Boşanmak, Boşanma Davası, Velayet, Tazminat, Nafaka, Çocuk, Tenfiz, Tanıma

………… AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

DAVACI…………………………:

VEKİLLERİ…………………….:

DAVALI…………………………:

DAVA…………………………….:ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK NEDENİYLE BOŞANMA

DAVASIDIR

OLAYLAR………………………:

1-Davacı müvekkile ile davalı kocası 1998-1999 yılında tanışmış 2 sene süren arkadaşlıkları sonucunda 1Mart 20.. de evlenmişlerdir.Tarafların evlilik kararı aldığı dönemde müvekkile ………..’de hemşire olarak görev yapmakta davalı ise …….’da doktor olarak çalışmaktadır.Müvekkilem davalı eşin baskıları sonucunda bu işinden ayrılmak zorunda kalmıştır.

2-Müvekkile evlendikten sonra kendisini son derece kötü günlerin beklediğini geç de olsa anlamıştır.Zira davalı evliliğin daha ilk günlerinde başlayan hor,hakir,hakarettamiz ,kötü muameleye başlamış koyduğu anlamsız kurallarla müvekkileye dünyayı zehir etmiştir.Müvekkileye, anne ve babasını ziyaret etmesini yasaklamıştır.Müvekkileyi ailesi ile görüştürmemiş,ablasının düğününe dahi göndermemiştir.

Eve misafir kabul etmeyen davalı eşin bu tutumu yüzünden , müvekkilin akrabaları evlilik hediyelerini dahi getirmek bahanesiyle tarafları ziyaret edememişlerdir.Zira davalı eş, kat’i surette bu misafirleri kabul etmemiştir. Fakat, kendi arkadaşları, annesi, ablası akrabaları her gün tarafların evindedir;evvelemirde davalı eş kendine ait bağımsız bir evi ve dolgun bir maaşı var iken çeşitli bahanelerle evlilik hayatlarının büyük bir kısmını (davalı eşin ) baba evinde veya ablasının evinde sürdürmüştür. Müvekkilin, ailesi tarafların evine bir kez dahi gelebilmiş değildir.Davalı eş, sinsi bir politika ile müvekkileyi mümkün olduğu kadar ailesinden uzaklaştırmak gayretine girmiş, bunda da muvaffak olmuştur. Müvekkil, ana-babasını ziyarete tek başına dahi gidemediği gibi eşinin korkusundan ailesinden gelen telefonlara cevap dahi vermemiştir.Davalı ev reisliği konumunun verdiği hakimiyet ve müvekkilenin Anadolu kadını teslimiyetçiliğinden gelen sessizliği sonucu sürekli baskı ve dayatmalarla müvekkileye kötü muamelede bulunmuştur

3-Davalı son derece asabi , tutarsız,katı kuralcı bir karaktere sahiptir.Ayrıca zaman zaman da eve içkili gelerek müvekkile ile sebepsiz yere tartışmakta,müvekkileyi herkesin yanında küçük görmekte ,hakaret etmekte ,”Benimle evlendiysen bunlara katlanacaksın bundan sonra ben dediğim olacak;senin söz hakkın yok ,ailenle telefonla dahi görüşmeyeceksin “diyerek müvekkileyi son derece küçük düşürücü davranışlarla baskı altına almıştır.

Taraflar arasında evvelemirde görgü ve kültür farklılığı had safhadadır. Davalı eşin baskıları sonucu sınavlara girememiş eğitimine ara vermek zorunda kalmıştır.Evlilik çalışan müvekkilem yine aynı baskılar sonucu işinden ayrılmak zorunda kalmıştır

4-Davalı evlilik hayatı boyunca benimle değil annemle ilgileneceksin onlara bakacaksın ben senden ne sevgi ne de karılık yapmanı istiyorum benim için onlar senden çok daha değerli ve önemli diyebilmiştir.Evlilik hayatının zaman zaman dönemlerinde bizzat davalı eş, müvekileme gelerek senle aynı yatağı bile paylaşmak istemiyorum ben gece nöbetine yazılıyorum.Ben senden karılık beklemediğim gibi sende benden kocalık bekleme diyerek eşlik görevini de yerine getirmemiştir.Bu durumun müvekkileyi ziyadesiyle yaraladığı izhaten varestedir.

5- Son olarak davalının gerçek niyetini gösterir olay gerçekleşmiştir. Seni en baştan beri istemiyorum ama sen bir türlü bunu anlamadın ben bir sene senden daha kolay boşanmak için bekledim ,çocuğu da bunun için aldırttım seni istemiyorum eşyalarını da al defol git diyerek müvekkilemi evden kovmuştur.Müvekkile evliliğini kurtarmak için belli bir süre kocasını belki düzeleceğini ümit ederek sessizliğini korumuş ise de kocasından aynı iyiniyet ve çabayı göstermemiştir.Davalı kaba güç kullanarak müvekkileyi babasının evine getirip bırakmıştır.Davalı eşin bu olumsuz hareket ve sözleri evlilik birliğini yeniden tesisini imkansız hale getirmiştir.

6-Davalı eşin çok iyi bir geliri,kendine ait evi olmasına rağmen müvekkilin evlilik hayatının çok büyük bir bölümü(yaklaşık 1 seneden fazla bir zaman zarfında ) davalının baba evinde kendilerine bir göz oda dahi verilmeden devam etmiştir. Aslında müvekkilenin tüm iyi niyetleriyle evliliği sürdürme çabaları sonuç vermemiştir.Zira müvekkile ,davalının koyduğu saçma sapan kurallara ayak uydurmaya çalışırken , davalı kocası tarafından sürekli ağza alınmayacak laflara ve horlanmayla karşılanmıştır.Müvekkile ise yuvasını düşünerek sabretmiş davalının evlilik hayatı boyunca tüm olumsuz hareket ve sözlerine katlanmış bir yandan, sığıntı gibi yaşamaya zorlandıkları kayınvalidesi veya ,görümcesinin evinde onlara ve diğer aile efradına hizmet etmiş eşinin mutluluğu için elinden çabayı göstermiştir.tüm bu çaba karşısında ise davalı eş aynı duygu ve gayreti göstermemiş kişilik uyuşmazlığından ve kültür farklılığından kaynaklanan sorunların ortay çıkması nedeniyle geçimsizlik had safhaya ulaşmıştır.

7-Davalı, evlilik birliği süresince bir gün bile eşine ,şefkat ,sevgi göstermemiştir..Davalı müvekkileye sık sık “seni sevmiyorum ,senden nefret ediyorum ,doğacak piçinden ve senden kurtulmak için uğraşıyorum ,ama senin gibi bir geri zekalı bunu anlamıyor ,benim için zaten değerli olan benim ailem diyerek evlilik birliğine devam etmek istemediğini göstermiştir.davalı eş kendine özgü bir karakter yapısından uzak annesinin kişiliği altında ezilmekte,annesinin yönlendirmeleri ve zorlamaları sonucu müvekkileye karşı acımasız tutarsız ve baskıcı davranışlarda bulunmaktadır.Müvekkilem eşi ile birlikte bir kez dahi olsun baş başa bir tatile çıkamamıştır.Davalı eşin annesi ve kardeşleri ile eşinden ayrı tatile çıkmaya mecbur bırakılmıştır. Müvekkilem evlilik hayatının büyük bir bölümünü,davalının annesinin dayatmaları ve davalı eşin annesinin sözünden çıkmaması sonucunda kayınvalidesi ile aynı odada kalarak yine eşinden uzak geçirmiştir.

8-Tüm bu olanlar göstermektedir ki ,davalı müvekkileyi sevmemektedir.Davalıya gençliğini veren müvekkile karşılığında hakaret ,huzursuzluk ,mutsuzluk ve şiddetten ötesini görememiştir.Kutsal evlilik birliği temelinden sarsılmış ve evlilik birliğinin devamının da bir yararı kalmamıştır.

9-Müvekkile halen baba evinde kalmaktadır.Geçimini ailesi sürdürmektedir ve herhangi bir işte de çalışmamaktadır. Baba evine sığınmak zorunda kalan müvekkilem İstanbul’da oturmak durumundadır ve bu amaçla ev kiralaması gerekmektedir.bu evin kirası,diğer giderleri(yiyecek içecek,giyim vs…) ve ara vermek zorunda bırakıldığı eğitim masrafları 900.YTL civarındadır.Yuvasından koparılan müvekkile bundan sonra tek başına yeni bir yaşam düzeni ve alışmış olduğu çevre yapısı ile sosyal iletişim dokusu bulunmaktadır.Bunu sürdürmesi doğal hakkıdır.Davalı koca ise çalışmakta ikramiye,mesai ve primlerle birlikte aylık 5000YTL. bir gelire sahiptir.Kazancı iyidir.Kendine ait bir evi ve 2008 model lüks binek otoya sahiptir.Bu sebeple Sayın Mahkemenizden ileride yoksulluk nafakasına dönüştürülmek üzere müvekkile için aylık 900 milyon TL tedbir nafakası talep etmek zorunluluğu da doğmuştur.

10-Müvekkilim evliliği süresince davalı eşin bütün kusurlu hareketlerine katlanmış maddi ve manevi varlığını bu evliliğe harcamıştır.Bu evliliğin müvekkilden çok şey alıp götürdüğü bir gerçektir.Son derce başarılı olduğu mesleğinden ayrılmaya (davalının baskıları nedeni ile) zorlanmış eğitimine ara vermek zorunda kalmıştır.Bu nedenlerle müvekkilimin uğradığı zararı,çektiği acıyı ,üzüntüyü ve elemin ağırlığına ,karşı tarafın yoğun ve tam kusurlu bulunmasına ,tarafların sosyal ekonomik durumlarına göre istenen maddi ve manevi tazminatında gerçekçi olduğun anlaşılacaktır.

.

11-Ayrıca müvekkileyse düğün hediyesi olarak takılan 22 adet 18gramlık bilezik ve 33 adet 10 gramlık bilezik,11 set ve 122 çeyrek altın düğün gecesinden itibaren davalı eşin annesindedir.Müvekkileyse ait olan bu takıların aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde günlük değeri üzerinden hesaplanmak suretiyle tahsiline karar verilmesi talebimizdir.

.

12-Davalı eş tam ve yoğun kusurlu olarak sebep olduğu bu ayrılık nedeni ile doğacak tazminat ve takı iadelerinden kurtulmak amacı ile evini ve arabasını satışa çıkarmıştır.Davalının kasıtlı olarak müvekkileden mal kaçırmaya amaçlayan bu davranışı nedeni ile …………. plakalı aracına ve ………………. adresindeki gayrimenkulüne ihtiyadi tedbir konulmasını da talep ediyoruz.

13-Yukarda belirttiğimiz nedenlerle fiilen bitmiş olan bu evliliğin hukuken de sona erdirilmesini sağlamak amacıyla işbu boşanma davasını ikame ediyoruz

HUKUKİ SEBEPLER : M.K..sair ilgili hukuki mevzuat

SUBUT SEBEPLERİ : Nüfus kaydı,tanık ifadeleri,sair her türlü yasal delil

SONUÇ : Yukarda arz ve izah edilen sebeplerle

1-Tarafların Boşanmalarına

2-100.000YTL maddi ve 50.000 YTL  manevi tazminata

3-Müvekkileye düğün hediyesi olarak takılan altın takıların aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde günlük değeri üzerinden hesaplanmak suretiyle tahsiline

4- Aracına ve gayrimenkulüne İHTİYADİ TEDBİR VAAZINA

5- İleride yoksulluk nafakasına dönüştürülmek üzere müvekkile için aylık 900 milyon TL tedbir nafakasına ,muhakeme masraf ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar buyrulmasını bilvekale saygı ile arz ve talep ederim.

Davacı Vekili
Av.N
BU DİLEKÇE İÇİN HUKUK BÜROSUNA TEŞEKKÜR EDERİZ

BU HAFTA ÇEKİŞMELİ NAFAKA DAVASINA ÖRNEK DİLEKÇE YAYINLAYACAĞIZ….!!!

Yazar:
Zaman:
Pazartesi, Mart 31st, 2008 at 12:49
Kategori:
Dilekçeler
Yorumlar:
You can leave a response, or trackback from your own site.
RSS:
Bu yazıya verilen cevapları RSS 2.0 beslemesinden takip edebilirsiniz.
Navigasyon:


Yazıya Yorum Gönder