Paz
13
Nis
werdas

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer eşten mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. (YTMK 175. madde)

YTMK’da kadın erkek eşitliği gereği, yoksulluk nafakasını kadın da ödeyecektir. Eski Medeni Kanun’da kadının yoksulluk nafakası ödemesi için refah halinde bulunması şartı aranıyordu. Eski kanuna göre, ancak, zengin kadın erkeğe yoksulluk nafakası verirdi. Yeni kanunda bu koşul kaldırıldı. Yoksulluk nafakası ödemede kadın-erkek koşulları eşit kabul edildi.

Süresiz olarak ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakası; taraflardan birinin evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar.

Veya, nafaka alacaklısının;

1) Yoksulluğunun ortadan kalkması (işe girmesi, miras kalması gibi)

2) Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması

3) Haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Şartları:
1-Kesinleşmiş bir boşanma kararı olmalıdır.
2- Mutlaka açık bir talep olması gerekir.
Yazılı yada Tutanağa geçirilmek şartı ile sözlü olabilir. Eşlerin her ikisi de isteyebilir.
3-Nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşten fazla olmaması gerekir.
Yani asli kusurlu olmamalıdır. Eşit kusur halinde de nafakaya hükmedilebilir.
4-Boşanma sonucu eşin yoksulluğa düşmesi gerekir,
Hakim tarafından araştırılmalıdır.
Yoksulluk nafakası süresiz olarak hükmedilmelidir. “Bir yıl, 5 yıl yada 10 ay süre ile” gibi süre konulamaz.
Nafaka talebi ,boşanma ile birlikte istenilmiş ise ayrıca nisbi ve başvuru harcı alınamaz
Önemli:Kadının sakat olmaması,eğitim düzeyinin iyi olması ve ileride muhtemelen babasından dolayı maaşa bağlanması yada bir işe-memuriyete girmesi söz konusu ise bu durum doğmamış ve muhtemel bir alacak olduğu için bu savunmaya değer verilemez. Ancak bu olasılık gerçekleşmiş ise o zaman yeniden talep değerlendirilir.

Önemli:Başkası ile gayri meşru hayat yaşayan ( örneğin imam nikahlı evlilikler) eşin nafaka isteme hakkı ortadan kalkar.

YTMK’nın getirdiği bir başka yenilik de, nafaka alacaklısının her yıl artırım davası açma konusundadır. Eski Medeni Kanun’da nafaka alacaklısı her yıl artırım davası açmak zorundaydı. Bu durum mali durumu iyi olmayan, maddi sıkıntı içinde olan nafaka alacaklısı için bir külfetti. YTMK’nın 176. maddesine 5. fıkra eklenerek her yıl nafaka artırım davası açma mecburiyeti ortadan kaldırılmıştır.

Tarafların istemi halinde, nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödenebileceğini hakim karara bağlayabilir. Taraflar isterlerse, hakim gelecek yıllarda TEFE, TÜFE, DİE veya döviz artış oranına göre artırılmasına önceden karar verebilecektir. Böyle bir karar alan nafaka alacaklısı, her yıl avukat ücreti veya mahkeme masrafı ödemekten kurtulacaktır. Yoksulluk nafakasına karar vermeden önce -edinilmiş mallara katılma rejimi gereği- eşe düşecek artık değer payının hesaplanması gerekmektedir.
Örnek:

Ayşe ile Ferit 10 yıldır evliler. Boşanıyorlar. Ayşe bankada müdür olarak çalışmaktadır. Ferit çalışamıyor. Ayşe geçimini ancak karşılamaktadır, lüks ve refah içinde değildir. Ferit yoksulluk nafakası isterse, YTMK’ya göre Ayşe yoksulluk nafakası ödeyecektir.

Yazar:
Zaman:
Pazar, Nisan 13th, 2008 at 01:01
Kategori:
Nafaka
Yorumlar:
You can leave a response, or trackback from your own site.
RSS:
Bu yazıya verilen cevapları RSS 2.0 beslemesinden takip edebilirsiniz.
Navigasyon:


Bir Cevap to “YOKSULLUK NAFAKASI”

  1. aynur çifçi Says:

    kadın erkek eşit deniliyor türkiyede bu mümkün mü?iki tane çalışan kadın çıkıyor biz eşitiz diyor ama kültürel ve eğitim yoksun birçok kadın eziliyor.Bence kesinlikle eşit değiliz.haysiyetsiz hayat sürmek derken biriyle beraberlik yaşamakmıki bu çok normalboşandı diye hayatına kimseyi sokmuyacak mı bu özel hayat bunun için nafaka kesilir mi yoksa birçok insanla düşüp kalmak mı kassediyor anlayamadım açıklarsanız sevinirim

Yazıya Yorum Gönder