Cum
19
Haz
werdas

İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre ve birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli dikkate alınarak takdir edilir. İştirak nafakasının artırılması davasında, davalının gelir durumu tam ve sağlıklı bir şekilde tespit edildikten sonra, tarafların iktisadi durumuna göre çocukların özel okula gönderilmesinde ısrar edilmesinin tarafların durumuna uygun olup olmadığı tartışılarak oluşacak sonuç dairesinde küçüklerin ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde nafakaya hükmedilmesi gerekir.

Yargıtay Kararı
T.C. Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesi
Esas No: 2004/14293 Karar No: 2004/14078 Tarihi: 20.12.2004

• İştirak Nafakası
• Özel Okul Giderlerinin Nafaka ile Karşılanması
• Nafaka Artırım Oranı
• İştirak Nafakasının Belirlenmesi

ÖZET :
İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre ve birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli dikkate alınarak takdir edilir. İştirak nafakasının artırılması davasında, davalının gelir durumu tam ve sağlıklı bir şekilde tespit edildikten sonra, tarafların iktisadi durumuna göre çocukların özel okula gönderilmesinde ısrar edilmesinin tarafların durumuna uygun olup olmadığı tartışılarak oluşacak sonuç dairesinde küçüklerin ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde nafakaya hükmedilmesi gerekir.
Ayrıca, gelecek yıllar için de nafaka artırımı talep edilmesi halinde, Devlet İstatistik Enstitüsünce açıklanan TEFE artış oranında artırım yapılması uygundur.

(4721 s. m. 176/5, 182)

TAM METİN :
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; velayeti anneye verilen çocuklar için halen ödenmekte olan toplam; 90.000.000 lira iştirak nafakasının artırılarak her bir çocuk için 1.000.000.000 liraya yükseltilmesine karar verilmesini ayrıca, TMK’nın 176. maddesinin 5. paragrafı gereğince artış öngörülmesine ve özel okul ücreti olarak 7.184.000.000 liranın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle; velayeti davacıya verilen müşterek çocukların her biri için aylık nafakanın 400.000.000 liraya yükseltilmesine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmektedir.
İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Ayrıca, nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli de dikkate alınır.
Yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında; davacı annenin çalışmadığı ve bir gelirinin bulunmadığı; davalının ise, beyaz eşya ticareti ile uğraştığı yaklaşık aylık 1.000.000.000 lira kazancının bulunduğu belirtilmiştir.
Davacı taraf, davalının gelirinin daha yüksek olduğunu ve gayrimenkulleri bulunduğunu iddia etmektedir. Mahkemece; davacı iddiası araştırılarak, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalının gelir durumu tam ve sağlıklı bir şekilde tespit edildikten sonra, tarafların iktisadi durumuna göre çocukların özel okula gönderilmesinde ısrar edilmesinin tarafların durumuna uygun olup olmadığı tartışılarak oluşacak sonuç dairesinde küçüklerin ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde nafakaya hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre; gelecek yıllar için de nafaka artırımı talep edilmesi halinde, Devlet İstatistik Enstitüsünce açıklanan TEFE artış oranında artırım yapılmasının uygun olacağı kabul edilmektedir. Mahkemece, “tarafların ilerleyen yıllardaki sosyal ve ekonomik durumlarındaki değişimin bugünden belirlenmesinin mümkün olmadığından bahisle” gelecek yıllar için artış talebinin reddine karar verilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazar:
Zaman:
Cuma, Haziran 19th, 2009 at 18:00
Kategori:
Nafaka
Yorumlar:
You can leave a response, or trackback from your own site.
RSS:
Bu yazıya verilen cevapları RSS 2.0 beslemesinden takip edebilirsiniz.
Navigasyon:


Yazıya Yorum Gönder