Boşanmak, Boşanma Davası, Velayet, Tazminat, Nafaka, Çocuk, Tenfiz, Tanıma

Anneanne(babaanne) ve dedenin küçükle kişisel ilişki kurulmasını isteme hakları yeni Medeni Yasamızın 325. maddesinde kanuni bir hak olarak tanınmıştır. Bu nedenle  küçük ile dedesi  arasında kanuna uygun kişisel ilişki kurulması gerekir.

T.C. Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi
Esas No: 2005/12054 Karar No: 2005/14804 Tarihi: 25.10.2005

• Çocukla Kişisel İlişki Kurulması
• Hısımların Kişisel İlişki Kurma Hakkı

ÖZET :
Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde, çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere ve özellikle hısımlarına da tanınabilir. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle, sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur.
Olayda, kişisel ilişki kurmak isteyen davacılar, babası ölmüş olan çocuğun babaannesi ve dedesi olup kişisel ilişki kurulduğunda çocuğun huzurunun tehlikeye gireceğine ve davacıların haklarını amacına aykırı kullanacaklarına dair delil yoktur. Davacıların torunlarını görmek, torun sevgisini tatmak ve çocuğa da bu sevgiyi vermek haklarıdır.

(4721 s.  m. 182/2, 325/1)

TAM METİN :
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde, çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere ve özellikle hısımlarına da tanınabilir (TMK. md. 325/1). Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle, sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK. md. 182/2).
Küçük Sıla, 1999 doğumludur. Annesi ve babası boşanmışlardır, boşanma kararı ile velayeti annesine verilmiştir. Karar 10.12.2002 tarihinde kesinleşmiş, çocuğun babası 15.2.2003 tarihinde ölmüştür.
Davacılar, çocuğun babaannesi ve dedesidir. Kişisel ilişki tesis edildiğinde çocuğun huzurunun tehlikeye gireceğine ve davacıların bu haklarını amacına aykırı olarak kullanacaklarına dair dosyada delil yoktur. Davacıların torunlarını görmek ve onunla uygun kişisel ilişki kurmak, torun sevgisini tatmak ve çocuğa da bu sevgiyi vermek haklarıdır. Uygun kişisel ilişki tesisi gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Hükmün gösterilen sebeplerle (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle, 25.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C. Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi
Esas No: 2004/7964 Karar No: 2004/9028 Tarihi: 06.07.2004

• Çocuk ile Kişisel İlişkinin Düzenlenmesi
• Torun ile Kişisel İlişki Kurulması

(4721 s.  m. 182, 325)

TAM METİN :
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Küçükler 1993 doğumlu Mürüvet ve 1996 doğumlu Hülya ile davacı dedeleri arasında her hafta sonu kişisel ilişki kurulması vasinin vesayet görevini gereği gibi yerine getirmesini engelleyeceği gibi, küçüklerin bedeni ve fikri gelişimlerini de olumsuz yönde etkileyecektir. Bu yönler nazara alınarak daha uygun sürelerle de kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.07.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazar:
Zaman:
Çarşamba, Haziran 17th, 2009 at 09:48
Kategori:
Çocuk Psikolojisi, Velayet
Yorumlar:
You can leave a response, or trackback from your own site.
RSS:
Bu yazıya verilen cevapları RSS 2.0 beslemesinden takip edebilirsiniz.
Navigasyon:


Yazıya Yorum Gönder