Paz
13
Nis
werdas

VelayetVelayet çocuğun korunması ve temsil edilmesi için öngörülmüş hukuksal haklardır.
Çocuğun doğru ve sağlıklı gelişimi için , ihtiyaç.larının karşılanması ve hoş görülü ortamda yetiştirilmesi gerekir.
Yetişkin olmayan çocukların velayeti anne babaya aittir. Yasal bir neden olmadıkçada velayet anne babadan alınmaz. Anne babanın evlilikleri sürdüğü müddetçe velayet anne babanın ikisine aittir.
Anne yada babadan biri vefat ederse velayet hayatta kalana aittir.
Anne babanın boşanması durumunda ise hakimin kararı ile belirlenir.
Eğer anne baba evli değillerse çocuğun velayeti anneye aittir.
Anne bakamayacak durumda ise veya ölmüş ise velayet babaya yada mahkeme tarafından belirlenen vasiye verilir.
Eğer anne baba çocuğuyla ilgilenmeyip ona kötü davranışlarda bulunuyorsa, mahkeme kararı ile çocuk bir ailenin yanına yada bir kuruma yerleştirilebilinir.
Ayrılık döneminde velayet kime aittir?
Ayrılık döneminde velayet anne babaya aittir. Taki boşanma bitene ve velayetin kime verileceği kararı verilene kadar. Bu süre zarfında çocuk eşlerden birinin (genelde annenin) yanında kalır.
Velayetin kime verileceği neye göre belirlenir?
1.Çocugun çıkarlarını hangi taraf daha iyi koruyabilecekse
2.Çocuk çok küçükse ve anne bakımına ihtiyacı varsa (0-4 yaş arası gibi)
3.Çocuk hangi tarafa duygusal anlamda daha fazla bağlı ise
4.Çocuk hangi tarafta düzenli ve sağlıklı yaşam şartlarına kavuşabilecekse
5.Hangi tarafda kardeşlerinden ayrılmayacak ve daha iyi ilişkiler içinde olacaksa
Velayet verilirken çocuğun isteği önemlimidir?
Elbette çocuğun velayeti verilirken çocuğun düşüncesi, kiminle kalmak istediği önemlidir.
Zaten mahkemede hakim tarafından kiminle kalmak istediği, kimin yanında daha mutlu olacağı kesinlikle sorulur.
Hakim diğer unsurları ve çocuğun düşüncelerini de göz önünde bulundurarak kararını verir.
Velayet hangi durumlarda elden alınır?
Velayet verilen kişi çocuğu ile yeterince ilgilenmiyorsa, yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa, şiddet uyguluyorsa, maddi olanaksızlıkları baş göstermişse karsı tarafın tekrar mahkemeye başvurması ve iddia ettiği konuları isbatlaması gerekir.
Eğer isbatlarsa hakim çocuğu alıp başvuran kişiye verebilir.
Ayrıca ayrılan anne baba ikiside ilgilenmiyorsa, olanakları yoksa yada iki tarafda ölmüş ise o zaman aile yakınlarında biri vasi tayin edilebilinir.
Vasi ne demektir?
Kanunun öngördüğü durumlarda küçük ve bakıma muhtaç kişilerin haklarını korumak üzere mahkeme tarafından belirlenen kanunu temsilciye vasi denir.

Daha öncede belirttiğim gibi, eğer anne baba çocuğuna yeterince ilgi ve alaka göstermiyorsa, gerekli olanakları sağlamıyorsa yada şiddet uyguluyorsa, mahkeme tarafından uyarılmasına rağmen bir sonuç alınmazsa yada yetersizliklerini önceden anlarlarsa mahkeme vasi tayin edebilir.
Hangi durumlarda vasi tayin edilir:

1.Anne babanın yeterli ilgiyi göstermeyip, çocuğa karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi
2.Anne babanın deneyimsizliği, özürlü oluşu, hastalıklı oluşu, başka yerde olması( başka bir şehir yada ülkede yaşaması)v.s
3.Anne babanın ölümü halinde

Vasi tayin edilebilir. Vasi belirlenirken öncelik aile yakınları için geçerlidir.
Kuruma yada bir ailenin yanına verilebilir.

Vasi, velayetini aldığı çocuğun bakımına, eğitimine, kişilik hakkının korunmasına, hukuki işlemlerde temsiline, mal varlığı varsa onu koruyup kollaması ve idare etmesi mecburiyetindedir.

YARGITAK KARARLARI:

T.C.
Y A R G I T A Y
2.HUKUK DAİRESİ
SAYI:
ESAS KARAR
2004/420 2004/1057
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ :Ü Aile Mahkemesi
TARİHİ : 12.11.2003
NURAMASI :579 – 651
DAVACI :Arzu
DAVALI :Mehmet
DAVA TÜRÜ :Boşanma
TEMYİZ EDEN :Davacı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm velayetler yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinde yer alan anlaşmalı boşanmanın şartları bulunmamaktadır. Bu bakımdan tarafların Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırı ise de, bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanılgıya işaret olunmakla yetinilmiştir.
2-Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç * 23.09.2002 doğumlu Gizem’in Türk Medeni Kanununun 182, 336/2 maddeleri uyarınca babanın velayetine bırakılması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 28.01.2004 çar.

T.C.
Y A R G I T A Y
2.Hukuk Dairesi
Sayı :
ESAS KARAR
2003/12118 2004/159
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ş 1.A.H.
TARİHİ :29.4.2003
NUMARASI :375-538
DAVACI :Nejla
DAVALI :Ekrem
DAVA TÜRÜ :Velayetin Nez’i
TEMYİZ EDEN :Davacı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün velayetin kaldırılması yönünün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün * temyiz eden Nejla vekili ve karşı taraf Ekrem geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Medeni Kanununun 248. maddesi; ana babanın deneyimsizliği, hastalığı, özürlü olması, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi yahut ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerinin açık biçimde savsaklanması halinde, hakimin velayetin kaldırılmasına karar verebileceğini hükme bağlamıştır.
18.1.2003 tarihinde 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun yürürlüğe girmiştir. Medeni Kanununun 2. kitabından kaynaklanan tüm davaların Aile Mahkemesinde bakılacağı (AMK.m.4), aile mahkemesi nezdinde psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacının bulunabileceği bu görevlilerin bulunmaması halinde, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan veya serbest meslek icra edenlerden de yararlanılabileceği (AMK.m.5/3) öngörülmüştür.
Dinlenen davacı tanıkları; davalının (babanın) boş gezdiğini, dokuz ay küçük Sena’yı arayıp sormadığını, onunla ilgilenmediğini davacıdan (büyükanneden) para istediğini, verilmemesi halinde çocuğu alacağını ifade etmişlerdir. Babanın velayet hakkına dayanarak, ölen anneden intikal eden küçüğünde paydası olduğu, 2875 ada 2. numaralı taşınmazın tümünü 4.4.2002 tarihinde sattığı anlaşılmaktadır.
Ana öldüğüne göre velayet babadadır. Küçük Sena’nın yasal temsilcisidir. (MK.m.342/1) Mallarını yönetmekle sorumludur. (MKm.352) Mahkemece babadan çocuğa ait malların dökümünü gösterir defterin istenilmesi (Tüzük m.4) gerekmektedir. Bu açıklama karşısında, vesayet makamına (Aile Mahkemesine) gerekli ihbarın yapılıp, vesayet makamınca babadan küçük Sena’ya ait mallarının dökümünü ihtiva eden defter istenilip, taşınmazın satışı sonucu Sena’ya intikal eden paranın akibeti araştırılmalıdır. Bu dosya ve tanık sözleri birlikte değerlendirilip, bir uzmandan da görüşte (rapor) alınıp davalının (babanın) velayet görevini gereği gibi yerine getirip getirmediği değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir.
2-4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından ( MK. md. 118-494) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici l. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün gösterilen l. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre de diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 375.000.000 Tl. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 13.01.2004 (Salı)
Başkan Üye Üye Üye Üye

Yazar:
Zaman:
Pazar, Nisan 13th, 2008 at 19:20
Kategori:
Velayet
Yorumlar:
You can leave a response, or trackback from your own site.
RSS:
Bu yazıya verilen cevapları RSS 2.0 beslemesinden takip edebilirsiniz.
Navigasyon:


Yazıya Yorum Gönder