Boşanmak, Boşanma Davası, Velayet, Tazminat, Nafaka, Çocuk, Tenfiz, Tanıma
Sal
7
Nis
werdas

BOŞANMA DÜŞÜNCESİ İÇİNDEYSENİZ
Boşanma, çocuğun gelişiminde en önemli faktör olan aileye son veren ve özellikle
çocuklar üzerinde yaşam boyu etkilerini duyurabilecek bir olaydır.
Boşanma eşler için mutsuz bir evlilikten çıkış olsa da ailenin yıkımı demektir.
Ayrılmanın mutlak gerekli olduğu durumlarda bile boşanmayla sorunlar bitmez.
Boşanma eşleri ekonomik yönden sarsar, ruhsal yönden örseler,toplumdaki durumlarını
etkiler. Bu nedenle, boşanma, evlilik öncesi özgürlüğe tam bir dönüş veya kurtuluş
sayılamaz.
Çoğu evlilik gürültülü ve çekişmeli bir dönemden sonra, acı veren bir kopuşla
biter. Her boşanmanın sonu rahatlama ve kurtuluş değildir. Eşler eziklik ve tedirginlik
içindedir. Her iki eşte kendini boşanmadan dolayı belli ölçüde sorumlu tutar ve suçluluk
duyar. Bazı eşler ise karşısındakini suçlar. Kendi suçunu önemsiz görüp, eşininkini
abartabilir. Bazı eşler ise “evliliği yürütebilir miydik” diye düşünebilirler.
Boşanmanın sebebi ve şekli, çocukların boşanmadan ne kadar etkileneceğini belirler;
Örneğin, anlaşmazlık (iletişim bozukluğu) nedeniyle biten bir evlilikle, eşlerden birinin
ihaneti sonucu biten bir evliliği karşılaştıralım. İlkinde, eşler daha uzlaşmacı ve çocukla
ilgili sorunların üstesinden gelmek konusunda daha akılcı davranabilirler. İkinci
durumda ise, eşler birbirlerine karşı daha öfkeli ve düşmanca tutumlar sergilerler,
durum böyle olunca isteseler de uzlaşmacı olamazlar. İkinci tip boşanmalarda ise
çocuklar doğal olarak daha fazla zarar görürler.
BOŞANMA SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR
Sizi boşanma kararı almaya iten sebepler ne olursa olsun, boşanma kararınızı
kesin olarak vermeden önce, aşağıdaki konuları gözden geçirdiğinizden emin olun;
1. Yaşadığım sorunların ve mutsuzluğumun sebebi evliliğim, başka sorunları
evliliğime atfetmiyorum,
2. Evliliğimi kurtarmak için elimden gelen herşeyi yaptım,
3. Bu kararı uzun sürede ve etki altında kalmadan verdim,
4. Eşim de, ben de ilişkimize yeterince zaman tanıdık,
5. Çocuğumuz ve ben boşanma olayından etkileneceğiz,
6. Boşandıktan sonra ortaya çıkabilecek yeni sorunlarla başa çıkabilecek gücüm
var,
7. Yalnızca eşimden boşanıyorum, çocuğumdan değil (özellikle babalar için),
8. Eşimin de benim de çocuğumuza ihtiyacımız var, çocuğumuzun hem bana hem
eşime ihtiyacı var, o yalnız birimize ait değil.
Kararınızı kesin olarak verdiyseniz veya siz istemeseniz de eşiniz kesin olarak
sizden boşanmaya karar verdiyse çocuğunuzun boşanma sürecinden olabildiğince az
etkilenmesini sağlayabilmek için aşağıdaki maddeleri yerine getirmeye çalışın;
1. Boşanmanın ne olduğu ve boşanmadan sonra anne, baba ve çocuğun yaşamında ne
gibi değişiklikler olacağı konusunda çocuğu bilgilendirmek ve bilinçlendirmek
gerekir. Boşanma sürecinde, şehir veya ev değiştirme, bakıcı değiştirme, yeni
bir evlilik vb. yaşam değişikliklerini erteleyin. Yaşanması zorunlu bazı
değişiklikler varsa, bunlara kademeli geçişler yapmaya gayret edin. Çünkü her
değişim, olumlu da olsa ekstra çaba gerektirir ve çocuğunuz için hepsine birden
uyum sağlamak güç olabilir. Aynı sebeple, boşanma sonrası çocuk eşlerden
hangisiyle kalacaksa, o ve çocuk ailenin boşanmadan önce yaşadığı mekanda
yaşamaya devam etmelidir.
2. Eşler, kendi ailelerini de toplayarak (babaanne, hala , dayı vb.) hep birlikte bir
toplantı yapmalı ve çocukla ilgili alınan kararlardan herkesin haberi olmalıdır.
Böylece herkes çocuk için işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu hatırlatmış olur,
çocuğun bu durumdan çok etkilenebileceğinin ve bu konuda herkesten duyarlılık
beklendiğinin altı çizilir ve kararlarda herkesin katkısı olduğundan kurallar daha
az çiğnenir.
3. Çocuktan ayrı yaşayacak olan eş, kademeli olarak evden ayrı kalmaya
başlamalıdır; bu süreç haftada bir günden 5-6 güne kadar çıkarıldığında çocuk
ayrılığa daha kolay adapte olur. Boşanmadan sonra, çocuklar her iki eşle de
sürekli ve düzenli olarak görüşmeye devam etmelidir. Siz artık sevgili veya karıkoca
olmayabilirsiniz ama onun için halen anne-babasınız. O sizleri beraber
tanıdı ve beraber istiyor, bunu anlamaya çalışın ve ayrılığınıza alışması için ona
zaman verin. Çocuğunuza anne ve babanın bibirlerinden ayrılmalarının
çocuklarından ayrılmaları anlamına gelmediğini anlatın. Hep birlikte sık sık
biraraya gelin (Kendinizi,eşinizle bu biraraya gelişleri kimseye açıklamak
zorunda hissetmeyin !!!).
4. Eşler boşanmanın çocukları için olduğu kadar kendileri için de zor olduğunu
unutmamalı ve boşanmayı bir son değil, bir başlangıç olarak kabul etmelidirler.
Öfke, yalnızlık duygusu, depresyon, kaygı gibi psikolojik sorunlar ortaya
çıkabilir, bunlar doğaldır, gerekirse profesyonel yardım almaktan çekinmemek
gerekir. Kendilerini ne kadar çabuk toparlarlarsa çocuklarına da o kadar çok
yararlı olabilirler. Unutmamak gerekir ki, çocuklar yeni karşılaştıkları her
durumun ne denli tehdit edici olup olmadığını anlamak için genellikle yetişkinlerin
tepkilerine bakarlar. Sürekli ağlayan bir anne çocuğa durumun kötü olduğu,
neşeli ve çabalayan bir anne ise her şeyin yolunda gittiği izlenimini verecektir.
5. Eşler çocukları kesinlikle birbirlerine karşı kullanmamalıdır; çocuk hiçbir şekilde
taraf ve tanık tutulmamalıdır.
6. Çocuk, boşanmış bir anne-babanın çocuğu olmayı çevresine karşı bir silah gibi
kullanmamalıdır. Her konuda gereksiz tavizler vererek çocuğun boşanmadan
alacağı yaralar yalnızca artırılır, azaltılmaz. Her gün çikolata yemesine izin
vererek çocuğunuzun boşanma olayından daha az etkilenmesini sağlayamazsınız,
sadece çikolataya daha çok alışmasını sağlarsınız.
7. Çocukla ilgili her konuda eşler birbirleriyle çelişen davranışlarda bulunmamaya
gayret göstermeli, ortak bir yol izlenmelidir. Babanın evinde izin verilen bir
şeye, annenin evinde yasak konulmamalıdır.
8. Çocuklar anne-babalarının boşanmasından kendilerini suçlayabilirler. Bu yüzden,
boşanma sebebinin çocukla hiçbir ilgisinin olmadığı, bunun anne ile babanın
arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığı açıkça anlatılmalıdır.
9. Çocuk anne-babasının yerine kimseyi koymak istemez, buna saygı duymak
gerekir. Boşanma sonrası eşlerden biri yeni bir ilişki yaşıyorsa çocuğun bunu
boşanmayı kabullenene kadar bilmemesi gerekir.
10. Boşanma sırasında, çocuklar mahkeme, eşya dağılımı, nafaka gibi konulardan
haberdar edilmemelidir.
Anne-babası boşanmış veya boşanma aşamasında olan bir çocukla ilişkisi olan herkes
için iki uyarı :LÜTFEN,
A. Çocuğun yanında bu konuyu konuşmayın, özellikle de eşlerden birinin tarafını
tutan veya kötüleyen sözler sarfetmeyin.
B. Boşanma olayını çocukla ilişkilendirmeyin ve çocuğa bu anlama gelen sözler
sarfetmeyin;
Anne-babalar için son uyarı :
Boşanmaya karar vermeden önce, eşinizle birlikte hareket ederek, çocuğunuzun
boşanmanızdan olabildiğince az etkilenmesini sağlamak için tüm önlemleri alsanız da,
çocuğunuz bu olaydan çok etkilenebilir. Bazen de çok dikkatsiz davranırsınız ama
çocuğunuz fazla etkilenmez. Bunun iki sebebi vardır; birincisi her çocuk her olaydan
aynı oranda etkilenmez, ikincisi olayın etkileri eşit olsa bile tepkiler ve tepkinin zamanı
farklı olabilir.
Buna ilaveten, boşanma olayı çocukları kuşkusuz etkiliyor, ancak çocuklar olayın
kendisinden çok, oluş biçiminden, süreç içerisinde yaşananlardan etkileniyorlar.
Çocuklara birşeyi anlatmanın bin çeşit yolu var. Önemli olan çocuğumuz için doğru olan
yolu bulabilmek. Bizim çocuğumuz için, bizim koşullarımızda doğru olan bir yol, bir
başka çocuk için onun koşullarında doğru olmayabilir. Çocuğunuzu boşanma sürecine
hazırlama konusunda profesyonel yardım almaktan çekinmeyin lütfen, bunu utanılacak
bir şey olarak görmeyin. Bunu yaparken de olabildiğince erken, boşanma kararı almadan
veya hemen sonrasında yapın. Bu arada, boşanma aşamasında çocukları için profesyonel
yardım alırken, iletişim sorunlarını çözebildiğini görerek, evliliğini sürdürmeye karar
veren çiftlerin sayısının da çok olduğunu hatırlatmak isterim.
Sevgilerimle
Psk.Gönül Firdes TELATAR

Yazar:
Zaman:
Salı, Nisan 7th, 2009 at 13:35
Kategori:
Çocuk Psikolojisi
Yorumlar:
You can leave a response, or trackback from your own site.
RSS:
Bu yazıya verilen cevapları RSS 2.0 beslemesinden takip edebilirsiniz.
Navigasyon:


Yazıya Yorum Gönder