Tazminat

Maddi Tazminat
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.
Evlilik birliğinde tarafların mevcut veya beklenen menfaatler yönünden maddi yararları vardır. Taraflar, boşanmayla bu maddi olanaklardan yoksun kalırlar.İşte kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın, diğer taraftan, boşanmayla evlilik birliği sona erdiğinden kendisinin mahrum kaldığı maddi olanakların karşılığı olarak maddi tazminat istemeye hakkı vardır.Maddi tazminat isteğinin kabul olması için;
1.Zararın mevcut olması
2.Talep eden kişinin kusursuz yada daha az kusurlu olması
3.Tazminat istenen eşin kusurlu olması gerekmektedir.

Manevi Tazminat
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” denilmektedir.
Bir çok boşanma davasında, boşanmaya sebep olan olaylardan dolayı karşı tarafın kişilik hakları saldırıya uğrar.
Olayların ortaya çıkmış olması, üçüncü kişilerin duymuş olması, kusursuz eşin kişisel durumuna zarar verir. Bundan dolayı kusursuz olan kişi sıkıntı, üzüntü, psikolojik problemler yaşar. Hakaret edip, dövülen eş ezilmişlik ve küçük düşürülmüş olur. Bu yaşanan olayların etkisi ile karsi taraftan kisi, manevi tazminat talep isteme hakki dogar. Ayrica eslerden biri cinsel tacizde bulunduysa ve bunu ispatlarsa buda manevi tazminat sebeplerinden biridir.

Boşanma davasında veya boşanma kararı kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde, kusursuz veya daha az kusurlu olan eş diğer eşten maddi ve manevi tazminat isteyebilir. (Yeni Türk Medeni Kanunu – YTMK 174. madde)

Maddi tazminat

Evlilik birliğinde tarafların mevcut veya beklenen menfaatler yönünden maddi yararları vardır. Taraflar, boşanmayla bu maddi olanaklardan yoksun kalırlar.

İşte kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın, diğer taraftan, boşanmayla evlilik birliği sona erdiğinden kendisinin mahrum kaldığı maddi olanakların karşılığı olarak maddi tazminat istemeye hakkı vardır.

Örnek:

Fatma ile Hasan 20 yıl önce evlenmişlerdir. Hasan’ın lüks bir semtte evi ve otomobili vardır. Hasan evin geçimini rahat bir şekilde karşılamaktadır. Gelecekte Hasan’a ailesinden miras kalacaktır. Ayrıca Hasan işlerini geliştirme ve daha çok para kazanma durumundadır. Fatma, şimdiki halde ve gelecekte ekonomik güvence içinde yaşarken, taraflar boşanırlar.

Evlilik birliğinin sona ermesinde, yani boşanmada Hasan kusurludur. Boşanma halinde Fatma, bu lüks yaşamdan yoksun kalmıştır. Günlük ihtiyaçlarını kısıtlı karşılamaktadır. Şimdiki halde ve gelecekteki lüks ekonomik güvencesi birden yok olmuştur. İşte bu durumda Fatma’nın boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu olduğunu ispatlayarak uygun bir maddi tazminat talep etmeye hakkı vardır.

Fatma 30 milyar – 40 milyar TL maddi tazminat isteyebilir. Hakim yapacağı inceleme sonucu uygun bir bedel ödenmesine karar verebilir.

Örnek:

Feyzan ile Orhan 15 yıllık evlidirler. Evlendikleri zaman Feyzan’ın İstanbul Valikonağı caddesinde beş dairesi, üç dükkanı vardır. Orhan aylık 400 milyon TL ücretle çalışmaktadır. Feyzan’ın kira gelirleri sayesinde lüks içinde yaşamaktadırlar. Taraflar, boşanırlar. Boşanmada Feyzan kusurludur. Orhan Feyzan’dan 50 milyar TL tazminat talep edebilir. Hakim yapacağı inceleme sonucunda uygun bir tazminata karar verir.

Manevi tazminat

Birçok boşanma davasında boşanmaya sebep olan olaylardan dolayı diğer tarafın kişilik hakları saldırıya uğrar. Olayların ortaya çıkması, üçüncü şahısların duyması, kusursuz eşin kişilik haklarına manevi zarar oluşturur. Bunun sonucu kusursuz eş, acı, elem ve üzüntüler yaşar. Ruhsal dengesi ve sağlığı sarsılır. Kendisine sövülen, hakaret edilen, hatta dövülen eş, manevi değerlerinde acı ve ıstırap duyar. Bütünlük duygusunu kaybeder. Ezilmişlik, değersizlik yaşar. Toplum önünde küçük düşme duygusuna kapılır. İşte boşanmanın verdiği bu acı ve ıstıraplar karşılığında daha az kusurlu olan tarafın, diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun bir para istemeye hakkı vardır.

Örnek:

Çiçek ile Ali üç yıllık evlidirler. Ali, Ayşe’yle zina yapmaktadır. Çiçek boşanma davası açar. Zina olayı Çiçek’in kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan boşanmayla birlikte veya daha sonra manevi tazminat isteyebilir.

Ayşe ile Ali altı yıldan beri evlidirler. Aralarında geçimsizlik vardır. Ayşe ile kocası Ali vapurla Kadıköy’den Eminönü’ne giderken yolda bir kavgaya tutuşurlar. Ayşe sinirlerini kontrol edemez, herkesin içinde kocasına olur olmaz küfürler eder. Ayşe’nin sinirleri daha da gerilir. Kızgınlığı artar, kocası Ali’ye herkesin içinde çantasıyla vurur. Ali, boşanma davası açar. Şiddetli geçimsizliği sebep gösterir. Herkesin içinde hakarete uğradığını ve çantayla dövüldüğünü belirterek hakimden Ayşe’nin kendisine manevi tazminat ödemesini isteyebilir.

Eski Medeni Kanun’da maddi tazminat davası açmak için davacının kusursuz olması gerekiyordu. YTMK’da daha az kusurlu olan, kusuru çok olana maddi tazminat davası açabilir.

Eski Medeni Kanun’da manevi tazminat davası açmak için davacının kusursuz olması gerekiyordu. YTMK’da davalının kusurlu olması yeterli görülmüştür.

Y A R G I T A Y İ L A M I

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün yoksulluk nafakası ve manevi ödence yönünün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün *temyiz eden Ayhan Ö. geldi. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kocanın bozma dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-davalı karşı davacı kocanın ilaç almadan cinsel ilişkiye giremediğini
yaymakla boşanmaya neden olan olaylarda kadında kusurludur. Kocanın fiziksel bir engeli bulunmamakla beraber, psikilojik yönden cinsel ilişkiyi ilaçsız gerçekleştirememesinin sağlık zaafi olduğunun kabul edilmemesi etrafa yayması kadının kusuru olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda Medeni Kanunun 143/2. maddesiyle öngörülen kusursuzluk koşulunun gerçekleşmediği dikkate alınmadan manevi ödenceye hüküm edilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Hükmün 2.maddesinde belirtilen nedenlerle davacı koca yararına BOZULUMASINA, sair temyiz itirazlarının 1.maddede belirtilen nedenlerle REDDİNE, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi.