Boşanmak, Boşanma Davası, Velayet, Tazminat, Nafaka, Çocuk, Tenfiz, Tanıma
Çar
9
Nis
werdas

Şimdide elimdeki ilginç ,ilginç olduğu kadarıylada çarpıcı anket çalışmasını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Boşanma davasının hangi eş tarafından açıldığı araştırıldığında şu sonuç ortaya çıkmıştır.

Boşanma davası açanların %40 kadın
Boşanma davası açanların %60 erkek
Boşanma davası açan kadınların durumuna ilişkin araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir.
Boşanma davası açan kadınlardan %80 i çalışan kadın,
Boşanma davası açan kadınlardan %20 si ev hanımı
Bu çalışan kadınların eğitim düzeylerine ilişkin yapılan araştırmada ise şu sonuç elde edilmiştir:
%60 i Üniversite mezunu
%28 i lise mezunu
%12 si ilk okul mezunu
Boşanma davası açan erkeklerin durumuna ilişkin araştırmada ise şu sonuçlara ulaşılmıştır:
Boşanma davası açan erkeklerin %85 i bir işte çalışıyor.
Boşanma davası açan erkeklerin %15 i işsiz
Boşanma davası açan erkeklerin eğitim düzeyine ilişkin yapılan araştırmada ise şu sonuçlar ortaya çıkmıştır:

Boşanan erkeklerin %50 si Üniversite mezunu
Boşanan erkeklerin %40 ı lise mezunu
Boşanan erkeklerin %10 u ilk ve orta okul mezunu
Bu sonuçlara genel olarak bakıldığında şu değerlendirme yapılabilir:
i.Ankette gördüldüğü gibi boşanma davası açan kadınların %60 nın Üniversite mezunu, eğitim seviyesinin yüksek oluşu ilginç bir görünüm oluşturuyor.
ii.Bireysel hak ve özgürlüklerinin farkında olan ve aynı zamanda eğitim sürecini tamamlamış olan kadınlar, boşanma davası açma haklarını kullanmada gecikmemektedirler ve rahatlıkla kullanabilmektedirler.
iii.Ekonomik özgürlüklerini elinde bulunduran kadınların , çalışma hayatının getirmiş olduğu olumsuzlukları bir kader olarak değerlendirmedikleri anlaşılmaktadır.

Boşanma nedenleri ankette :

* Şiddetli geçimsizliğe neden olan durumlar aşağıda sıranlanmıştır.

-Mizaç uyuşmazlığı ,
-Ekonomik sıkıntılar,
-Anne-babanın ailenin iç işlerine karışması,
-Dini yaşama konusunda ki anlaşmazlıklar,
-Kadının dövülmesi ve kötü muamele,
Bu sonuçlardan sonra : Milletçe, evlenmeyi zaten pek severiz ama son yıllarda boşanmayı da fazlasıyla sever olduk demeden de kendimi alamıyorum.
Bir defasında bir danışanım benim ile onun evliliğe olan görüşünü paylaşmıştı
” San ki elimde bir dürbün var okyanusu tarıyormuş gibi hissediyorum. Etrafta boğulmaktae olan insan manzraları gibiyim-boşanma, soyutlanma, kullanma, her türlü çürümüş ilişki. Bunlar etrafımdayken kendi kendime şunu sordum: Bu bataklığa batmayı neden isteyeyim ki? ”
Bugün birçok Üniversite öğrencisi aynı soruyu sormaktadır. Bu kişiler hem ömür boyu sürecek, güven dolu bir ilişkiyi arzularlar hem de evlilikten korkarlar. Bir üniversiteli gencin bana itirafları: “Ben kendi anne babamın evliliğinin bitişini seyrettikten sonra kendiminkini sürdürebileceğimden hiç emin değilim.”
Evlilik öncesi gerçek dışı idealler taşıyan gençler evlendikten sonra kariyer askerlik, iş gibi sıkıntılarla karşılaştıklarında bocalayıp zor günler yaşayabiliyorlar.Unutmayalım ki evlilikler bizim bireysel ve bencil istek ve arzularımıza göre gelişmez. İki farklı insanın bir arada yaşamasının getirdiği kaçınılmaz sorunları tahmin etmek ve bunların çözümü noktasında gerekli hazırlıkları yaparak gerçekleştirmek gerekir. Evlilik öncesi maddi hazırlıklar yapılmış olsada erkeğin askerlik kariyer ve iş gibi problemini çözmüş olması gerekir.Aksi taktirde beklentiler evlendikten sonra ortaya çıkınca anlaşmazlıklar şiddetlenerek artıyor.Bunun yanında Kültürel hazırlık ta gençler arasındaki önemli bir unsur olarak karşımıza çıkar.Eğer belli bir eğitim almamış bu konularda kitap okunmamış profesyonel bir danışmandan destek görülmemişse istediğiniz kadar maddi olarak hazırlıklı olunsun kültürel çatışmanın önüne geçilemez ve iletişim facialar kaçınılmaz olur.
Aşk evliliklerinin büyük bir kısmının da boşanmayla sonuçlandığını görüyoruz. Fizikî güzellik ahlâkî güzellikle ve olumlu davranışlarla desteklenmediğinde yaşanan hayal kırıklığı boşanmaya yol açıyor.

Gençlerin tercihlerde tutarlı olmasını beklemek, sorunun çözümü olmamaktadır. Toplum içinde yerini bulmuş insan sayısının az, iş hayatından şikayetçi olanların sayısının kabarık ve aile yaşantısında eşiyle geçimsiz olup mutsuz olanların sayısının fazla olması, bu işin ne kadar karmaşık ve önemli olduğunu göstermektedir.
Gelişim basamağında gencin kararsızlığı ve bocalaması, bireysel tercihlerin ön plana çıktığı her alanda kendini gösterir. Burada önemli olan, yaşamın önemli konularında alacağı kararlarda gencin bilinçli ve tutarlı olması yönünde gence fırsatlar oluşturulması, yol gösterilmesidir. Bu nedenle başta anne ve babalar olmak üzere eğitimciler ve işadamlarına da önemli görevler düşmektedir

Yazar:
Zaman:
Çarşamba, Nisan 9th, 2008 at 17:10
Kategori:
İstatistikler
Yorumlar:
You can leave a response, or trackback from your own site.
RSS:
Bu yazıya verilen cevapları RSS 2.0 beslemesinden takip edebilirsiniz.
Navigasyon:


Yazıya Yorum Gönder