkiye&#8217;deki uygulamalarını özellikle genel boşanma<br />
nedenini anlattım, ayrıca genel boşanma nedeni olarak ifade edilen &#8220;şiddetli geçimsizlik<br />
nedenlerinin&#8221; nelerden ibaret olduğunu Yargıtay kararlarını tarayarak belirlemeye çalıştım<br />
Anahtar Kelimeler:TMK 166, Boşanma Nedenleri, Genel Boşanma Nedenleri<br />
THE REASON OF THE DIVORCE AT TMK ART. 166<br />
After to study the application of divorce institution in Europe Countries France,<br />
Germany, Italy, Switzerland, we studied turkey&#8217;s application, especially grounds generals of<br />
divorce. Besides we studied what are &#8220;marital discord violent&#8221; by analyse of decisons of High<br />
Tiribunal.<br />
Key words: TMK art. 166, reason of the divorce, civil law, family law<br />
GİRİŞ<br />
Modern hayatın yaygınlaşması ile, aile kurumunun zayıflaması olarak<br />
kabul edilen, boşanma vakalarının artması, birbiriyle ters orantılıdır. Modern<br />
hayat insanı bireyci, egoist, ben eksenli düşünmeye itmektedir. Dolayısıyla<br />
kendi kendine yeten, ihtiyacı olan şeyleri kendisi üreten, başkasının yardımına<br />
gereksinim duymayan bir yapı ortaya çıkarmaktadır. Bu durum kişiyi vurdum<br />
duymaz hale getirmektedir. Bu hayat tarzının gereği, bir başka kişinin<br />
düşüncelerine tahammül etme, bir arada yaşama, kazandıklarını paylaşma,<br />
sorumluluk alma, gibi bir eylem gerektiren konularda hep problem<br />
yaşanmaktadır.<br />
Geleneksel toplumlarda evlilik kadın için bir sosyal güvence olarak<br />
algılanmaktadır. Kadın evde ev işlerini yapar ve erkek çalışır, kazanır ve aileyi<br />
korur, özellikle kadının evlilik birliğini sona erdirmesi zordur, boşanmayı<br />
gerektiren nedenler olsa dahi, kadın buna katlanmaktadır.<br />
Modern toplumlarda ise her bireyin sosyal güvencesi vardır.<br />
Dolayısıyla korunmaya da ihtiyacı yoktur, huzursuzluğa ve şiddete maruz<br />
*<br />
Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Elemanı<br />
Page 2<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
524<br />
kaldığı zaman, evlilik birliğini sona erdirme konusunda daha rahat karar<br />
verilebilmektedir.<br />
Bu yüzden dolayıdır ki boşanma oranlarının en yüksek olduğu yerler<br />
modern hayatın en yoğun yaşandığı ülkelerdir. Yapılan araştırmalarda özellikle<br />
boşanma hızının bir çok ülkede arttığını, mesela, bu oran ABD&#8217; de binde 4.57 -<br />
Almanya&#8217; da binde 4.6 &#8211; İsviçre&#8217; de binde 2.23 &#8211; Norveç&#8217; de binde 2.54,iken,<br />
Türkiye&#8217;de henüz bu oranın binde bir olduğu tespit edilmiştir.<br />
Tek Tanrılı dinler açından boşanma, özellikle Hıristiyanlık ve İslam<br />
Dini açısından olaya baktığımızda, Hıristiyanlık dininde mezhepler arasında<br />
görüş ayrılığı söz konusudur.Bu konuda Hıristiyanlık dininin ,mezhepleri<br />
arasındaki fikir ayrılıkları, konuyla ilginleler açısından ilginçtir. Protestan ve<br />
Ortodoks mezhebinde boşanma serbestisi söz konusu olmakla birlikte, Katolik<br />
mezhebinde ise boşanma yasağı söz konusudur. Papazın kıydığı ve Tanrı<br />
tarafından kutsanmış bir nikahı hiçbir güç ayırtamaz, mantığı hâkimdir.<br />
İslam dininde ise boşanma serbestisi ilkesi hâkimdir. Üzerinde tartışma<br />
söz konusu olsa da, boşanma her iki eş içinde hak olarak tanınmaktadır.<br />
Özellikle bizim uygulamamız açısından önem arz eden Alman ve<br />
İsviçre Hukuk sistemlerinde boşanma kurumunun düzenleniş biçimi, ayrıca<br />
ilginç bir boşanma sistemine sahip olan İtalya da ki boşanma sistemi ve Fransız<br />
Hukukundaki boşanma kurumuna ilişkin hükümler bu makalemizde öncelikli<br />
olarak işlenmiştir.<br />
Genel boşanma nedenlerinin, eski deyimle şiddetli geçimsizliğin, TMK<br />
nun yeni düzenlemesinde, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden<br />
beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmış olması&#8217; durumlarını belirlemek<br />
açısından, Yargıtay kararları incelenerek uygulamada hangi durumların evlilik<br />
birliğinin temelinden sarsılmış olmasına, bir örnek olabileceği, belirlenmeye<br />
çalışılmıştır.<br />
I-BOŞANMANIN DAYANDIĞI GENEL İLKELER<br />
Boşanma nedenleri düşünülürken, belirli kriterler den hareket edilerek<br />
bu nedenler belirlenmektedir. Genel olarak doktrinde belirtilen kriterler<br />
şunlardan ibarettir; Kusur ilkesi, temelden sarsılması ilkesi, irade ilkesi,<br />
elverişsizlik ilkesi.<br />
Page 3<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
525<br />
1-Kusur İlkesi<br />
Bu ilke kusursuz eşi korumaya yöneliktir. Bu nedenledir ki bu ilkeye<br />
göre, ancak kusursuz olan eş boşanma davası açabilir. Kusurlu eş ise boşanma<br />
davası açamaz.<br />
1<br />
Burada boşanma nedeni olan olaylar kusura dayanmalıdır.<br />
TMK diğer ilkelerin yanı sıra kusur ilkesine de yer vermiştir.<br />
2- Temelden Sarsılma ilkesi<br />
Bu ilkede evlilik eşler için çekilmez hele gelmiş ise, yani temelden<br />
sarsılmış ise burada eşlerin kusuru olmasa da boşanmaya hükmedilebilir.<br />
2<br />
Evlilik birliğinde eğer olaylar eşler için evliliği çekilmez hale getirmiş ise ve<br />
birlikte yaşamaları artık beklenemiyorsa evlilik birliği temelinden sarsılmıştır<br />
ve boşanmaya hükmedilir. TMK. 166 deki düzenleme evliliğin temelden<br />
sarsılması ilkesine dayanmaktadır.<br />
3<br />
3-İrade İlkesi<br />
Bu ilke tarafların anlaşarak kendi rızaları ile evlilik birliğine son<br />
vermeleri esasına dayanır. Bu ilkeye göre eşler evlilikleri kendi iradeleriyle<br />
kurdukları gibi kendi iradeleri ile de sona erdirebilmelidirler. Doğaldır ki, bu<br />
ilkeye göre taraflardan birinin istemi yada anlaşmaları üzerine, hâkimin karar<br />
vermesi ile boşanma mümkün olacaktır.<br />
4<br />
4-Elverişsizlik İlkesi<br />
Eşlerden birinin fiziksel ve ruhsal bir eksikliği ve özrü nedeniyle,<br />
evlilik birliğinin kendisinden beklediği yükümlülükleri yerine getiremeyecek<br />
durumda ise, elverişsizlik ilkesi söz konusu olur. Eşlerden birindeki özür, yani<br />
1<br />
Zevkliler Aydın, Medeni Hukuk, Giriş ve Başlangıç Hükümleri, Kişiler Hukuku, Aile<br />
Hukuku, Seçkin yay. Ankara-2000, s.880; Akıntürk Turgut, Aile Hukuku, Yenilenmiş 6.Bası,<br />
Beta Yay., İstanbul-2002, s.230; Köprülü Bülent /Kaneti Selim, Aile Hukuku, İstanbul 1986,<br />
s.143;; Öztan Bilge, Aile Hukuku 5. Baskı, Turhan Kitabevi, Yay. Ankara 2004, s.369;<br />
Feyzioğlu N.Feyzi, Aile Hukuku, 3.Baskı, Filiz Kitapevi, İstanbul 1986, s.25<br />
2<br />
Burcuoğlu Haluk, &#8220;Alman Hukukunda Yeni Boşanma Sistemi ve Bu sistem lşığın da Türk<br />
Boşanma Sistemine ilişkin Bazı Öneriler&#8221;, İ.Ü.H.F.D. cilt.48-49, Y.1982-83, s.114 vd., Bu ilke<br />
özellikle Alman Medeni Kanunda geniş uygulama alanı bulmaktadır. ; Feyzioğlu, a.g.e. s.253<br />
3<br />
Zevkliler, a.g.e. s.881; Öztan, a.g.e. s.370; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.143 ; Akıntürk, a.g.e.<br />
s.231<br />
4<br />
Seymen H.Ferit/Elbir K.Halid, Türk Medeni Hukuku, C.III Aile Hukuku, 2.Baskı, İstanbul<br />
1960, s.238; Öztan, a.g.e. s.371; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.143; Feyzioğlu, a.g.e. s.254;<br />
Zevkliler, a.g.e. s.881; Akıntürk, a.g.e. s.231<br />
Page 4<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
526<br />
eşteki elverişsizlik diğer eş için ortak yaşamı çekilmez hale getirmiş olmalıdır<br />
ki elverişsizlik nedeniyle boşanma davası açabilsin. Örneğin, akıl hastalığı,<br />
cinsel sapıklık, gibi hastalıklar bu niteliktedir.<br />
5<br />
5-Medeni Kanunumuzun Kabul Ettiği İlke<br />
Medeni Kanun, boşanmayı düzenlerken bu ilkelerden birine bağlı<br />
kalmamıştır. Ancak genellikle, evlilik birliğinin temelden sarsılması ilkesini<br />
kural olarak kabul etmekle beraber, kusur, irade ve elverişsizlik ilkelerine de<br />
yer vermiştir. TMK müşterek hayatın kurulamaması konusunda, evliliğin<br />
temelden sarsılma ilkesini ve belirli şartlarda irade ilkesinin kabul etmiştir.<br />
Yine zina, cana kast, terk, pek fena muamele gibi düzenlemelerde kusur<br />
ilkesini kabul etmiştir.<br />
6<br />
II-BOŞANMA İLE İLGİLİ SİSTEMLER<br />
Boşanma ile ilgili sistemleri üç gurupta toplayabiliriz.<br />
1-Boşanma Yasağı Sistemi<br />
Bu sistemde evlilik kurumuna bir kutsallık atfedilerek boşanma<br />
imkânsız kılınmaktadır. Nitekim bu durum daha çok Hıristiyanlık Dininin<br />
Katolik mezhebini kabul eden ülkelerde söz konusu olmaktadır.<br />
Katolik Mezhebine göre, evlilik &#8220;çözülmesi imkânsız olan ve ancak<br />
ölümle sona eren bir bağdır.&#8221; Bizzat İsa Peygamberin Şöyle söylediği iddia<br />
edilmektedir: &#8220;erkek ana ve babasını bırakacak ve karısına bağlı kalacaktır.<br />
Karı koca artık iki kişi değil tek bir vücut olacaklardır. Böylece Allah&#8217;ın<br />
birleştirdiğini kul ayıramaz&#8221; Dolayısıyla kilisenin kıymış olduğu nikah akdine<br />
karşı boşanma mümkün olmamaktadır.<br />
7<br />
Ancak Katolik Kilisesi toplumun ve zamanın da zorlamasıyla, sadece<br />
evlilik birliğini dayanılmaz hale getiren bazı sebepler karşısında, eşlerin ayrı<br />
yaşamalarına izin vererek boşanma olmasa da boşanmaya yakın bir ara formül<br />
5<br />
Akıntürk, a.g.e. s.232; Seymen/Elbir, a.g.e. s.238; Zevkliler, a.g.e. s.882; Köprülü/Kaneti,<br />
a.g.e. s.144; Feyzioğlu, a.g.e. s.253<br />
6<br />
Akıntürk, a.g.e. s.233; Öztan, a.g.e. s.213; Zevkliler, a.g.e. s.882<br />
7<br />
Tekinay Selahattin Sulhi, Türk Aile Hukuku, 5.bası,Beta yay.İstanbul, s.182; Zevkliler, a.g.e.<br />
s.877<br />
Page 5<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
527<br />
bulmuştur. Ayrılık olarak nitelendirilen bu kurum ise, yatakta, masada, evde<br />
birlikte olmamalarını gerektiriyordu, ama evlilik bağını çözmeye yetmiyordu<br />
8<br />
Alman Şair, Goethe boşanma yasağını destekleyerek şöyle demiştir:<br />
&#8220;&#8230;.evlenme çözülmez olmalıdır. Zira onun getirdiği saadet her türlü<br />
bahtsızlığı yener&#8230;evlilik bazen sıkıcıdır doğru ,bunu anlıyorum. Ama biz<br />
kendi vicdanımızla da evli değil miyiz. Çok defa hiç kimsenin olamayacağı<br />
kadar sıkıcı bulduğumuz vicdanımızdan da kurtulmayı istemez miyiz?&#8221;<br />
9<br />
Katolik Mezhebinin yoğun olarak yaşandığı bölgelerde bu tutum<br />
devletin çıkarmış olduğu yasalara da etki ederek, boşanmayı yasaklayan<br />
hükümler içeren yasalar da çıkarılmıştır, 1975&#8242;lere kadar İtalya, İspanya ve<br />
Güney Amerika Ülkelerinde olduğu gibi.<br />
Ancak 16.yy da başlayan reform hareketleri ile birlikte özellikle<br />
Avrupa&#8217;da boşanma yasağı kısmen kaldırılabilmiştir. 1900&#8242;lerden sonra<br />
Avrupa da boşanma yasağı büyük ölçüde kalkmıştır. Fransa da 1884&#8242;lerde,<br />
boşanma hakkı tanınırken, İtalya da 1974&#8242;ler de, İspanya da 1981 tarihinde izin<br />
vermiştir. İrlanda da ise 2000 li yıllar da halkoylaması sonucu boşanma hakkı<br />
tanınmıştır. Bazı Güney Amerika ülkelerinde ise, hala boşanma yasağı<br />
uygulanmaktadır.<br />
Protestan mezhebini benimseyen Hıristiyanlar da ise, boşanma yasağı<br />
kaldırılmıştır. Bu yasağın karşısında olan o zamanın büyük düşünürlerinden<br />
Montesqieu İran mektupları adlı eserinde &#8220;putperest olan Roma hâkimiyeti<br />
boşanmaya cevaz veriyordu halbuki Hıristiyanlık bu müesseseyi lağvetti<br />
önceleri pek ehemmiyetsiz gibi görülen bu değişiklik sonraları inanılmayacak<br />
derecede vahim neticeler meydana getirdi&#8230;&#8230; Bilmiyorlar diki bu bağlanılmak<br />
istenen vücutlardan biri canlı ise, diğeri bir cesetten başka bir şey olmuyordu.<br />
&#8220;diyerek Protestan hukuk sisteminin bu düzenlemesinin yerinde olduğunu<br />
söylemiştir.<br />
Sözde aile kurumunun ve aile bağlarının güçlendirilmesini amaçlayan<br />
bu yasaklama, ruhen ve fiili olarak bir birinden ayrı yaşayan eşleri zorla aynı<br />
mekana hapsetme, mantıksızlığını da beraberinde getirmektedir<br />
Protestanların bu mücadelesi sonuç verdi ve bir çok Avrupa ülkesinde<br />
Medeni Kanunlar yeniden düzenlenerek boşanma kurumu bu çalışmalar sonucu<br />
8<br />
Tekinay, a.g.e. s.182; Zevkliler, a.g.e. s.877<br />
9<br />
Tekinay, a.g.e. s.183<br />
Page 6<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
528<br />
kabul edilmiştir. Sonuç olarak İsviçre, Anglo-Amerika, Alman, Fransız, Rus,<br />
İskandinav hukuklarında boşanmaya izin verilmiştir.<br />
10<br />
2-Boşanma Serbestisi Sistemi<br />
Bu sistemin temelinde şu vardır, evlilik birliği iki tarafın serbest<br />
iradeleriyle meydana geldiğine göre yine taraflar bunu serbest iradeleriyle sona<br />
erdirebilmelidirler.<br />
Günümüzde Belçika, Lüksenburg, Romanya, İsveç, Norveç, Çin,<br />
Japonya, Sovyet Rusya gibi ülkelerde hukuk sistemlerinde, karşılıklı rıza ile<br />
boşanma kabul görmüştür.<br />
11<br />
Hatta Rusya da tek taraflı irade beyanı ile<br />
boşanmada mümkündür. Özellikle eğer, çocuk yoksa nikah memurluğuna<br />
başvuran herhangi bir eşin talebi üzerine nüfus kütüğüne bir kayıt düşülmesi ile<br />
de mümkün olmaktadır. Boşanma kayıt düşülmesinden üç ay sonra geçerli hale<br />
gelmektedir.<br />
12<br />
İslam Hukukunda ise boşanma, kural olarak kocaya tanınmış bir hak<br />
olarak kabul edilse de, belirli durumlarda ; karı-kocanın anlaşmasıyla, kadının<br />
tek taraflı beyanıyla da boşanma gerçekleşebilir. Kadının istemesiyle hâkimin<br />
kararıyla boşanmaya karar verilebilir. Bu bağlamda İslam Hukukunda boşanma<br />
serbestisi sistemi hâkimdir.<br />
13<br />
3 -Boşanmayı Belirli Sebeplerle ve Hâkim Kararına Dayandıran<br />
Sistem<br />
Boşanma yasağı ve boşanma serbestisi sisteminin birleştirilmesi sonucu<br />
ortaya çıkan bir diğer sistemdir. Bu sistemin mantığı şudur: Boşanmak ancak<br />
kanunda belirtilen nedenlerle ve hâkimin kararı ile mümkün olacaktır.<br />
14<br />
10<br />
Tekinay, a.g.e. s.182-183<br />
11<br />
Bardakoğlu Ali, &#8220;Hukuki ve Sosyal Açıdan Boşanma&#8221;, Türk Aile Ansiklopedisi,T.C.<br />
Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, C.1 s.203<br />
12<br />
Bendason Ney, Başlangıcından Günümüze Kadın Hakları, İletişim Yayınları,s.76,( Türkçeye<br />
çeviren ,Şirin Tekeli)<br />
13<br />
Ekinci Ekrem Buğra,&#8221;İslam Hukukunda Boşanma&#8221;, Türk Aile Ansiklopedisi,T.C.<br />
Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, C.1 s.200-203; Zevkliler, a.g.e. s.878<br />
14<br />
Zevkliler, a.g.e. s.879 ;Bardakoğlu Ali, a.g.m.,s.201<br />
Page 7<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
529<br />
Günümüzde bir çok ülkede boşanma kanunda belirtilen nedenlerle ve<br />
hâkimin hükmüyle mümkün olmaktadır. Bugün değişik Kıta Avrupa sı<br />
ülkelerinde benimsenen bu sistem, Kural olarak İsviçre-Türk Hukuk<br />
Sisteminde ve yeni Medeni Kanunca da benimsenmiştir.<br />
15<br />
III- BOŞANMA KONUSUNDA GENEL EĞİLİMLER<br />
1-FRANSA&#8217;DA BOŞANMA KURUMU<br />
Fransa da boşanmayla ilgili olarak, özellikle 11 Temmuz 1975 tarihinde<br />
köklü bir değişim yaşanmıştır.<br />
16<br />
Bu değişikliklere göre :<br />
Fransa&#8217;da dört tür boşanma mümkün olmaktadır.<br />
Öncelikle, Kanunda belirtilen nedenlerden dolayı boşanma mümkün<br />
olmaktadır. Kanunda sayılan nedenler ise, şunlardan ibarettir: Zina, yüz<br />
kızartıcı bir suçtan dolayı mahkum olmak, ağır hakaret ve kötü muamele<br />
İkinci olarak ta, Kabahat nedeniyle boşanma(TMK 242-246),<br />
boşanmayı evlilik yükümlülüklerini devamlı ve ağır bir biçimde aksatan ve<br />
ortak yaşamın sürdürülmesini olanaksız kılan olgulara dayandıran eş<br />
isteyebilir.<br />
Üçüncüsü ise, karşılıklı anlaşma ile boşanma (TMK 230-232) anlaşmalı<br />
boşanma, birlikte yapılan bir başvuru ile olabileceği gibi, yapılan başvurunun<br />
kabulü ile de olabilir.<br />
Dördüncü olarak ta, ortak yaşamın kesintiye uğraması nedeniyle<br />
boşanma (TMK 237-236) Eğer ortak yaşam 6 yıl gibi bir süre kesintiye<br />
uğramış ise, hâkimin kararıyla boşanmaya hükmedilir.<br />
2-ALMANYA DA BOŞANMA KURUMU<br />
Alman Medeni kanununun konumuzla ilgili 4 maddesi söz konusudur.<br />
Bunlar 1564, 1565, 1566 ve 1568. maddeleridir.<br />
1564. maddeyi şöyle tercüme etmek mümkündür:<br />
15<br />
Zevkliler, a.g.e. s.879<br />
16<br />
Tekinay, a.g.e. s.185; Bendason, a.g.e. s.94-95<br />
Page 8<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
530<br />
Madde başlığı, Mahkeme kararı ile boşanma şeklindedir. &#8220;Boşanma<br />
ancak eşlerden birinin talebi üzerine ve mahkemece verilecek kararla<br />
gerçekleşir. Evlilik birliği kararın kesinleşmesiyle sona erer. Boşanmanın hangi<br />
şartlarda talep edilebileceği aşağıda gösterilmiştir. &#8220;şeklinde ifade edilmiştir.<br />
1565. maddenin kenar başlığı Köklü sarsılma ilkesi ve En az ayrılık<br />
süresidir, madde metni ise şöyledir. &#8221; Evlilik birliğinin köklü sarsılması<br />
durumunda boşanmaya karar verilebilir. Ortak yaşantının sona ermesi yada<br />
eşlerin bundan sonra birlikte yaşamalarının beklenememesi durumunda, evlilik<br />
birliği köklü sarsıntıya uğramış sayılır.<br />
Eşlerin ayrı yaşamalarının henüz bir yılı doldurmaması durumunda,<br />
boşanmanın talep edilebilmesi ancak diğer eşe yönelik nedenlerden dolayı<br />
talep eden eş bakımından evliliğin sürdürülmesi kendisinden beklenmeyecek<br />
derecede ağır bir haksızlık oluşturduğu takdirde mümkün bulunmaktadır. &#8221;<br />
1566.madde de ise, maddenin başlığı, köklü sarsılma karineleri<br />
biçimindedir. Madde metni ise şöyledir:<br />
&#8220;Eşler bir yıldan beri ayrı yaşamaları durumunda, boşanmayı birlikte<br />
talep etmeleri, yada aleyhinde boşanma talep edilen eşin boşanmaya razı<br />
olması koşuluna bağlı olarak evlilik birliğinin köklü sarsılmaya maruz kaldığı<br />
aksinin kanıtlanması mümkün bulunmayan bir karinedir. &#8221;<br />
Eğer eş 3 yıldan beri ayrı yaşamakta iseler evlilik birliğinin kökünden<br />
sarsıldığı, aksinin kanıtlanması mümkün bulunmayan bir karine oluşturur.&#8221;<br />
Demektedir.<br />
1588 maddenin ise, madde başlığı, özel haller. &#8220;Evlilikten olma reşit<br />
olmayan çocukların yararı özel nedenlerle ve istisnai olarak evliliğin<br />
sürdürülmesini gerektirir yada boşanma, buna razı olmayan eş açısından<br />
olağanüstü durumlar nedeniyle ağır bir haksızlık oluşturur ve boşanmayı talep<br />
eden eşin dayandığı nedenlerin göz önüne alınması halin de bile evliliğin<br />
sürdürülmesi zorunlu bulunursa köklü sarsılmanın varlığına rağmen boşanma<br />
kararı verilemez&#8221; demektedir.<br />
Alman Boşanma Hukukunun temelini oluşturan bu maddeler, aynı<br />
zamanda Türk Boşanma Hukuku açısından da önemlidir. Alman MK 1564.<br />
maddesinde, Almanya Medeni Kanununda, mahkemenin vermiş olduğu<br />
Page 9<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
531<br />
bozucu nitelikteki kararı ile boşanma mümkün olmaktadır. Zira &#8220;mahkemece<br />
verilecek bir karar ile&#8230;&#8221; diyerek bunu ifade etmek istemiştir<br />
17<br />
.<br />
Alman Medeni Kanunun 1564. maddesinde ise, boşanma sebebini ifade<br />
etmektedir.Boşanma nedeni olarak &#8220;evlilik birliğinin köklü sarsılması&#8221; ilkesini<br />
getirmiştir. Bu kavramdan, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, evliliğin<br />
başarısızlığı, evliliğin amacına varamaz olması veya çökmüş bulunması ve<br />
yürümezliği anlamları çıkarılabilir.<br />
Alman Medeni Kanunu tek bir boşanma nedeni kabul etmiştir. O da<br />
1565. madde de belirtilen evliliğin kökten sarsılması veya evliliğin<br />
başarısızlığa uğramış olmasıdır.<br />
Alman Boşanma Hukukunda kusur ilkesi, maddenin incelenmesinden<br />
de anlaşılacağı üzere esas alınmamıştır. Dolayısıyla kökten sarsılmanın veya<br />
başarısızlığın kaynağında eşlerin her ikisinin veya eşlerden birisinin hatta<br />
bizzat boşanmayı talep eden eşin bulunması arasında fark yoktur.<br />
Alman Doktrini ve uygulamada evliliğin kökten sarsılması ve evliliğin<br />
başarısızlığı durumlarını şöyle belirtmektedirler &#8220;Her iki eşin boşanmayı<br />
istemesi, bir eşin diğerinden kendisine karşı beklediği davranış konusunda<br />
büyük bir hayal kırıklığına uğraması, yine bu tür davranışlara örnek olarak çok<br />
kötü muamele, dövme, hakaret, tam ilgisizlik vb. bir kimsenin eşinden başka<br />
bir kimse ile sürekli birlikte yaşaması, böyle bir ilişkiden bir çocuğun doğması,<br />
diğer eşin kendisinin evlilikle bağlı olduğu duygusunu yok edecek derecede,<br />
kalıcı akli bozuklukları olması.<br />
18<br />
Ancak Alman Medeni Kanunun 1566. Madde de, iki halde evliliğin<br />
köklü sarsıldığını ve evliliğin başarısızlığı uğradığını aksi ispatlanamaz karine<br />
olarak kabul etmiştir.<br />
Birincisi, eşler en az 1 yıldır ayrı yaşıyorlar ve her iki eş birden<br />
boşanmayı istemiş veya birinin boşanma isteğini değer eş kabul etmiş ise, bu<br />
durum evliliğin başarısızlığa uğradığının aksi ispatlanmaz bir karinesi olarak<br />
kabul ediliyor(1565/1)<br />
17<br />
Burcuoğlu Haluk,&#8221; Türk Medeni Kanunu Ön Tasarısında Boşanma&#8221;, Türk Medeni Kanunu<br />
Ön Tasarısının İncelenip Değerlendirilmesi, MHAUM, Türkiye Matbaacılık,, İstanbul 1988,<br />
s.117<br />
18<br />
Burcuoğlu a.g.m. s.118 vd.; Yalçınkaya Namık/Kaleli Şakir, Yeni Boşanma Hukuku, 2.Bası,<br />
C.1, Ankara 1988, s.158<br />
Page 10<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
532<br />
İkinci durum ise, boşanma konusuna her hangi bir anlaşma<br />
aranmaksızın, eşlerin 3 yıldır ayrı yaşıyor olmaları halinde de aynı durum söz<br />
konusu olmaktadır. (1565/II)<br />
Yalnız burada ayrı yaşama konusundan ne anlaşılması gerektiğini de<br />
açıklığa kavuşturmak gerekir, İşte bunu düşünen Alman Kanun Koyucu 1567.<br />
Maddesinde bu durumu belirtmiştir. 1567.Maddede&#8221; Eşler arasında ortak<br />
yaşam bulunmuyorsa ve eşlerden birisinin ortak yaşamı arzu etmediği açıkça<br />
anlaşılıyorsa, eşler ayrı yaşıyorlar sayılır. Eşlerin, ortak konutta ayrı yaşamaları<br />
durunda da yine ortak yaşam gerçeklememiş olur.&#8221; demektedir.<br />
Ancak &#8220;köklü sarsılmanın &#8221; varlığına rağmen bazı durumlar vardır ki<br />
boşanmaya karar verilemez:<br />
Boşanma kural olarak en az 1 yıllık ayrı yaşamış olmayı<br />
gerektirmektedir. Ancak 1565/II buna bir istisnadır.<br />
Yine 1568/I de belirtilen evliliğin sürdürülmesi, evlilikten olma küçük<br />
çocukların yararına, özel nedenler dolayısıyla zorunlu görünüyorsa boşanmaya<br />
karar verilemez.<br />
Ayrıca 1568/I de belirtilen, boşanmaya karşı çıkan eşin olağanüstü<br />
koşullar nedeniyle talepte bulunan eşin çıkarları da göz önüne alınsa bile,<br />
boşanma halinde, olağanüstü güçlüklerle karşı karşıya kalacak olması halinde<br />
boşanmaya karar verilemez.<br />
Bu genel açıklamalardan sonra sonuç olarak şunu söyleyebiliriz, Alman<br />
Medeni Kanunu, 1976 da yapılan değişiklik ile tek bir boşanma nedeninin o da,<br />
&#8220;evlilik birliğinin köklü sarsılması veya başarısızlığa uğramasını &#8221; kabul<br />
etmiştir. Daha önceleri savunulan kusur ilkesinden vazgeçilmiştir. Bunun<br />
yanında anlaşmalı boşanmayı da kabul etmiştir.<br />
3-İTALYA DA BOŞANMA KURUMU<br />
İtalya Hukuku, özellikle boşanma hukuku konusunda incelenmesi<br />
gereken ilginç bir hukuk görünümü arz etmektedir<br />
19<br />
. Bu ilginç durum İtalyan<br />
19<br />
Bu konularla ilgili geniş bilği için bkz. Luigi Mengoni, İtalya da Yeni Aile Hukuku,<br />
(Çev.Mesut Önen), MHAD, Yay.11, Sayı 4, s.49 vd.e; Rodolfo Sacco, İtalya da Boşanma,<br />
(Çev.Hüseyin Hatemi), MHAD Yay.11, Sayı 4, Y.1977, s.125 vd.; Yalçınkaya/Kaleli, a.g.m.<br />
s.237 vd.<br />
Page 11<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
533<br />
vatandaşlarının Hıristiyanlık dininin Katolik Mezhebine benimsemelerinden<br />
dolayıdır. Özellikle Katolik kilisesinin merkezinin de İtalya da olması bu<br />
durumu daha da güçleştirmektedir. Katolik Mezhebine göre, boşanmak<br />
mümkün değildir. Zira kilise önünde yapılan evlenme akdine bir kutsallık ve<br />
ebedilik atfedilmektedir. Nitekim önceleri 1865 tarihli İtalyan Medeni<br />
Kanununun 149 Maddesinde evlenmek ancak eşlerden birinin ölümüyle sona<br />
erer denilerek ebedilik ilkesi ifade edilmek istenmiştir<br />
20<br />
. Yine 1948<br />
Anayasasının hazırlanmasında evlilik birliğinin çözülemeyeceğine ilişkin bir<br />
hükmün Anayasa metnine eklenmesi Kilisenin bütün ısrarlarına rağmen<br />
reddedilmiştir.<br />
Aslında 1929 yılına kadar Katolik kilisesi evliliklerin düzenlemesinde<br />
kendisini tek yetkili organ olarak kabul etmekteydi, 11 şubat 1929 da Katolik<br />
Kiliselerinin merkezi konumundaki Vatikan&#8217;la yapılan anlaşma ile şahsi hal<br />
kütüklerine tescil edilen dini evlenmelere medeni nikahın hukuksal sonuçları<br />
bağlanmış bulunmaktaydı. Yalnız burada bir sorun ortaya çıkmaktadır. 1929<br />
Anlaşmasının geçerli bir medeni nikah olarak tanıyıp, dinin ise çözülmez<br />
olarak kabul ettiği evlilik birliğini çözmede devletin serbest olup olmadığıdır.<br />
21<br />
İşte İtalya da boşanma konusundaki bu titizlik nedeniyle 1970 tarihli ve<br />
898 sayılı kanun &#8220;Eğer tescil edilen Medeni nitelikte bir nikah söz konusu ise<br />
boşanma, evliliğin çözülmesi, diye adlandırılmakta, eğer tescil edilmiş olan bir<br />
dini nikah<br />
ise<br />
boşanmayı, evliliğin<br />
tescilinden<br />
doğan<br />
medeni<br />
(hukuksal)sonuçların durdurulması &#8221; şeklinde belirtilecektir.<br />
Bu kanunun 1,2 ve 3. maddeleri şöyledir:<br />
1.Madde:Aşağıda 4. maddede öngörülen barıştırma girişiminin sonuç<br />
vermemesi halinde, hâkim 3. madde de belirtilen nedenlerden birisi dolayısıyla,<br />
işlerin maddi ve manevi birliklerinin sürdürülmesine yada yeniden kurulmasına<br />
olanak bulunmadığını belirlediği takdirde, Medeni Kanun hükümlerine göre<br />
evlilik birliğinin çözülmesine karar verir.<br />
2.Madde: Dini merasimle kurulmuş ve usulüne göre tescil edilmiş<br />
evliliklerde ise 4.madde de öngörülen barıştırma girişiminin sonuç vermemesi<br />
halinde hâkim, 3.madde de belirtilen nedenlerden birisi dolayısıyla eşlerin<br />
maddi ve manevi birliklerinin sürdürülmense yada yeniden kurulmasına olanak<br />
20<br />
Yalçınkaya/Kaleli, a.g.m. s.240; Sacco, a.g.m. s.126<br />
21<br />
Bendason, a.g.e. s.65; Yalçınkaya/Kaleli, a.g.m. s.240; Sacco, a.g.m. s.126<br />
Page 12<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
534<br />
bulunmadığını belirlediği takdirde, evliliğin tescilinden doğan medeni hukuk<br />
sonuçlarının durdurulmasına karar verir.<br />
3.Madde:Belirtilen nedenleri ese şöyle sıralanmaktadır, müebbet veya<br />
15 yıldan fazla hapis cezası ile mahkum olmuş ise, aile bireylerinin hayatına<br />
kastetmekten dolayı kesinleşmiş mahkumiyeti bulunuyorsa, fuhuş veya fuhşa<br />
teşvik, fuhşa yardımcı olmak vs. hallerinde, fücur söz konusu ise, eşler evlilik<br />
birliği içerisinde cinsel ilişkiyi gerçekleştirememişler ise, boşanmaya<br />
hükmedilir.<br />
22<br />
Ayrıca 1975 de gerçekleştirilen aile hukuku reformu ile ayrılık hükmü<br />
genel bir formülle şöylece düzenlenmiştir &#8220;Ortak yaşayışın sürdürülmesini<br />
imkânsız kılan veya çocukların eğitimi için ağır bir zarar tehlikesi doğuran<br />
olgular var olmakta iseler ayrılığa hükmedilir. &#8221; denilmektedir<br />
23<br />
Bütün bu<br />
kanuni düzenlemelerden boşanmanın nedenleri ile ilgili şu sonuç ortaya<br />
çıkmaktadır:<br />
Boşanma iki halde mümkün olmaktadır birincisi, bazı özel ağırlık<br />
taşıyan suçların ve aile fertleri aleyhine olan kanuna aykırı davranışlar,<br />
kusursuz eşe derhal boşanmayı talep etme hakkı vermektedir. İkincisi, eğer<br />
ayrılık belirli bir süre devam etmiş ise, ayrılan eşe (olağanı 5 yıldır) boşanmayı<br />
talep hakkı vermektedir.<br />
İtalyan Kanun Koyucu boşanmaya karşı mesafeli durmaktadır..Bunda<br />
Katolik Kilisesinin etkisi şüphesizdir. İtalya Boşanma Hukuku, karşılıklı rıza<br />
ile boşanmayı kabul etmemektedir.<br />
Boşanmada kabul edilen kusur ilkesi İtalyan Boşanma Hukukunda<br />
boşanmanın bir nedeni olarak değil boşanmanın sonuçları, özellikle, tazminat<br />
ve nafaka açısından önem arz etmektedir.<br />
24<br />
4-İSVİÇRE DE BOŞANMA KURUMU<br />
İsviçre de aile hukukuna ilişkin önemli değişiklikler yapılmıştır.<br />
Öncelikli olarak 25 Haziran 1976 tarihli Federal yasa ile aile hukukunda kısmi<br />
değişiklikler yapılmış. Bu kanun 1 Ocak 1978 de yürürlüğe girmiştir. Daha<br />
22<br />
Yalçınkaya/Kaleli, a.g.m. s.244<br />
23<br />
Sacco, a.g.m. s.130<br />
24<br />
Mengoni, a.g.m. s.57<br />
Page 13<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
535<br />
sonraları da evliliğin genel hükümlerine ve evlilikte mal rejimleri alanlarında 5<br />
Ekim 1981 tarihli kanun tasarısı hazırlanmış 1 Ocak 1988 tarihinde yürürlüğe<br />
girmiştir.<br />
25<br />
Ancak toplumun hızlı gelişimi nedeniyle, bu hızlı gelişimi düzenlemeye<br />
çalışan, İsviçre Kanun koyucu, İsviçre MK&#8217;nun Aile Hukuku kitabında 26<br />
Haziran 1998 tarihinde, özellikle boşanma sebepleri konusunda çok önemli<br />
değişikliklere gitmiştir, özellikle, evliliğin sona ermesi, evliliğin iptali ve<br />
boşanma olmak üzere, iki başlık altında düzenlemelere gidilmiştir.<br />
26<br />
Boşanmayla ilgili olarak, iki ayrı düzenleme getirilmiştir.<br />
Öncelikle, Türk MK düzenlemesinde anlaşmalı boşanma olarak ifade<br />
ettiğimiz, İsviçre MK&#8217;nun 111. md. de &#8220;ortak arzuya dayanan boşanmayı&#8221;,<br />
düzenlemiştir. Buna göre ortak arzuya dayanan boşanma iki halde olmaktadır.<br />
Birincisi, tam anlaşmalı boşanma, burada eşlerin boşanmanın bütün<br />
sonuçları üzerinde, mutlak uzlaşmış olmaları söz konusu olmalı, aynı zamanda,<br />
bunun hür ve gerçek iradelerinin ürünü olması şartı aranmaktadır. Bu durumda<br />
hâkim eşlere iki aylık düşünme süresi tanımaktadır, iki ay geçtik ten sonra<br />
boşanmaya karar verebilmektedir.<br />
İkincisi durum ise, kısmı anlaşmalı boşanmadır, bu durumda İsviçre<br />
MK&#8217;nun 121. md. de düzenlenmiştir. Eğer, eşler boşanmada anlaşıp, ama<br />
boşanmanın sonuçları konusunda anlaşamazsa, mahkeme taraflardan<br />
boşanmanın sonuçlarına ilişkin taleplerini bildirmelerini istemekte ve buna<br />
göre karar vermektedir.<br />
İsviçre TMK 113 md. ise, her iki boşanma biçiminde de Hâkim eğer,<br />
boşanmanın tarafların gerçek iradeleri olmadığı kanaatine varırsa, boşanma<br />
davası açmaları için taraflara süre tanımaktadır.<br />
Yine İsviçre MK&#8217; da, iki genel boşanma nedeni gösterilmiştir: Ayrılık<br />
nedeniyle boşanma (İTMK md.114) ve evlilik birliğinin temelden sarsılması<br />
nedeniyle boşanma (İTMK md.115) olmak üzere.<br />
Ayrılık nedeniyle boşanmada, eşler eğer 4 yıldan beri ayrı yaşıyorlarsa,<br />
mahkemeden boşanmaya karar verilmesini isteyebilirler.<br />
25<br />
Koçhisaroğlu Cengiz,&#8221; İsviçre de Evlilik Birliği Hukukundaki Son Gelişmeler&#8221;, Prof.Dr. Jale<br />
G.Akipek e Armağan, S.Ü.H.F. Yay. Konya-1991, s.433<br />
26<br />
Bu konu ile ilgili daha geniş bir bilgi için bkz.,Kılıçoğlu Ahmet, Medeni Kanun&#8217;umuzun<br />
Aile-Miras-Eşya Hukukuna Getirdiği Yenilikler, Turhan Kitapevi, Ankara-2003,s.9-11<br />
Page 14<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
536<br />
Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davası<br />
açılabilmesi için ise, eşlerden her biri evliliğin devamında kendisi için<br />
katlanılması mümkün olmayan mühim sebepler varsa, evliliği devam ettirmesi<br />
kendisinden beklenemez ise boşanma talep edebilir.<br />
IV-TÜRKİYE&#8217;DE BOŞANMA KURUMU<br />
Türkiye&#8217;de boşanmaya ilişkin hukuksal düzenlemeler Avrupa<br />
ülkelerinden farklı değildir. Öncelikle bizim hukuk sistemimizde boşanma<br />
kanunda belirtilen sebeplerin varlığı halinde, hâkimin karar vermesiyle,<br />
mümkün olmaktadır.<br />
743 sayılı eski TMK da, 1988 yılında çıkarılan 3444 sayılı &#8220;TMK bazı<br />
Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun&#8221; değişikliğine kadar olan<br />
dönemde, özel boşanma nedenlerinin yanında, genel boşanma nedeni olarak ta,<br />
kusurluluk ilkesi geçerliydi ve kusurlu olan tarafın dava açma hakkı yoktu.<br />
3444 sayılı kanunla yapılan değişiklik ile boşanmada, kusur ilkesi terk<br />
edileler ek, boşanmada &#8220;evliliğin temelden sarsılması&#8221; ilkesine geçiş<br />
yapılmıştır. Bununla birlikte, belirli şartların varlığı halinde &#8220;anlaşmalı<br />
boşanmayı &#8220;da düzenlemiştir. Ayrıca, ayrılıktan sonra evlilik birliği üç sene<br />
içinde eğer sağlanamamış ise, taraflardan birinin isteği üzerine boşanmayı da<br />
düzenlemiştir.<br />
Nitekim 01.01.2001 de yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK da bu<br />
hükümler aynen kabul edilmiştir. Şimdi Yeni Medeni Kanunumuza göre<br />
Boşanma nedenlerini belirlemeye gayret edelim.<br />
1-4721 SAYILI TMK&#8217;DA BOŞANMA NEDENLERİNE İLİŞKİN<br />
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER<br />
Boşanma ile ilgili olarak daha önce 3444 sayılı TMK değişikliğini,<br />
4721 sayılı TMK kabul etmekle birlikte, bunlara ek bazı düzenlemeler de<br />
getirmiştir<br />
27<br />
. 743 sayılı eski TMK&#8217;nun 130. md. de boşanma nedeni olarak,<br />
27<br />
Daha geniş bilgi içi bkz.Kılıçoğlu ,a.g.e. s.11 vd ; Özdamar Demet, Türk Hukukunda<br />
Özellikle Türk Medeni Kanunu Hükümleri Karşısında Kadının Hukuki Durumu, Seçkin<br />
Kitapevi ,Ankara-2002, s.361 vd.<br />
Açıklama [X1]:<br />
Page 15<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
537<br />
&#8220;cana kast, pek fena muamele&#8221; den bahsetmekteydi yeni TMK buna &#8220;onur<br />
kırıcı davranışları&#8221; da eklemiştir. Yalnız madde metnindeki ifade, &#8220;ağır<br />
derecede onur kırıcı davranışta bulunulması&#8221; şeklindedir. Yani her onur kırıcı<br />
davranış değil, ağır derecede olan onur kırıcı davranışlar ancak boşanma<br />
nedeni olarak belirtilmiştir.<br />
4721 sayılı TMK 164.md. de düzenlenen terk nedeniyle boşanmayı<br />
yeniden düzenlemiştir, terk olayının üzerinden üç ay geçmiş olması koşulunu<br />
değiştirerek, bu süreyi 6 aya çıkarmıştır. Terk edilen eşe terk olayının<br />
üzerinden dört ay geçince eve davet ihtarında bulunması, bunu takip eden iki<br />
ay içinde de ihtar sonuçsuz kalırsa dava hakkının doğduğunu kabul etmiştir.<br />
Yine 165. md. de düzenlenen &#8220;akıl hastalığı nedeniyle boşanmada &#8221;<br />
bazı değişiklikler yapmıştır. ETMK (Eski Medeni Kanun) 133. md. de<br />
belirtilen &#8220;hastalığın en az üç yıldan beri devam eden bir hastalık olması&#8221;<br />
koşulunu değiştirerek, bir eşin, akıl hastası olan eşi nedeniyle üç yıl müddetle<br />
buna katlanmak zorunda bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, tıptaki<br />
yeni gelişmeler sayesinde akıl hastalığının iyileşip iyileşmeyeceğinin tespitinin<br />
mümkün olduğunu, üç yıl gibi uzun bir süre beklenilmesine gerek olmadığı,<br />
düşüncesinden hareketle kaldırılmıştır. Akıl hastalığının iyileşmesinin mümkün<br />
olmadığını resmi sağlık kurulu raporuyla ispatlanması zorunluluğu<br />
getirilmiştir.<br />
2-ÖZEL BOŞANMA NEDENLERİ:<br />
TMK 161-165 maddeleri özel boşanma nedenlerini düzenlemiştir.<br />
TMK 161 zina, TMK 162 Hayata Kast, Pek kötü veya onur kırıcı<br />
davranış, TMK 163 Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, TMK 164 de ise<br />
Terk&#8217;i düzenlemiş, TMK 165 ise akıl hastalığını düzenlemiştir.<br />
3-GENEL BOŞANMA NEDENİ:<br />
a-Genel Olarak<br />
Türkiye boşanma davası açanların %90&#8242;nı genel boşanma nedenine<br />
dayanarak boşanma davası açmaktadır. Genel boşanma nedeni olarak TMK<br />
166/I &#8220;evlilik birliği müşterek hayatı sürdürmeleri kendilerinden<br />
beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma<br />
Page 16<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
538<br />
davası açar&#8221; diyerek evlilik birliğinin temelden sarsılması durumunun<br />
ispatlanması ve hâkimde de eşlerin boşanmasına yönelik, yeterli kanaatin<br />
oluşması durumunda, evlilik birliğinin sona erdirebileceği düzenlenmektedir.<br />
Evliliğin sona erdirilmesine ilişkin bu düzenlemeye göre iki şart söz<br />
konusudur.<br />
-Evlilik birliğinin temelden sarsılması<br />
-Evlilik birliğinin temelden sarsılmış olması dolayısıyla, eşlerin<br />
müşterek hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede<br />
olması.<br />
28<br />
Evlilik birliğinin temelden sarsılması değiminden &#8220;eşler arasında<br />
önemli fikir ve duygu ayrılığı bulunması ve ortak hayatı çekilmez hale<br />
getirecek derecede, şiddetli geçimsizlik olması&#8221; şeklinde anlaşılabilir.<br />
29<br />
Yine eşlerin ruhsal yapıları, fikri seviyeleri, düşünce tarzları arasındaki<br />
farklar, toplumsal olaylar karşısındaki tepkilerinin başka oluşu, her birine ait<br />
görgü ve geleneklerinin birbirine uymamaması vs. evlilik birliğini çoğu zaman<br />
ortadan kaldırılmasının nedenlerini oluşturabilmektedir.<br />
30<br />
Şunu söyleyebiliriz, genel boşanma nedeni olarak kabul edilen olgular,<br />
kanunda açıkça belirtilmemiştir. Dolayısıyla evlilik birliğinin temelden<br />
sarsıldığına ilişkin nedenlerin neler olabileceğine ilişkin, Yargıtay kararlarını<br />
örnek olması açısından ileriki sayfalar da belirteceğim.<br />
Doktrinde genel boşanma nedeni olarak düzenlenen TMK 166. md.<br />
aşağıda belirteceğimiz iki durumun varlığı halinde, evlilik birliğini temelden<br />
sarsılmış olarak kabul etmektedir. TMK 166/3 de &#8220;evlilik en az bir yıl sürmüş<br />
ise ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği<br />
temelinden sarsılmış sayılır. &#8221; demektedir.<br />
İlgili fıkraya göre, hâkim boşanma kararı için bizzat tarafları dinlemek<br />
zorundadır. Yalnız burada bir yanlış anlamayı önlemek için şunu da belirtmek<br />
gerekir, karşılıklı rıza ile boşanma söz konusu olsa da, boşanmaya mahkemede<br />
hâkim karar verecektir.<br />
28<br />
Zevkliler, a.g.e. s.905<br />
29<br />
Oğuzman Kemal/Dural Mustafa, Aile Hukuku, Filiz Kitapevi, İstanbul 1994, s.124 ;<br />
Akıntürk Turgut, Aile Hukuku, 4.Bası, A.Ü.H.F. yay.No.499, Ankara 1996, s.168;<br />
Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.168<br />
30<br />
Tekinay, a.g.e. s.173; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.168 ; Akıntürk, a.g.e. s.253<br />
Page 17<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
539<br />
TMK 166/4 de ise &#8220;Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış<br />
bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten<br />
başlayarak üç yıl geçmesi halinde her ne sebeple olursa olursun ortak hayat<br />
tekrar kurulamamışsa, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. &#8221; diyerek bu<br />
hali evlilik birliğinin temelden sarsılmasına karine saymıştır.<br />
Burada boşanma nedeni olarak özellikle vurgulanan &#8221; &#8230; her ne sebeple<br />
olursa olsun müşterek hayat yeniden kurulamamışsa &#8230;&#8221; yani evlilik birliğinin<br />
doğal halini ifade eden, müşterek hayatın yeniden kurulamamış olmasını,<br />
evlilik birliğinin fiilen çözülmüş olması dolayısıyla, yürümeyen evliliğin artık<br />
şartları da varsa sona erdirilmesi mantığıyla hareket edilmektedir.<br />
Ancak bu fıkra doktrinde birçok tartışmaya yol açmıştır. TMK 166/IV<br />
fıkrasının düzenleniş biçiminin yerinde olmadığını, bu durumu kocanın keyfi<br />
olarak<br />
karısını<br />
boşayabilme<br />
geleneğinin<br />
canlandırılması<br />
olarak<br />
değerlendirilmektedir. Özellikle ne kadar haksız ve kusurlu olursa olsun TMK<br />
166/IV fıkrasının hükmünün, boşanmak isteyen tarafa mutlak olarak<br />
boşanabilme imkânı sağladığını belirtmektedirler.<br />
Yine bir önceki fıkrada belirtilen kadının ve çocuklarının durumu<br />
konusunda bir düzenleme yapma gereği, 3 sene geçmiş olması üzerine açılan<br />
davada daha belirgin olduğu halde, TMK 166/IV de böyle bir hükmün<br />
getirilmemesini bir eksiklik olarak kabul etmektedirler.<br />
Yine çok ilginç bir durumda TMK 166/IV de son cümlesidir şöyle ki &#8221;<br />
eşlerden birisinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir.&#8221; Şeklindedir. Diyelim<br />
ki: her gün eşine hakaretler yağdıran ve hor gören, dolayısıyla müşterek hayatı<br />
dayanılmaz hale getiren eş dava açarsa bu davada reddedilirse, bu eş müşterek<br />
hayatı kurmaktan kaçınsa ve aradan 3 yıl geçtik ten sonra bu fıkraya<br />
dayanarak, fıkra gibi bir boşanma yapabilecek, çünkü hâkim boşanmaya karar<br />
vermeye mecbur olmaktadır.<br />
Genel olarak değerlendirmeye çalıştığımız TMK 166. maddesindeki<br />
genel boşanma nedenlerini üç başlık halinde toplayabiliriz.<br />
-Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma<br />
-Karşılıklı rıza ile boşanma<br />
-Boşanmanın reddinden sonraki boşanma talebi(Üç yıllık sürenin<br />
geçmiş olması)<br />
Page 18<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
540<br />
b-Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Nedeniyle Boşanma<br />
TMK‘nun 166.md.nin 1.ve 2.fıkraları, &#8220;Evlilik birliği, ortak hayatı<br />
sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış<br />
olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.<br />
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise,<br />
davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın<br />
kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve<br />
çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar<br />
verilebilir.&#8221; Şeklinde düzenlenmiştir.<br />
TMK 166 birinci fıkrada evlilik birliğinin temelden sarsılmasını, ikinci<br />
fıkrada da boşanma davalarında kusur konusunu düzenlemektedir.<br />
TMK.166. md. birinci fıkrada, genel boşanma nedeninden<br />
yaralanabilmek için iki şartın gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan<br />
birincisi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması, ikincisi de, evlilik<br />
birliğinin temelinden sarsılmış olması dolayısıyla, eşlerin müşterek hayatı<br />
sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede olmalıdır.<br />
aa-Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılmış Olması Hali<br />
Evlilik birliğinin temelden sarsılmış olup olmadığı konumuz açısından<br />
önem arz etmektedir. Bunu belirleme işi de hâkime düşmektedir. Taraflar her<br />
türlü delilden yararlanarak evlilik birliğinin temelden sarsıldığını ispat<br />
edeceklerdir. Bunlar şahitler, yazılan mektuplar, söylenen sözler vs. olabilir.<br />
Aslında &#8220;evlilik birliğinin temelden sarsılması &#8221; deyiminden kastedilen şey,<br />
eşler arasında, önemli fikir ve duygu ayrılığı bulunması ve ortak hayatı<br />
çekilmez hale getirecek derecede şiddetli geçimsizlik olması&#8221; şeklinde<br />
anlaşılabilir<br />
31<br />
Yine eşlerin ruhsal yapıları, fikri seviyeleri, düşünce tarzları arasındaki<br />
farklar, hayat olayları karşısındaki tepkilerinin başka oluşu, her birine ait görgü<br />
ve gelenek özellikleri vs. evlilik birliğini çoğu zaman ortadan kaldırmaktadır.<br />
31<br />
Oğuzman Kemal/Dural Mustafa, Aile Hukuku, Filiz Kitapevi, İstanbul 1994, s.124 ;<br />
Akıntürk s.253; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.168<br />
Page 19<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
541<br />
Aksi ve kırıcı bir yaratılışa sahip olma, diğer eşi hor görme, küçük düşürme,<br />
şiddetli geçimsizliğin belli başlı nedenlerindendir.<br />
32<br />
Ancak şunu da belirtmekte yarar var, bazen şiddetli geçimsizlik<br />
olmadan da evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması söz konusu olabilir.<br />
Örneğin<br />
33<br />
birbirlerini hala sevmelerine rağmen, bir kazanın, taraflardan birini<br />
evliliğin icaplarını yerine getiremez duruma düşürmesi halinde bir geçimsizlik<br />
söz konusu olmadan duygu ve fikir ayrılığı ortaya çıkmadan evlilik birliği<br />
temelinden sarsılmış olabilir. Diğer eş acıma duygusu ile boşanmak istemese<br />
dahi kazaya uğrayan eş, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasıyla<br />
boşanma davası açabilir.<br />
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz, genel boşanma nedeni olarak kabul<br />
edilen olgular, kanunda açıkça belirtilmemiştir. Yukarıda belirtmiş olduğumuz<br />
olgularda numerus clasus değildir. Kanunda genel boşanma nedeninin<br />
belirtilmemiş olması, hâkime somut olaya göre, bunu belirleme yetkisi<br />
vermiştir. Burada hâkimin arayacağı, evlilik birliğinin temelden sarsılıp<br />
sarsılmadığıdır.<br />
34<br />
bb-Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılmış Olması Dolayısıyla Eşlerin<br />
Müşterek Hayatı Sürdürmeleri Kendilerinden Beklenemeyecek<br />
Derecede Olmalıdır.<br />
Burada evlilik birliğindeki<br />
ortak hayatın sürdürülmesinin<br />
beklenemezliği, &#8220;temelden sarsılmaya &#8220;eklenen bir şart değildir. Boşanmaya bu<br />
nedenle gidilebilmesi için evlilik birliğindeki basit bir &#8220;sarsılma&#8221; yeterli<br />
görülmemektedir. Bunun &#8220;müşterek hayatı sürdürmesinin beklenemezliği&#8221;<br />
derecesinde olması aranmaktadır. Dolayısıyla bu durum evlilik birliğinin<br />
temelden sarsılmasının &#8220;şiddetinin&#8221; derecesini belirlemektedir.<br />
35<br />
Ancak bu<br />
durum,<br />
yani &#8220;ortak hayatın sürdürülmesinin<br />
beklenememezliği&#8221;, asgari davacı İçin evlilik birliğini çekilmez hale koymuş<br />
olmalıdır. Aynı durumun davalı içinde söz konusu olması zorunlu değildir.<br />
32<br />
Tekinay, a.g.e. s.173; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.168 ; Akıntürk, a.g.e. s.254<br />
33<br />
örnek için bkz. Oğuzman/Dural, a.g.e. s.124<br />
34<br />
Hatemi Hüseyin/Rona Serozan, Aile Hukuku, Filiz Kitabevi, İstanbul 1993, s.232; Akıntürk,<br />
a.g.e. s.254<br />
35<br />
Hatemi, a.g.e. s.230; Egger A., Aile Hukuku, (Çev.Tahir Çağa), C.II, 2.baskı, İstanbul 1943,<br />
s.177<br />
Page 20<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
542<br />
Doğaldır ki, davacı açısından şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini hâkim<br />
takdir edecektir. Yine hâkim, davacının ileri sürdüğü durumların objektif<br />
olarak ortak hayatı sürdürmesi, eğer davacıdan beklenemeyecek derecede<br />
evlilik birliğini temelinden sarsacak nitelikte bulmazsa, yani delilleri ikna edici<br />
bulmazsa davayı ret edecektir. Bunun aksine ispat edilen olaylar, davacının<br />
ortak hayatı sürdürmesi beklenemeyecek derecede evlilik birliğini temelden<br />
sarsacak nitelikte ise, bu nitelikte bir sarsılmanın bulunmadığını iddia eden<br />
davalı bu konudaki iddialarını ispat edemezse hâkim boşanma isteğini kabul<br />
edecektir. Bu konuda, hâkim doktrinden ve mahkeme içtihatlarından<br />
yararlanacaktır.<br />
36<br />
Ancak TMK 166.md. II. fıkrasında şöyle bir hüküm vardır; &#8220;Yukarıdaki<br />
fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan<br />
davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye<br />
kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar<br />
bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar<br />
verilebilir.&#8221;<br />
Bu fıkrada iki konu belirtilmektedir, Öncelikle, &#8220;davacının kusuru daha<br />
ağır ise davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır.&#8221; cümlesinde, davayı açan<br />
kimsenin daha az kusurlu olması aranmaktadır. Aslında TMK 166/I de<br />
belirtilen evlilik birliğinin temelden sarsılması ve müşterek hayatın çekilmez<br />
hale gelmesi durumlarının varlığı halinde boşanma davası açılabilir.<br />
Geçimsizliğin mutlaka eşlerden birinin kusurundan doğmuş olmasına gerek<br />
yoktur. Eşlerden her ikisi de kusursuz veya eşit kusurlu olsa bile, eğer şiddetli<br />
geçimsizlik varsa, her biri boşanma davası açabilir.<br />
37<br />
Hatta her iki eş kusurlu<br />
olsa dahi yine boşanma davası açabilirler. Buna rağmen, davacının kusuru daha<br />
ağır ise TMK 166/II de bu eşin açtığı davaya davalının itiraz hakkı<br />
bulunduğunu belirtilmektedir.<br />
38<br />
İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, vermiş olduğu bir kararında,<br />
kusurun derecesinin önceden belirlenmesi için kesin bir ölçünün bulunmadığını<br />
belirtmektedir. Nitekim &#8220;Kusur çoğu kez kişilerin sosyal ve kültürel yapılarına,<br />
36<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.125; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.169 ; Akıntürk, a.g.e. s.256; Işıktaç<br />
Yasemin, Boşanma Davaları ve Boşanma Davalarında Ortaya Çıkan Sorunlarda Çözüm<br />
Arayışları ve Değerlendirilmesi, Baskı yeri yok, İstanbul-1997, s.11. ;Egger, a.g.e. s.177<br />
37<br />
HGK, 14.06.1961, E2-8/31, K.1154, Yasa Dergisi, 1987, 4.sayı, s.564<br />
38<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.125; Tekinay, a.g.e. s.189; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.171<br />
Page 21<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
543<br />
değer yargılarına ve çevrelerine göre değişen bir ölçüde soyut, göreceli bir<br />
kavramdır. O halde önceden şu yada bu eylemin ve davranışın daha ziyade<br />
kusur veya daha az kusur olarak kabulü ve bu konuda kesin, değişmez nesnel<br />
bir ölçü konulması olanak dışıdır. Bu nedenle Türk Medeni Yasasının<br />
134.Maddesine (743 sayılı eski TMK) dayanılarak açılan boşanma davalarında<br />
taraflardan hangisinin tutum ve davranışlarının daha ziyade kusur sayılacağını<br />
başka bir söyleyişle, kusurun daha ziyade hangi taraf ait olduğunu saptamak ve<br />
değerlendirmek hâkimin takdir yetkisine aittir. Elbette ki hâkim, bu konudaki<br />
takdir yetkisini ve hakkını olayların kendi yapılarına ve oluşlarına özgü yönleri<br />
içinde kullanacaktır.&#8221;<br />
39<br />
Yalnız burada daha fazla kusurlu olmanın dava hakkının doğumuna<br />
engel mi olacağı, yani bir itiraz hakkına mı sahip olduğu, yoksa davalıya bir<br />
defi hakkı mı sağlayacağı tartışmalı bir konudur.<br />
Doktrinde bir kısım yazarlar, daha fazla kusurlu olmanın dava hakkının<br />
doğumuna engel olduğu ve bunun bir itiraz hakkı olduğunu ileri<br />
sürmektedirler. Ve gerekçe olarak da, TMK. 166/II metnini göstererek&#8221; &#8230;&#8230;..<br />
davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır.&#8221;<br />
TMK metninde açıkça itiraz hakkı olduğunu belirtmiştir.<br />
40<br />
Doktrinde diğer bir kısım yazarlar ise, her ne kadar metinde &#8220;itiraz<br />
hakkı&#8221; deyimine yer verilmiş ise de bunun teknik anlamda kullanılmadığını,<br />
burada ifade edilmek istenen anlamın, davalı itiraz hakkını kullanmadığı<br />
sürece, davacının daha fazla kusurlu olmasını hâkimin kendiliğinden dikkate<br />
alamayacağıdır. Bu bakımdan niteliği itibarıyla bir def&#8217;iden söz edilmektedir.<br />
Ve bunun kanunun gerekçesinde açıkça belirtildiğini ileri sürmektedirler.<br />
41<br />
Ayrıca TMK 166/II de ikinci bir durum daha belirtilmektedir, &#8220;Bununla<br />
beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin<br />
devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar<br />
kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.&#8221; demektedir.<br />
39<br />
Y.İ.B.K.&#8217;nun 3.7.1978 tarih ve E.1978/5 ,K.1978/6 Sayılı Kararı İ.B.D. 1979, 1-3 Sayılar,<br />
s.107( Davanın konusu, sadakatsiz kocaya karşı karısının onur kırıcı söz ve davranışlarla tepki<br />
göstermesi halinde taraflardan hangisinin daha ziyade kusurlu sayılacağı ile ilgilidir.)<br />
40<br />
Zevkliler, a.g.e. s.908e; Hatemi, a.g.e. s.233 ; Tekinay, a.g.e. s.189; Köprülü/Kaneti, a.g.e.<br />
s.171; Hatemi Hüseyin, Aile Hukuku l (Evlilik Hukuku) Ders Kitabı, Vedat Kitabçılık ,<br />
İstanbul, 2005, s.109<br />
41<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.126; Akıntürk, a.g.e. s.258; Öztan, a.g.e. s.413<br />
Page 22<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
544<br />
Buradan şu anlaşılmaktadır, davacının daha fazla kusurlu olduğu<br />
hallerde, davalının bunu itiraz olarak ileri sürmesi, hakkın kötüye kullanılması<br />
niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımında<br />
korunmaya değer bir yarar kalmamış ise, davacı daha fazla kusurlu olmasına<br />
rağmen boşanmaya karar verilebilecektir, getirilen bu hükümler ile, evliliğin<br />
fiilen anlamını yitirdiği hallerde, davalının biçimsel olarak evliliği sürdürerek,<br />
davacıyı zor durumda bırakmak amacıyla itiraz hakkını kullanmasının etkisiz<br />
kılınmasına çalışılmıştır.<br />
42<br />
Konunun daha iyi anlaşılması için şöyle bir örnek verilebilir, davalı<br />
koca, davacının (karısının) başka bir erkekle zina ettiğinden dolayı şikayette<br />
bulunmuş ve sonuçta kadın suçlu bulunarak ceza almış, koca, kadının zinası<br />
nedeniyle boşanma davası açmıyor, kadın cezasını çektikten sonda şiddetli<br />
geçimsizlik dolayısıyla dava açıyor. Fakat koca zina yapan karısından intikam<br />
almak ve onu nikah altında tutarak bu suça ortak olan erkekle evlenmesini<br />
önlemek istiyorsa, evli kalarak karşı tarafa sıkıntı ve elem vermek arzusunda<br />
ise, işte sırf bu amaçla koca, davacının kusurlu olduğunu bu sebeple davanın<br />
reddi gerektiğini ileri sürmesi bir hakkın kötüye kullanılması kabul edilebilir.<br />
43<br />
Yine doktrinde, aslında getirilen bu yeni düzenlemenin itiraz hakkının<br />
kötüye kullanılamaması eski uygulamada da doktrin ve içtihatlar da varılan bir<br />
sonuç olduğunun, dolayısıyla öğreti ve uygulamada hala mevcut olan<br />
tartışmayı ortadan kaldırması bakımından önemli olduğunu savunmuşlardır.<br />
44<br />
Yalnız burada davalı eşin yaptığı savunmayı, hakkın kötüye<br />
kullanılması şeklinde yorumlayabilmek için onun hal ve davranışından, evlilik<br />
birliğini devam ettirmek amacında olmadığı yada buna imkân kalmadığı açıkça<br />
anlaşılabilmedir.<br />
45<br />
42<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.126; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.173<br />
43<br />
Örnek için bkz. Tekinay, a.g.e. s.190<br />
44<br />
Burcuoğlu Haluk, Türk Medeni Kanunu Ön Tasarısında Boşanma, Türk Medeni Kanunu Ön<br />
Tasarısının İncelenip Değerlendirilmesi, MHAUM, Türkiyat Matbaacılık, İstanbul 1988, s.114<br />
45<br />
Tekinay, a.g.e. s.191<br />
Page 23<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
545<br />
c-Karşılıklı Rıza İle Boşanma<br />
Karşılıklı<br />
rıza ile boşanma<br />
durumu,<br />
TMK 166/III<br />
de<br />
belirtilmektedir.Madde metninde &#8221; Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin<br />
birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde,<br />
evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı<br />
verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe<br />
açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların<br />
durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması<br />
şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu<br />
anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca<br />
da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının<br />
hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.&#8221; demektedir.<br />
TMK166/III iki aşamada incelenmek gerekmektedir. Öncelikli olarak 3.<br />
fıkranın birinci cümlesinde belirtilen &#8220;Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin<br />
birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde,<br />
evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır&#8221; hükmüdür. İkinci olarak da daha<br />
sonraki cümlelerde belirtilen anlaşma sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi<br />
için aranan şartları incelemek gerekmektedir.<br />
aa-Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması<br />
Yukarıda da belirttiğimiz gibi, TMK.166/III birinci cümlesinde &#8220;Evlilik<br />
en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin<br />
davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır.<br />
Yani TMK evliliğin bir yıl sürmüş olmasını ve birlikte dava açılması<br />
veya açılan davanın karşı tarafça kabul edilmesini, evlilik birliğinin temelden<br />
sarsıldığına karine olarak kabul etmektedir. Doğaldır ki anlaşmalı boşanma<br />
demek, tarafların mahkeme dışında evliliğe son vermesi ve bu durumu hâkime<br />
sadece tespit ettirmeleri demek değildir. Burada da boşanma yine hâkimin<br />
hükmüyle olacaktır<br />
46<br />
. Yani tarafların anlaşması kendiliğinden boşanmanın<br />
sonucunu sağlamamaktadır.<br />
46<br />
Hatemi, a.g.e. s.237; Hatemi, Aile&#8230;, a.g.e., s.111<br />
Page 24<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
546<br />
Ancak boşanma karırının verilebilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi<br />
gerekmektedir. İşte bu durum da TMK 166/III ün diğer cümlesinde<br />
belirtilmiştir.<br />
bb-Anlaşma Sebebiyle Boşanma Kararı Verilebilmesi İçin Aranan<br />
Şartlar<br />
Burada belirteceğimiz şartlar, özellikle kısa süreli evlenmelerin<br />
önlenmesi, tarafların birbirlerini daha iyi tanımalarına imkân verme, ani ve<br />
hissi çıkışların önlenmesi, baskı altında ve aldatmaya yönelik vaatlerle<br />
boşanmaya razı olma tehlikesini önlemek ve çocukların uğrayacağı zararları<br />
minimum&#8217;a indirmeyi amaçlamaktadır.<br />
47<br />
aaa-Evlilik En Az Bir Yıl Sürümüş Olmalıdır(166/III 1.cümle)<br />
Evliliğin belirli bir süre sürmesi, özellikle tarafların birbirini daha iyi<br />
tanımalarını, huylarını ve karakterlerini çözmeye gayret etmesi açısından<br />
önemlidir, TMK bu süreyi bir yıllık bir süre olarak kabul etmiştir. Bu bir yıllık<br />
bir süre ile tarafların birbirlerini daha iyi tanımalarını ve kısa süreli evlenme<br />
yapma imkânını önlemek istemiştir. Evlilik en az bir yıl sürmemiş ise açılan<br />
boşanma davasını diğer şartları incelemeye gerek görmeden hâkim<br />
reddetmelidir.<br />
48<br />
bbb-Boşanmak İçin Mahkemeye Eşler Birlikte Başvurmalı veya Bir<br />
Eş Diğerinin Açtığı Boşanma Davasını Kabul Etmelidir.(166/III<br />
2.cümle)<br />
Yalnız burada, TMK İfade edilen boşanma davasında ikrar hükmünün<br />
hâkimi bağlamayacağı kuralı uygulanmayacaktır. Tarafların boşanmaya<br />
yönelik iradeleri, herhangi bir baskı altında veya aldatmaya yönelik olmaması<br />
kaydıyla kabul edilecektir.<br />
Burada tarafların birlikte başvurmaları halinde bir problem yoktur.<br />
Ancak açılmış bir boşanma davasına, gerek genel bir boşanma sebebi, gerekse<br />
47<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.128; Tekinay, a.g.e. s.194; Işıktaş, a.g.e., s.12<br />
48<br />
Hatemi, Aile&#8230;, a.g.e.s.110<br />
Page 25<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
547<br />
özel bir boşanma nedenlerinden biri olabilir, zina, cana kast vs. fark etmez,<br />
diğer davalı eşin boşanma nedenini kabul etmesi halinde TMK 166/III gereği<br />
hâkim boşanmaya karar verebilir. Yeter ki evlilik en az bir yıl sürmüş olsun.<br />
49<br />
ccc-Hâkim Boşanma Kararı İçin Bizzat Tarafları Dinlemek<br />
Zorundadır<br />
Burada hâkim, evliliği sona erdirme kararını vermeden önce, bizzat<br />
tarafları dinleyerek onların boşanmaya yönelik iradelerini serbestçe açıklayıp<br />
açıklamadıklarını araştırmalıdır. Ve hâkim tarafları dinledikten sonra, boşanma<br />
konusunda taraf iradelerinin serbestçe açıkladığına kanaat getirmelidir. (TMK<br />
166/III 4.cümle)<br />
ddd- Boşanmanın Sonuçları Konusunda Anlaşmış Olmaları<br />
Gerekir<br />
Taraflar sadece boşanma konusunda değil, boşanmanın mali sonuçları,<br />
çocukların boşanmadan sonraki durumlarının ne olacağı konusunda anlaşmış<br />
ve hâkim onlar tarafından yapılan düzenlemeyi uygun bulmuş olmalıdır. Bu<br />
konuda hâkime önceden hazırlanmış bir metin sunmak şart değildir. Tarafların<br />
aralarında anlaştıkları konuların, tutanağa geçirilip imzalamaları da yeterli<br />
sayılmaktadır.<br />
50<br />
Hâkim taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulursa ve tarafların<br />
kanunda belirtilen şekilde hâkim tarafından öngörülen değişiklikleri kabul<br />
etmesi durumunda ve diğer şartlarda mevcut ise hâkim boşanmaya karar verir.<br />
c-Boşanmanın Reddinden Sonraki Boşanma Talebi<br />
Bu konu TMK 166/IV fıkrasında düzenlenmiştir. Fıkra metni şöyledir;<br />
&#8220;Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine<br />
karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi<br />
hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik<br />
49<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.128; Tekinay, a.g.e. s.194; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.175<br />
50<br />
Hatemi, Aile.., a.g.e. s.111; Oğuzman/Dural, a.g.e. s.129; Akıntürk, a.g.e. s.264 ;<br />
Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.175<br />
Page 26<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
548<br />
birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya<br />
karar verilir.&#8221; denmektedir.<br />
Bu fıkrada da boşanmanın nedeni olarak&#8221;&#8230;&#8230;her ne sebeple olursa<br />
olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa&#8221; yani evlilik birliğinin doğal halini<br />
ifade eden, müşterek hayatın, kurulamamış olması, evlilik birliğinin fiilen<br />
çözülmüş olması, yani yürümeyen evliliğin artık şartları da varsa sona<br />
erdirilmesi mantığıyla hareket edilmektedir. Nitekim, açılmış bir boşanma<br />
davası reddedildikten sonra tarafların ret kararının kesinleşmesinden itibaren 3<br />
yıl içinde müşterek hayatı yeniden kuramamış olmaları halinde, evliliğin fiilen<br />
çözülmüş olduğu ve böyle bir evliliği devam ettirmenin anlamsız olacağı kabul<br />
edilmiştir.<br />
51<br />
Şimdi bu fıkraya dayanılarak boşanmaya karar verilebilmesi için,<br />
aranan şartları inceleyelim:<br />
aa-Daha Önce Boşanma Davası Açılmış Ve Bu Dava Reddedilmiş<br />
Olmalıdır.<br />
Burada boşanma davasının hangi eş ve ne sebeple açılmış olduğu o<br />
kadar önemli değildir. Bu boşanma sebebine sadece reddedilen davanın<br />
davacısı olan eşin dayanması da şart değildir. Önceki davada davalı olan eş<br />
dahi bu davayı açabilir.<br />
52<br />
Yalnız burada bir durumu da belirtmekte yarar vardır. Bir boşanma<br />
sebebinde hâkim ayrılığa karar vermişse bu ayrılık kararı ne kadar uzun sürerse<br />
sürsün, daha önce açılmış ve reddedilmiş bir boşanma davası yoksa TMK<br />
166/IV e dayanarak boşanma davası açılamayacaktır.<br />
53<br />
Ancak doktrinde bu fıkranın düzenleniş biçiminin yerinde olmadığını<br />
savunan görüşlerde söz konusudur. Kocanın-Karının keyfi olarak karısını-<br />
kocasını<br />
boşayabilme<br />
geleneğinin<br />
canlandırılması<br />
olarak<br />
değerlendirmektedirler. Özellikle ne kadar haksız ve kusurlu olursa olsun TMK<br />
166/lV fıkrasının hükmü boşanmak isteyen tarafa mutlak olarak boşanabilme<br />
imkânı sağladığını belirtilmektedirler. Yine bir önceki fıkrada belirtilen kadının<br />
51<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.130; Akıntürk, a.g.e. s.236; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.176<br />
52<br />
Hatemi, a.g.e. s.196<br />
53<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.130; Hatemi, a.g.e. s.239<br />
Page 27<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
549<br />
ve çocuklarının durumu konusunda bir düzenleme yapma gereği, 3 sene geçmiş<br />
olması üzerine açılan davada daha belirgin olduğu halde 166/IV de böyle bir<br />
hükmün eklenmemesinin bir eksiklik olduğunu söylemektedirler.<br />
54<br />
Diğer bir görüş ise, Yeni TMK ile yapılan değişiklik ile süresiz<br />
yoksulluk nafakası getirilmesiyle, birlikte mal rejimleri konularında da<br />
özellikle boşanmalardaki tasfiye ve denkleştirme usulleri açısından adil bir<br />
çözüm getirmesi halinde, insanları tükenmiş evliliklerden kurtardığını<br />
savunmuşlardır.<br />
55<br />
bb- Boşanma Kararının Kesinleşmesinden İtibarın 3 Yıl İçinde Her<br />
Ne Sebeple Olursa Olsun Müşterek Hayat Yeniden Kurulmamış<br />
Olmalıdır. (TMK166/IV)<br />
Yeni<br />
açılacak olan<br />
boşanma<br />
davası, boşanma<br />
kararının<br />
kesinleşmesinden itibaren 3 yılın bitiminde açılacaktır. Bu süre içinde eşlerin<br />
zaman zaman kısa süreli bir araya gelmeleri müşterek hayatın yeniden<br />
kurulduğu anlamına gelmez.<br />
56<br />
Ancak aynı evde karı koca gibi yaşamış olmaları TMK 166/IV<br />
dayanarak dava açılmasına engeldir. Çünkü bu durum evliliğin devam etme<br />
olasılığı izlenimini vermektedir. Evlilik birliğinin 3. yıl sonunda kurulması<br />
halinde, bu fıkraya dayanılarak boşanma davası açılamaz, müşterek hayatın<br />
kurulamamış olması durumu, 3 yıldan sonrada devam etmelidir.<br />
57<br />
cc-Eşlerden Birinin Boşanma Davası Açmış Olması Gerekmektedir<br />
TMK166/IV de &#8220;eşlerden birinin talebi üzerine &#8221; deyiminden eşlerden<br />
birinin yeni bir boşanma davası açmasını anlamak gerekir. Burada yeni davayı,<br />
her hangi bir eş açabilir. Önceki davanın davacısı veya davalısı olmaları bu<br />
duruma etki etmemektedir. Bu hükmün getirilmesindeki amaç, özellikle<br />
boşanma nedenini kendi kusuru ile oluşturan eşin ve çok kere başka bir kadınla<br />
54<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.130; Tekinay, a.g.e. s.196; Işıktaş, a.g.e., s.14<br />
55<br />
Hatemi, a.g.e. s.239 ; Akıntürk, a.g.e. s.264; Öztan, a.g.e. s.422; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.176<br />
56<br />
Kılıçoğlu ,a.g.e. s.390<br />
57<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.131; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.176<br />
Page 28<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
550<br />
yaşayan kocaların hiçbir şekilde boşanma imkânı bulamamalarının bazı<br />
çevrelerde oluşturduğu huzursuzluğu önlemek olduğu belirtilmektedir.<br />
58<br />
Bu konuda ilginç olan bir durumda, TMK 166/IV ya dayanarak açılan<br />
boşanma davalarında, boşanmaya karar verip vermeme konusunda hâkimin<br />
takdir yetkisinin olup olmadığıdır. Çünkü, ilgili fıkranın son cümlesi &#8220;eşlerden<br />
birisinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir&#8221; demektedir. Diyelim ki her<br />
gün eşine hakaretler yağdıran ve hor gören, dolayısıyla müşterek hayatı<br />
dayanılmaz hale getiren eş, dava açarsa ve bu dava reddedilirse, müşterek<br />
hayatı kurmaktan kaçınmış olsa dahi, 3.yıl sonunda açacağı yeni dava ile<br />
hâkim boşanmaya karar vermeye mecbur olmaktadır.<br />
59<br />
4-TMK 166 INCI MADDESİNİN GENEL OLARAK<br />
DEĞERLENDİRİLMESİ<br />
TMK 04.05.1988 tarihli 3444 sayılı kanunla değiştirilmeden önceki<br />
halinde boşanmada &#8220;kusur prensibi&#8221; hâkim idi, yani taraflardan biri evliliğin<br />
temelinden sarsılmasında kusurlu ise o kişi boşanma davası açamaz idi. Ancak<br />
böyle bir çözüm tarzı toplumun sosyal ve kültürel yapısı nedeniyle<br />
benimsenmemiş ve kusurlu olan tarafa yüklenen ağır bir yük olarak<br />
değerlendirilmiştir. Toplumun büyük bir kısmının değerlendirilmesine göre<br />
temelinden sarsılan bir evliliği eşlerin kusurlu olsa da sona erdirememesi eşler<br />
için ağır bir ceza olarak kabul edilmektedir. Böylece toplumdaki yerleşik örf ve<br />
adetler boşanmanın kolaylaştırılması görüşünü giderek kuvvetlendirmiştir.<br />
Sonuçta bu görüş kanun koyucuyu da etkileyerek, eski TMK&#8217;nun<br />
boşanmalarda en çok dayanıldığı görülen 134.Maddesinin birinci fıkrası<br />
değiştirilerek, maddeye üç yeni fıkra ilave edilmiştir. Yapılan bu değişikle,<br />
diğer eşe göre daha kusurlu eş de bilirli şartlar altında, boşanma davası<br />
açabilmektedir. TMK 134. maddesinin önceki haline göre bu mümkün<br />
olmamaktaydı. sadece kusursuz eş boşanma davası açabilmekteydi, Kanun<br />
koyucu eski TMK 134.Maddesinin birinci fıkrasında yukarıda da belirttiğimiz<br />
gibi esaslı bir değişiklik yapmış ve maddeye iki yeni fıkra ilave etmiştir. Bu<br />
fıkralarda yukarıda incelemiş olduğumuz &#8220;karşılıklı rıza ile boşanma&#8221; ve<br />
58<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.131; Köprülü/Kaneti, a.g.e. s.177<br />
59<br />
Oğuzman/Dural, a.g.e. s.131<br />
Page 29<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
551<br />
&#8220;eşlerden birinin isteği üzerine boşanma&#8221; imkânlarını getirmiştir. Kanun<br />
koyucu böylece maddede yapmış olduğu değişiklik ile 134.maddenin<br />
uygulamasında kusur prensibi&#8217;nden vazgeçmiş ve evlilik birliğinin sarsılması<br />
prensibini benimsemiştir. Yeni düzenlemeye göre, her iki eş de evlilik birliği,<br />
müşterek hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede<br />
temelinden sarsılmış olursa boşanma davası açılabilecektir.<br />
5-YARGITAY KARARLARINA GÖRE EVLİLİĞİN<br />
TEMELDEN SARSILDIĞINA İLİŞKİN KARARLAR<br />
a-Aile İçi Olaylar Nedeniyle Yargıtay&#8217;ın Vermiş Olduğu Kararlar<br />
Cinsel ilişki birliğin devamının temel unsurlarından dır. Hangi nedenle<br />
olursa olsun, cinsel doyum ve uyumun sağlanamaması evlilik birliğinin<br />
temelden sarsılmasına neden olur.<br />
60<br />
Hakaret sövme, dövme ve rencide edici davranışlar geçimsizlik nedeni<br />
sayılmıştır.<br />
61<br />
Karı koca birbirine sadakatle bağlıdır, işlerden birinin güven<br />
duygularını sarsıcı davranışlarda bulunması boşanma nedenidir.<br />
62<br />
Evli kadının yabancı erkeklerle birlikte gezip eğlenmesini Yargıtay<br />
şiddetli geçimsizlik nedeni saymıştır.<br />
63<br />
Erkeğin iktidarsız olması, kadının<br />
cinsel ilişkiye yanaşmaması, cinsel soğukluk, erkeğin bir yıldan beri eşiyle<br />
cinsel ilişkide bulunmamış olması gibi olayları geçimsizlik nedeni sayan<br />
kararlarlar vardır.<br />
64<br />
Karının kocasının cebinden, habersiz para almasını<br />
geçimsizlik nedeni olarak kabul etmiştir.<br />
65<br />
Ortak hayatı çekilmez hale getirecek derecede aşırı kıskançlık<br />
gösterilmesi<br />
66<br />
Eğlence sınırını aşan ve ekonomik yük oluşturacak şekilde oyun<br />
düşkünlüğü.<br />
67<br />
Yıkanmak gibi medeni bir gereği sürekli olarak yerine<br />
60<br />
Bu konuya ilişkin bir çok karar söz konusudur, 2HD, 03.04.1995, E.3362, K.3926, Özuğur,<br />
a.g.e. s.330; 2HD, 03.10.1995, E.71117, K.9764, Özuğur, a.g.e. s.326; 2HD, 03.12.1997,<br />
E.11714, K.13134, Özuğur, a.g.e. s.322; 2.HD.9.10.1987, E.6450, K.7387,YKD 1988 ,S.1<br />
61<br />
HGK, 14.06.1961, E2-53, K.26, İKİD, 1962, s.962<br />
62<br />
2.HD., 9.10.1987,E.6450,K.7387, YKD, 1988, S.1, s.24<br />
63<br />
2.HD,12.02.1972, E.6841, K.7050, İBO, 1973, s.400<br />
64<br />
2.HD. 14.04.1981, E.2765,K.2857, YKD, 1981, S.11, s.1403<br />
65<br />
12.HD. 12.04.1976, E.3033,K.3197, YKD, 1977, S.3, s.333<br />
66<br />
HGK, 26.04.1972, E2-589, K.202, İKİD, 1972, s.1249<br />
67<br />
2.HD. 08.12.1975, E.9170,K.9320, YKD, 1976, S.6, s.800<br />
Page 30<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
552<br />
getirmemek.<br />
68<br />
Davalının evini şaşıracak derecede sürekli içki içmesi eve geç<br />
gelmesi ve birden çok kere davacıyı dövmesi boşanma sebebi oluşturur<br />
69<br />
.<br />
Kocanın bağımsız bir ev kurmamış olması ve kayın valide ile beraber<br />
oturttuğu anlaşılırsa bunun bir boşanma sebebi oluşturduğu belirtilmiştir.<br />
70<br />
Müşterek çocuğa karşı aşırı ve acımasız davranış karşısında diğer eşten<br />
evlilik birliğini sürdürmesi beklenemez evlilik temelinden sarsılmıştır. Kocanın<br />
terbiye hudutlarını aşan çocuk dövmesi boşanma nedenidir.<br />
71<br />
Eşin kocanın rızası olmadan çocuk aldırması ve diğer eşe seni<br />
sevmiyorum demesi boşanma nedeni olur.<br />
72<br />
Kocanın eşi ve çocukları ile ilgilenmemesi halinde Yargıtay&#8217;a göre<br />
evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kabulü gerekir.<br />
73<br />
Birbirlerini döven ve hakaret eden eşler için evlilik birliği temelinden<br />
sarsılmış sayılır.<br />
74<br />
Kadının kocasına karşı saygısızlık ve sadakatsizlik gösteren sözler sarf<br />
etmesi ve ona hakaretlere bulunması, onunla alay etmesi.<br />
75<br />
Bakire olduğu varsayılarak evlenilen kızın bakire olmaması.<br />
76<br />
Eşe<br />
hakaret ederek başkalarının önünde küçük düşürme<br />
77<br />
Kadının üvey çocuklara<br />
kütü davranması onları aç ve bakımsız bırakması.<br />
78<br />
gibi örnekler evlilik<br />
birliğinin temelden sarsıldığına birer örnek oluşturmaktadır.<br />
b-Eşlerden Birinin Hastalığı Nedeniyle Yargıtay&#8217;ın Vermiş Olduğu<br />
Kararlar<br />
Kocanın geceleri yatağı sık sık ıslatması ve alınan rapora göre bu<br />
hastalığın devamlılık arz etmesi&#8230; gerekçe olarak ta, her ne kadar evlilik<br />
(tasada ve kıvançta)beraber olmayı yani mutluluğu paylaşmayı felaketleri ise<br />
68<br />
HGK, 11.03.1964, E2-604, K.195,<br />
69<br />
HGK, 21.06.1995, E1995/2-501, K.653, İKİD, S.422, s.11609<br />
70<br />
2.HD, 02.05.1965 t., 606/1198 sayılı kararı, İKİD, 1965, s.3720<br />
71<br />
2HD, 05.10.1990, E.3120, K.9049, Özuğur, a.g.e. s.356<br />
72<br />
2HD, 13.06.1991, E.6632, K.9239, Özuğur, a.g.e. s.348<br />
73<br />
2HD, 03.02.1999, E.13087, K.536, Özuğur, a.g.e. s.229<br />
74<br />
2HD, 08.06.1998, E.6213, K.7148, Özuğur Ali İhsan, Boşanma ve Ayrılık, Seçkin Yayınevi,<br />
Ankara-2000, s.234<br />
75<br />
2.HD,04.14.1986, ,E.1918, K.3851, Kiper, a.g.e. s.473<br />
76<br />
2.HD,09.12.1986, ,E.9785, K.10846, Kiper Osman, Hukuk Rehberi, Aklim Kitapçılık,<br />
Ankara-1992, s.472<br />
77<br />
2.HD,28.11.1983, ,E.9785, K.10846, Kiper, a.g.e. s.473<br />
78<br />
HGK, 08.01.1969, E.2-700, K.14, Kiper, a.g.e. s.473<br />
Page 31<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
553<br />
birlikte göğüslemeyi gerektirir ise de, insanın dayanma gücü sonsuz değildir.<br />
Bir tarafa yardımcı olmak için diğer tarafı feda itmek hakkaniyetle<br />
bağdaşmaz<br />
79<br />
Ağız kokusu, uygulamalarda, tedavisi mümkün olmadığı takdirde<br />
boşanma sebebi sayılmaktadır.<br />
80<br />
Kadının erkek gibi sakallı olması nedeniyle<br />
boşanma istemende tedavisi mümkün olup olmadığı konusunda uzman raporu<br />
alınmadan boşanma kararı verilmez<br />
81<br />
c-Yine Yargıtay Karalarında Belirtilen Kimi Olgularda Evlilik<br />
Birliğinin Temelden Sarsılmasına Örnek Teşkil Etmeyecektir.<br />
Karı koca arasında yaş farklılığının bulunması<br />
82<br />
Kadının çocuk yapma<br />
kabiliyetinden yoksun olması<br />
83<br />
.Eşler arasında kan uyuşmazlığının olması<br />
boşanma nedeni olamaz<br />
84<br />
Eşlerden birinin çocuğu olmaması ortak hayatın<br />
çekilmez hale gelip gelmemesi konusunda hâkimin araştırma yapması<br />
gerekir<br />
85<br />
Sonradan ortaya çıkan göz hastalığı, kalıtsal nitelikte olsa bile<br />
boşanma sebebi olamaz.<br />
86<br />
Kadının boy aptesti (gusül) almakta savsama<br />
göstermesi (ihmalkar davranması )başlı başına boşanma nedeni olamaz<br />
87<br />
.<br />
Mücerret<br />
kadının<br />
çalışmak<br />
istemesi<br />
boşanma<br />
nedeni<br />
sayılamaz.<br />
88<br />
Benzer bir karar, Görevlerini yerine getirmesine engel olmadıkça<br />
kadının dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetini kullanması birliği<br />
temelinden sarsan davranış sayılamaz.<br />
89<br />
Sara hastalığı başlı başına bir boşanma<br />
nedeni değildir.<br />
90<br />
79<br />
HGK, 19.04.1989, E2-167, K.292, ABD, 1985, S.5, s.870-71<br />
80<br />
2.HD,24.05.1976, ,E.2856, K.4411, Kiper, a.g.e. s.473<br />
81<br />
2HD, 04.11.1992, E.10266, K.10751, Özuğur, a.g.e. s.347<br />
82<br />
HGK, 21.04.1971, E.2-789, K.268, Kiper, a.g.e. s.474<br />
83<br />
2HD, 29.12.1986, E.10355, K.11434, Özuğur, a.g.e. s.362<br />
84<br />
2HD, 25.09.1974, E.4451, K.5279, Özuğur, a.g.e. s.375<br />
85<br />
2HD, 29.12.1986, E.10355, K.11434, Özuğur, a.g.e. s.241<br />
86<br />
2HD, 18.02.1991, E.1990/10764, K.1991/2883, Özuğur, a.g.e, s.353<br />
87<br />
2.HD,19.10.1991, YKD, 1982, S.1, s.27<br />
88<br />
2.HD, 6.5.1997, E.3251, K.4830, YKD. 1997, S.7, s.1058-1059<br />
89<br />
2HD, 29.03.1993, E.2408, K.2896, Özuğur, a.g.e. s.339<br />
90<br />
2HD, 11.05.1998, E.4799, K.5677, Özuğur, a.g.e. s.310<br />
Page 32<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
554<br />
SONUÇ<br />
TMK da kural olarak boşanma serbestliği ilkesi vardır. Ancak boşanma<br />
kanunda belirtilen nedenlerden birine dayanılarak hâkimin kararıyla mümkün<br />
olabilmektedir<br />
Genel boşanma nedeni olarak TMK 166.Md. ifade edilen evlilik<br />
birliğinin temelden sarsılmasına ilişkin somut veriler TMK da belirtilmemiştir.<br />
Belirtilmemesi de konun tekniği açısından yerindedir. Evlilik birliğinin<br />
temelden sarsılmasına neden olan olayların nelerden ibaret olduğu ise,<br />
Yargıtay&#8217;ın vermiş olduğu konuya ilişkin kararlarla belirlenmeye çalışılmıştır.<br />
Yine TMK&#8217;nun 166/VI de ,&#8221; her hangi bir nedenle, açılan bir boşanma<br />
davasının reddedilmesi üzerine, üç yıl içinde her ne sebeple olursa olsun<br />
müşterek hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden birisinin talebi üzerine<br />
boşanmaya karar verilir&#8221; demektedir. Bu durum doktrinde çok tartışılmıştır,<br />
hem kötü niyetli eşin rahat bir biçimde, boşanmanın mali sonuçları açısından<br />
daha rahat, bir boşanmaya imkân tanıdığı için, hem de hâkime madde<br />
metninden de, anlaşılacağı üzere &#8220;karar verilir&#8221; diyerek, bir takdir hakkı<br />
tanımamış olması açısından, eleştirilmektedir.<br />
KAYNAKÇA<br />
AKINTÜRK, Turgut: Aile Hukuku, Yenilenmiş 6.Bası, İstanbul 2002<br />
BARDAKÇIOĞLU, Ali: &#8220;Hukuki ve Sosyal Açıdan Boşanma&#8221;, Türk Aile<br />
Ansiklopedisi, T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, C.1<br />
BENDASON, Ney: Başlangıcından Günümüze Kadın Hakları, İletişim<br />
Yayınları,( Türkçe&#8217;ye çeviren ,Şirin Tekeli)<br />
BİLGE, ÖZTAN: Aile Hukuku 5. Bası, Turhan Kitabevi Yay. Ankara 2004<br />
BUĞRA, Ekrem: &#8220;İslam Hukukunda Boşanma&#8221;, Türk Aile Ansiklopedisi,T.C.<br />
Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, C.1<br />
BURCUOĞLU, Haluk: &#8220;Alman Hukukunda Yeni Boşanma Sistemi ve Bu<br />
sistem lşığın da Türk Boşanma Sistemine ilişkin Bazı Öneriler&#8221;,<br />
İ.Ü.H.F.D. cilt.48-49, Y.1982-83<br />
Page 33<br />
Prof. Dr. Hüseyin HATEMİ&#8217; YE Armağan<br />
Ömer ERGÜN<br />
555<br />
BURCUOĞLU, Haluk: &#8220;Türk Medeni Kanunu Ön Tasarısında Boşanma&#8221;,<br />
Türk Medeni Kanunu Ön Tasarısının İncelenip Değerlendirilmesi,<br />
MHAUM, Türkiye Matbaacılık, İstanbul -1988<br />
BURCUOĞLU, Haluk: Türk Medeni Kanunu Ön Tasarısında Boşanma, Türk<br />
Medeni Kanunu Ön Tasarısının İncelenip Değerlendirilmesi, MHAUM,<br />
Türkiyat Matbaacılık, İstanbul 1988<br />
EGGER, A.: Aile Hukuku, (Çev.Tahir Çağa), C.II, 2.baskı, İstanbul 1943<br />
FEYZİOĞLU, N.Feyzi Feyzioğlu: Aile Hukuku, 3.Baskı, Filiz Kitapevi,<br />
İstanbul 1986, s.25<br />
HATEMİ Hüseyin; Aile Hukuku l (Evlilik Hukuku) Ders Kitabı, Vedat<br />
Kitabçılık, İstanbul 2005<br />
HATEMİ, Hüseyin; SEROZAN, Rona: Aile Hukuku, Filiz Kitabevi, İstanbul<br />
1993<br />
IŞIKTAÇ, Yasemin: Boşanma Davaları ve Boşanma Davalarında Ortaya Çıkan<br />
Sorunlarda Çözüm Arayışları ve Değerlendirilmesi, Baskı yeri yok,<br />
İstanbul-1997, s.11<br />
KILIÇOĞLU, Ahmet: Medeni Kanun&#8217;umuzun Aile-Miras-Eşya Hukukuna<br />
Getirdiği Yenilikler, Turhan Kitapevi, Ankara-2003<br />
KİPER, Osman: Hukuk Rehberi, Aklim Kitapçılık, Ankara-1992<br />
KOÇHİSARLIOĞLU, Cengiz: &#8220;İsviçre de Evlilik Birliği Hukukundaki Son<br />
Gelişmeler&#8221;, Prof.Dr. Jale G.Akipek e Armağan, S.Ü.H.F. Yay. Konya-<br />
1991<br />
KÖPRÜLÜ, Bülent; KANETİ, Selim: Aile Hukuku, İstanbul 1986<br />
MENGONİ, Luigi: İtalya da Yeni Aile Hukuku, (Çev.Mesut Önen), MHAD,<br />
Yay.11, Sayı 4<br />
OĞUZMAN, Kemal;<br />
DURAL,<br />
Mustafa: Aile Hukuku, Filiz Kitapevi, İstanbul<br />
1994<br />
ÖZDAMAR, Demet: Türk Hukukunda Özellikle Türk Medeni Kanunu<br />
Hükümleri Karşısında Kadının Hukuki Durumu, Seçkin Kitapevi<br />
,Ankara-2002<br />
ÖZUĞUR, Ali İhsan: Boşanma ve Ayrılık, Seçkin Yayınevi, Ankara-2000,<br />
SACCO, Rodolfo: İtalya da Boşanma, (Çev.Hüseyin Hatemi), MHAD Yay.11,<br />
Sayı 4, Y.1977<br />
Page 34<br />
SBArD<br />
Eylül 2005, Sayı 6, sh. 523 &#8211; 556<br />
556<br />
SEYMEN, H.Ferit; ELBİR, K.Halid: Türk Medeni Hukuku, C.III Aile<br />
Hukuku, 2.Baskı, İstanbul 1960<br />
TEKİNAY, Selahattin Sulhi: Türk Aile Hukuku, 5.bası,Beta yay.İstanbul<br />
YALCINKAYA, Namık; KALELİ, Şakir: Yeni Boşanma Hukuku, 2.Bası, C.1,<br />
Ankara -1988<br />
ZEVKLİLER, Aydın: Medeni Hukuk, Giriş ve Başlangıç Hükümleri, Kişiler<br />
Hukuku, Aile Hukuku, Seçkin yay. Ankara-2000</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/bosanma-nedenleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırılma Noktası</title>
		<link>http://bosanma.org/kirilma-noktasi</link>
		<comments>http://bosanma.org/kirilma-noktasi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Apr 2008 12:56:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşanma Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İstatistikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/kirilma-noktasi-79.html</guid>
		<description><![CDATA[Bir süredir üzerinde yapılan incelemeler, 2007 Şubat itibari ile toplumumuzun kadın ver erkek profiline ve evlilik yapılarına ilişkin ilginç sonuçları ortaya koymaktadır. İstatistiksel açıdan anlamlı bir gözlemden söz edebilecek, bir örnek kütlesinden hareketle yapılan incelemenin sonuçlarına çok kısaca değinecek olursak: Genel olarak hayatlarından memnun olmayan, bulundukları iş alanlarında verimliliklerinin yüzde 50’sinin azını kullanan bireylerin, tercihlerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2">Bir süredir üzerinde yapılan incelemeler, 2007 Şubat itibari ile toplumumuzun kadın ver erkek profiline ve evlilik yapılarına ilişkin ilginç sonuçları ortaya koymaktadır.</p>
<p>İstatistiksel açıdan anlamlı bir gözlemden söz edebilecek, bir örnek kütlesinden hareketle yapılan incelemenin sonuçlarına çok kısaca değinecek olursak: Genel olarak hayatlarından memnun olmayan, bulundukları iş alanlarında verimliliklerinin yüzde 50’sinin azını kullanan bireylerin, tercihlerini isteklerinin tamamen uzak yapı taşları üzerine kurulduğu gözlenmektedir.</p>
<p>Bu konudaki gözlemlerde dikkat çeken önemli özelliklerden biri, çok güçlü görünen evlilik eğilimlerinin, tükenme noktasına girmesidir. Yeni heycanlar, yeni istekler, var olan monotonluğu giderecek adımlar kişilerin yaşadıkları dünyadan koparak başka bir aleme sıçramalarına neden olmakta. Aslında olmayan büyülü bir dünya içerisine girmelerine neden olmaktadır.</p>
<p>Hiçbir şekilde, bir tek ayakları yere basan uçurumla karşı karşıya gelmeyen ikincil ilişkiler çığ gibi büyümekte, biranda sanal mutluluk doğmaktadır. İşte bu sanal mutluluklar en büyük sınavı karşılarına çıkan başkalarının hayatlarında kendilerini test etmektedirler.</p>
<p>Araştırmaya dahil olan gurubu incelediğimizde; toplumun değişik kesimlerinden gönüllü katılımlar olduğunu görüyoruz. Toplumun en uç kesimlerinin de dahil edildiği örnek dağılımının davranış özelliklerine baktığımız zaman şu özelliklerin ön plana çıktığını görüyoruz:</p>
<p>Evli çiftlerde;<br />
İletişim Problemleri<br />
Kıskançlık ve güvensizlik<br />
Sadakatsizlik<br />
Evliklik terapistlerine gidişte artış Gözlenmektedir.</p>
<p>Evlilik terapistlerine kimler mi gidiyor?<br />
Son yıllarda evlilik terapisine başvuran çiftlerin sayısının sürekli artmakta olduğu görülmektedir. Terapiye başvuruları genellikle evllikte kadın tarafından yapıldığı yada kadının önerisi ile başvurulduğu gözleniyor.</p>
<p>“Beni sen hiç anlamıyorsun. &#8221;<br />
&#8220;Ben kendimi sana anlatamıyorum.<br />
&#8220;Sen önceden böyle değildin, çok değiştin. &#8221;<br />
&#8220;Sen hep böylesin. &#8221;<br />
&#8220;Hiç değişmeyeceksin&#8221;<br />
&#8220;Artık senin bu kadar duyarsız olmana dayanamıyorum&#8221;</p>
<p>Başvuru öncesi kadın ve erkeğin en fazla kullandığı sözcükler&#8230;</p>
<p>Ortaya çıkan ilginç görüntülere şöyle bir göz atacak olursak:</p>
<p><strong>Kumalık yaygın</strong><br />
Yapılan çalışmada, toplumda eğitim düzeyi ilkokul ile sınırlı kesimlerde gönüllü kumalığa rastlanmakta; kadın erkeğin ikinci hatta üçüncü evliliğini hoş görü ile karşılamaktadır. Şehre geldiğimizde modern kumalık kendisini göstermektedir. Buradaki ilişki tarzında, kendini bulunduğu alanda ispatlamış olan erkeklerin eşlerinin yanı sıra birden fazla sevgili edinme eğilimleri dikkat çekmekte hatta bu ilişkiler içerisinde eşlerin sevgililerden haberi de olmakta, kişilerin kendini ifade ediş tarzı olarak bu birliktelikler, evlilikleri aydınlatıcı olarak nitelendirilmektedir.</p>
<p><strong>Çatışmaların dozajı yüksek</strong><br />
Evlilik kavramı, yenilenen ilişki tarzı ile yerini sevgililiğe bırakmakta, bireylerin özgür kalma düşüncesi ve hayatlarına renk katacağı düşüncesi ile, klasik evlilik kurumunun dışına taşma eğilimine girdikleri gözlenmektedir. Ancak burada da çatışmaların dozajı yüksektir.</p>
<p><strong>Paralel İlişkiler</strong><br />
Paralele ilişkikerde, bir dizi evlilik kendi paralelinde farklı ilişkiler oluşturulmakta. Daha başlangıç itibari ile gönüllü kabullenme üzerine yeni ilişkiler başlamaktadır. Hatta evli çiftler eş değişimine gitmektedirler.</p>
<p><strong>Cüzdansız yürüyenler</strong><br />
Örnek dağılımında evli çiftler ağırlığı oluşturmakla birlikte ilişki tarzlarının incelenmesi açısından bekar ve uzun süreli sevgililer de konuya dahil edilmiştir. Bekar ve uzun züreli sevgili olanlar aslında sadece toplumun resmi bir kimlik kazandırdığı evlilik cüzdanını taşımamalarına rağmen, evlilik hayatı yaşamaktadırlar. Bu uzun sevgililkler de kendi içersinde evli çiftlerin yaşadığı sorunları taşımaktadır.</p>
<p><strong>Evlilikte iletişimin önemi</strong><br />
Mutlu eşler birbirleriyle daha çok konuşmakta ve iletişim kanallarını açık tutmakta daha fazla çaba göstermektedirler. Mutsuz çiftler ise; birbirleriyle konuşmak için daha az zaman ayırmakta ve aralarında çıkan sorunları çözmek yerine daha çok kaçmayı tercih etmektedirler. Mutsuz çiftlerde oluşan boşanmaların en başta gelen sebebi ise çiftler arasında yetersiz iletişim ve sorunları yerinde çözememek gelmektedir.</p>
<p><strong>Türkiyede&#8217;ki Boşanmalar</strong><br />
Türkiye&#8217;deki boşanma istatistiklerine baltığımız zaman; Bölgelere göre boşanmalarda, ilk sırada Marmara Bölgesi&#8217;nin yer aldığı ve İstanbul&#8217;daki boşanma oranının Türkiye&#8217;nin yüzde 20&#8242;sini oluşturduğu gözleniyor.<br />
</font></p>
<p style="margin: 0px"><a href="http://img.blogcu.com/uploads/birdeliningunlugu_bosanma1.jpg"><font face="Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif" size="2"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/birdeliningunlugu_bosanma1.jpg" border="0" /></font></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/kirilma-noktasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seks Yap Boşanma</title>
		<link>http://bosanma.org/seks-yap-bosanma</link>
		<comments>http://bosanma.org/seks-yap-bosanma#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 09:13:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşanma Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/seks-yap-bosanma-74.html</guid>
		<description><![CDATA[Seks Yap Boşanma Boşanmalara Çare Arayan Kilise Cemaat Üyelerinin Düzenli Seks Yapmaları İçin Rehber Yayınladı. Boşanmalara çare arayan kilise cemaat üyelerinin düzenli seks yapmaları için rehber yayınladı. Yüksek boşanma oranlarının önüne geçmek için ABD&#8217;nin Florida eyaletinde bir kilise ilginç bir öneride bulundu. Kilise cemaatindeki boşanmaların önüne geçmek için evli çiftlere ayın 30 günü cinsel ilişkiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seks Yap Boşanma</p>
<p>Boşanmalara Çare Arayan Kilise Cemaat Üyelerinin Düzenli Seks Yapmaları İçin Rehber Yayınladı.<br />
Boşanmalara çare arayan kilise cemaat üyelerinin düzenli seks yapmaları için rehber yayınladı.<br />
Yüksek boşanma oranlarının önüne geçmek için ABD&#8217;nin Florida eyaletinde bir kilise ilginç bir öneride bulundu. Kilise cemaatindeki boşanmaların önüne geçmek için evli çiftlere ayın 30 günü cinsel ilişkiye girmelerini önerdi. Kilise çiftleri teşvik için internet sayfasında 30 günlük seks rehberi de yayınladı.<br />
Florida&#8217;daki Protestan Kilisesi rahibi Paul Wirth, insanların yeterince seks yapmadığı için boşanmaların arttığını söyledi. Rahip Wirth, düzenli bir cinsel yaşamı olanların günlük hayatta daha düzenli, kararlı, planlı olduğunu savundu.</p>
<p>Kilisenin internet sitesinde düzenli cinsel yaşam önerileri soru ve cevap şeklinde sıralanıyor. Ayın 4. gününde çiftlerde cinsel istek yoksa ne yapmalılar sorusunun cevabı bir kaç kadeh tekilla size yardımcı olur deniyor</p>
<p>Bu haberi bir kaç ay önce gazetede okuduğumda bende asparagas haberlerden biri sanmıştım..</p>
<p>Site adresi :  <a href="http://30daysexchallenge.com/"><font color="#ff0000">30daysexchallenge</font></a></p>
<p>Sitenin Youtube  Videosu<br />
<code><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/MOr09AI7Rfk&#038;hl=en"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/MOr09AI7Rfk&#038;hl=en" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></code></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/seks-yap-bosanma/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Can Dündar&#8217;dan;2</title>
		<link>http://bosanma.org/can-dundardan2</link>
		<comments>http://bosanma.org/can-dundardan2#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Apr 2008 16:48:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Boşanma Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bosanma.org/can-dundardan2-68.html</guid>
		<description><![CDATA[Seni elinin tersiyle degil avucunun iciyle kavrayacak.Bileceksin ki emin ellerdeyim, baskasi tutamaz elimi boyle. Rahat olacaksin yaninda, cok konusmayacak, beynini didiklemeyecek. ince olacak;seni senin kadar dusunecek. Sen onu merak ettiginde kendisine hesap soruluyor havalarina girmeyecek.Senin inceligine karsi umursamaz sozler sarf etmeyecek.Adamin sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine cikarmayacak, sanki sen onun icin varmissin her ne zaman istese [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seni elinin tersiyle degil avucunun iciyle kavrayacak.Bileceksin ki<br />
emin ellerdeyim, baskasi tutamaz elimi boyle. Rahat olacaksin yaninda, cok konusmayacak, beynini didiklemeyecek. ince olacak;seni senin kadar dusunecek. Sen onu merak ettiginde<br />
kendisine hesap soruluyor havalarina girmeyecek.Senin inceligine karsi umursamaz sozler sarf etmeyecek.Adamin sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine cikarmayacak, sanki sen onun icin varmissin her ne zaman istese emrine amadeymissin, o ne yaparsa yapsin her istediginde yaninda elinin altinda olacakmissin<br />
triplerine girmeyecek. Sen ona sevgini hissettirdiginde, sen ona kayitsiz sartsiz asikmissin gibi havalara girmeyecek. Erkek dedigin ilgi gordugunde ilgiyle,sevgi gordugunde sevgiyle<br />
karsilik verecek. Erkek dedigin,sen onun icin kendine baktiginda, sirf ona<br />
daha guzel gorunmek icin giyinip kusandiginda hicbir sey olmamis gibi davranmayacak.Ruhunu oksamasini bilecek.<br />
Romantik olacak kimi gun habersizce kucaginda ciceklerle cikip gelecek.<br />
Ozel gunleri unutmayi marifet sanmayacak.Kayitsiz olmayacak senin butun zerafetine karsi.<br />
Gercekten seven bir kadin sevgi ve ilgi bekler, erkegine verdigi<br />
askin karsiliginda kucuk bir tatli soz, kisa bir mesaj, bir cagri bile onu mutlu edebilir. Erkek dedigin butun bunlari cebinden para harciyormus gibi cimrilikle yapmayacak.Ben aranmayi, cok aramayi sevmem demeyecek.<br />
Her sey kendi istedigi gibi olsun istemeyecek.Sadece kendi caninin istemesine baglamayacak her seyi.<br />
Erkek dediginin, hissettigiyle yaptigi sey arasinda ucurum olmayacak.<br />
Cesur olacak cesur.Seni seviyorum derken korkmayacak, baska seylerin<br />
arkasina gizlenmeyecek.<br />
Seviyorum deyip bir sonraki perdede kacmayacak, ozluyorum diyorsagelecek,<br />
kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek.</p>
<p>Erkek dedigin askina sahip cikacak. Korkak olmaz erkek dedigin.</p>
<p>Erkek dedigin iyi sevisecek. Koyun gibi yatmayacak, bir an once su is bitse demeyecek.Asksiz yatmayacak yataga ve sen bunu bileceksin.<br />
Bir baba sefkatiyleseni alnindan optugunde bileceksin ki sevgisi gecici ve zayif degildir.<br />
Ve sevgiyle optugunde dudaklarindan bileceksin ki Opusun tek sebebi sehvet<br />
degildir.</p>
<p>Erkek dedigin aldatmayacak. Aldatmak basitliktir.Seviyorum diyorsa aldatmaz erkek dedigin.Aldatiyorsa sevmiyor demektir.<br />
Erkek dedigin yakisikli olacak,cekici olacak ama bundan cok daha ote bir<br />
sey&#8230;Zeki olacak.<br />
Kadinin kucuk yalanlara,bahanelere inanmayacagini,kendisini kendi<br />
gibi tanidigini bilecek. Kadinin zekasini kucumsemeyecek kadar zeki olacak.Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasini bilecek, o hamura<br />
kendisi katmasinida.Degerlerini bir anlik hevesler ugruna satmayacak.<br />
Namussuzlugunu,ahlaksizligini ancak ve ancak seninle yataktayken kullanacak. Yan gozle hatun kesmeyecek, ustune sevgili edinmeyecek.<br />
Erkek dedigin once kendini sevecek.Kendini sevmeyen erkekten kimseye<br />
hayir gelmez. Bir bakarsin ki yillar sonra bu adamla ne yataga sigiyorsun, ne topraga&#8230; Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alip sevismesini de. Babaligini da bilecek, ana-babaya hurmet etmeyi,<br />
kadir kiymet bilmeyi, vefakarligi,fedakarligi&#8230;<br />
Erkek dedigin seni koruyacak,kusatacak. O nerede olursa olsun seni koruyacagini bileceksin.<br />
Pisirik olmayacak erkek dedigin.Erkek dedigin erkek olacak guzelim. Senisadece sen oldugun icin sevecek.Parayla pulla, kariyerle, gucle, kimin ne dedigiyle hareket etmeyecek.<br />
Hem sevgilin,hem arkadasin, hem dostun, hem baban, hem cocugun olacak,huzurla bagrina basacaksin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bosanma.org/can-dundardan2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
