Boşanmak, Boşanma Davası, Velayet, Tazminat, Nafaka, Çocuk, Tenfiz, Tanıma
Cts
19
Nis
werdas

Bir süredir üzerinde yapılan incelemeler, 2007 Şubat itibari ile toplumumuzun kadın ver erkek profiline ve evlilik yapılarına ilişkin ilginç sonuçları ortaya koymaktadır.

İstatistiksel açıdan anlamlı bir gözlemden söz edebilecek, bir örnek kütlesinden hareketle yapılan incelemenin sonuçlarına çok kısaca değinecek olursak: Genel olarak hayatlarından memnun olmayan, bulundukları iş alanlarında verimliliklerinin yüzde 50’sinin azını kullanan bireylerin, tercihlerini isteklerinin tamamen uzak yapı taşları üzerine kurulduğu gözlenmektedir.

Bu konudaki gözlemlerde dikkat çeken önemli özelliklerden biri, çok güçlü görünen evlilik eğilimlerinin, tükenme noktasına girmesidir. Yeni heycanlar, yeni istekler, var olan monotonluğu giderecek adımlar kişilerin yaşadıkları dünyadan koparak başka bir aleme sıçramalarına neden olmakta. Aslında olmayan büyülü bir dünya içerisine girmelerine neden olmaktadır.

Hiçbir şekilde, bir tek ayakları yere basan uçurumla karşı karşıya gelmeyen ikincil ilişkiler çığ gibi büyümekte, biranda sanal mutluluk doğmaktadır. İşte bu sanal mutluluklar en büyük sınavı karşılarına çıkan başkalarının hayatlarında kendilerini test etmektedirler.

Araştırmaya dahil olan gurubu incelediğimizde; toplumun değişik kesimlerinden gönüllü katılımlar olduğunu görüyoruz. Toplumun en uç kesimlerinin de dahil edildiği örnek dağılımının davranış özelliklerine baktığımız zaman şu özelliklerin ön plana çıktığını görüyoruz:

Evli çiftlerde;
İletişim Problemleri
Kıskançlık ve güvensizlik
Sadakatsizlik
Evliklik terapistlerine gidişte artış Gözlenmektedir.

Evlilik terapistlerine kimler mi gidiyor?
Son yıllarda evlilik terapisine başvuran çiftlerin sayısının sürekli artmakta olduğu görülmektedir. Terapiye başvuruları genellikle evllikte kadın tarafından yapıldığı yada kadının önerisi ile başvurulduğu gözleniyor.

“Beni sen hiç anlamıyorsun. ”
“Ben kendimi sana anlatamıyorum.
“Sen önceden böyle değildin, çok değiştin. ”
“Sen hep böylesin. ”
“Hiç değişmeyeceksin”
“Artık senin bu kadar duyarsız olmana dayanamıyorum”

Başvuru öncesi kadın ve erkeğin en fazla kullandığı sözcükler…

Ortaya çıkan ilginç görüntülere şöyle bir göz atacak olursak:

Kumalık yaygın
Yapılan çalışmada, toplumda eğitim düzeyi ilkokul ile sınırlı kesimlerde gönüllü kumalığa rastlanmakta; kadın erkeğin ikinci hatta üçüncü evliliğini hoş görü ile karşılamaktadır. Şehre geldiğimizde modern kumalık kendisini göstermektedir. Buradaki ilişki tarzında, kendini bulunduğu alanda ispatlamış olan erkeklerin eşlerinin yanı sıra birden fazla sevgili edinme eğilimleri dikkat çekmekte hatta bu ilişkiler içerisinde eşlerin sevgililerden haberi de olmakta, kişilerin kendini ifade ediş tarzı olarak bu birliktelikler, evlilikleri aydınlatıcı olarak nitelendirilmektedir.

Çatışmaların dozajı yüksek
Evlilik kavramı, yenilenen ilişki tarzı ile yerini sevgililiğe bırakmakta, bireylerin özgür kalma düşüncesi ve hayatlarına renk katacağı düşüncesi ile, klasik evlilik kurumunun dışına taşma eğilimine girdikleri gözlenmektedir. Ancak burada da çatışmaların dozajı yüksektir.

Paralel İlişkiler
Paralele ilişkikerde, bir dizi evlilik kendi paralelinde farklı ilişkiler oluşturulmakta. Daha başlangıç itibari ile gönüllü kabullenme üzerine yeni ilişkiler başlamaktadır. Hatta evli çiftler eş değişimine gitmektedirler.

Cüzdansız yürüyenler
Örnek dağılımında evli çiftler ağırlığı oluşturmakla birlikte ilişki tarzlarının incelenmesi açısından bekar ve uzun süreli sevgililer de konuya dahil edilmiştir. Bekar ve uzun züreli sevgili olanlar aslında sadece toplumun resmi bir kimlik kazandırdığı evlilik cüzdanını taşımamalarına rağmen, evlilik hayatı yaşamaktadırlar. Bu uzun sevgililkler de kendi içersinde evli çiftlerin yaşadığı sorunları taşımaktadır.

Evlilikte iletişimin önemi
Mutlu eşler birbirleriyle daha çok konuşmakta ve iletişim kanallarını açık tutmakta daha fazla çaba göstermektedirler. Mutsuz çiftler ise; birbirleriyle konuşmak için daha az zaman ayırmakta ve aralarında çıkan sorunları çözmek yerine daha çok kaçmayı tercih etmektedirler. Mutsuz çiftlerde oluşan boşanmaların en başta gelen sebebi ise çiftler arasında yetersiz iletişim ve sorunları yerinde çözememek gelmektedir.

Türkiyede’ki Boşanmalar
Türkiye’deki boşanma istatistiklerine baltığımız zaman; Bölgelere göre boşanmalarda, ilk sırada Marmara Bölgesi’nin yer aldığı ve İstanbul’daki boşanma oranının Türkiye’nin yüzde 20’sini oluşturduğu gözleniyor.

Yazar:
Zaman:
Cumartesi, Nisan 19th, 2008 at 14:56
Kategori:
Boşanma Yazıları, İstatistikler
Yorumlar:
You can leave a response, or trackback from your own site.
RSS:
Bu yazıya verilen cevapları RSS 2.0 beslemesinden takip edebilirsiniz.
Navigasyon:


Bir Cevap to “Kırılma Noktası”

  1. xxx Says:

    anlaşıldını düşündüğün kişiyle elilik yoluna çıkıp da evlendikten sonra aslında hiç anlaşılmamak gerçekyen yıkıcı

Yazıya Yorum Gönder